”Rabbiniz buyurdu ki, bana dua edin,sizin için (duanızı) kabul edeyim.
Şüphesiz bana ibadet (dua) etmekten kibirlenenler, pek yakında alçak olarak cehenneme gireceklerdir.” (Gafir (Mü’min Suresi : 60)
”Kullarım , sana benden (kendilerine yakın veya uzak oluşumdan) sorduklarında (sen onlara de ki) şüphesiz ben çok yakınım bana dua ettiğinde,dua edenin duasını kabul ederim’‘ (Bakara Suresi : 186’dan)
”(Habibim) De ki; ” (zor zamanlarında kendisine) dua (ve niyazı)nız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi?” (Furkan Suresi : 77’den)
”(O taptığınız aciz putlarmı),Yoksa darda kalmışa,kendisine dua ettiği zaman,icabet eden,fenalığı gideren ve sizi yer yüzünün hükümdarları kılan (Allahu Teala) mı (daha hayırlıdır?) Allah ile beraber bir ilah (var) mı? Siz ne kadar az düşünüyorsunuz.” (Neml Suresi : 62)
”Rabbinize yalvara yakara,gizlice dua edin.Şüphesiz ki 0 (Allahu Teala,duada) haddi aşanları (peygamberlerin mertebesine ulaşmak ve göklere yükselmek gibi kendine layık olmayan şeyleri isteyerek sınırı geçenleri) sevmez” (A’raf Suresi : 55)
”Ona (Cenab-ı Hakk’a) korkarak ve umarak dua edin.Şüphesiz ki ,iyilik edenlere Allah(u Teala’n)ın rahmeti çok yakındır.” (A’raf Suresi : 56’dan)
”En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na bunlarla dua edin” (A’raf Suresi : 180’den)
Benzer yazımız:Dua’nın Fazileti
Hicri Sene Sonu ve Sene Başında Yapılacaklar
Hicri 1443’ten Hicri 1444 yılına geçerken yapılacak hicri sene sonu ve hicri yılbaşı dua ve ibadetlerini listeledik. Allâh-u Te’âlâ‘nın,kulları hakkındaki yıllık hesap defteri hicri yılın başında açılıp sonunda kapatılır. Arada ne kadar günah işlense de Allâh-u Te’âlâ: ”Kulumun defterinin bir başına bir de sonuna bakın,onlarda bir hayır bulursanız aralarındakileri mahvedin” (Tirmizi , Cenâiz:9,no:981, 3/310) buyurmaktadır.
Bundan dolayı hepimizin aşağıda belirtilen tarihlerde sene sonu ve sene başı dualarını ihmal etmemeniz âhiretiniz için çok büyük önem arz etmektedir. Allâh rızası için sizden istirhamımız sevdiklerinizi de bu duaları okumaya teşvik ederek,onların da senelik hesabı mağfiretle kapatmalarına ve bir yıl boyunca şeytandan korunmalarına yardımcı olmanızdır.Şu hadis-i şerifi de unutmamalısınız ki: ”Bir hayra delalet eden o hayrı yapmış gibidir.” (Müslim, ‘İmâre:18, no:5007 , 6/41)
Bu Duaların arapça lafızlarının okunması efdal olandır.Ama okuyamayanlar bir bilene okutturup onu takip edebilirler.Buna da imkan bulamayanlar aşağıda yazılan manayı okuyabilirler.Çünkü namaz dışında Türkçe dua ve zikir caiz görülmüştür.
Hicri Sene Sonu Yılsonu Duası
30 Zilhicce 1443 / 29 Temmuz Cuma 2022
Rivayet olunduğuna göre ”Her kim zilhiccenin sonunda (29 Temmuz Cuma günü güneş batmadan önce) üç kere
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ .
وَصَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلَّمَ، أَللّٰهُمَّ مَا عَمِلْتُهُ ف۪ى هٰذِهِ السَّنَةِ مِمَّا نَهَيْتَن۪ى عَنْهُ وَلَمْ تَرْضَهُ وَنَس۪يتُهُ وَلَمْ تَنْسَهُ وَحَلُمْتَ عَلَيَّ بَعْدَ قُدْرَتِكَ عَلٰى عُقُوبَت۪ي وَدَعْتَن۪ى إِلَى التَّوْبَةِ مِنْهُ بَعْدَ جَرَآئَت۪ى عَلٰى مَعْصِيَتِكَ، أَللّٰهُمَّ فَإِنّ۪ي أَسْتَغْفِرُكَ مِنْهُ فَاغْفِرْل۪ي مَا عَمِلْتُهُ ف۪يهِ مِنْ عَمَلٍ تَرْضَاهْ وَوَعَدْتَن۪ى عَلَيْهِ الثَّوَابَ، فَأَسْئَلُكَ أَللّٰهُمَّ يَاكَر۪يمُ يَاذَالْجَلَالِ وَالْاِكْرَامِ أَنْ تَقْبَلَهُ مِنّ۪ى وَلَا تَقْطَعَ رَجَآئ۪ى مِنْكَ يَاكَر۪يمُ، وَصَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلَّمَ.
“Allâh-u Te’âlâ, Efendimiz Muhammed’e ve âl-i ashabina salât-ü selâm eylesin,
Ey Allâh-ım! Senin râzı olmayıp beni nehyettiğin şeylerden bu sene her ne yaptıysam, ben onları unuttum, Sen ise unutmadım. Bana cezâ vermeye kâdirken mühlet verdin ve ben Sana karşı gelme cür’eti göstermişken beni tevbeye da’vet ettin. Ey Allâh-ım! Ben bütün bunlardan dolayı Senden mağfiret diliyorum. Beni bağışla!
Ey kerem sahibi! Ey celâl ve ikrâm sahibi! Senin râzıolup bana sevap vâadettiğin hangi amelleri bu sene işlediysem, Senden dilerim ki, onları kabul edesin ve Senden ümîdimi kesmeyesin! Ey kerem sahibi, kabul eyle! Efendimiz Muhammed’e ve âl-i ashâbına salât-ü selâm eyle!..”
derse,şeytan: ”Biz,bir sene yorulup bu günahları işletmek için zahmet çektik,o bir anda hepsini sildirdi” deyip yüzüne toprak saçarak kaçar”
SENE SONUNDA OKUNACAK SAADET DUASI
Her kim aşağıda yazılan saadet duasını senenin sonunda (29 Temmuz 2022 Cuma günü güneş batmadan önce) yirmi bir kere okursa uykuyla uyanıklık arasında bütün gizli halleri kendisine gösterilir.
Vird Sahibi olan kimseler manevi mertebelerinin ne kadar yükseldiği kendilerine gösterilsin istiyorlarsa bu duayı her gün okumalıdırlar.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحي۪مِ . يَا رَبِّ أَكْرِمْن۪ى بِشُهُودِ أَنْوَارِ قُدْسِكَ وَ أَيِّدْن۪ي بِظُهُورِ سَطَوَاتِ سُلْطَانِ أُنْسِكَ حَتّٰى أَتَقَلَّبَ ف۪ي سُبُحَاتِ مَعَارِفِ أَسْمَآئِكَ فَأَطْلِعْن۪ي عَلٰى ذَوَاتِ أَسْرَارِ وُجُودِكَ ف۪ي مَعَالِمِ شُهُودِكَ لِاَ شْهَدَ بِهَا مَا أَوْ دَعْتَهُ ف۪ي عَوَالِمِ الْمُلْكِ وَالْمَلَكُوتِ وَ أُعَايِنَ سَرَيَانِ قُدْرَتِكَ ف۪ي مَعَالِمِ شَوَاهِدِ اللَّاهُوتِ وَ النَّاسُوتِ وَ عَرِّفْن۪ي مَعْرِفَةً تَآمَّةً ف۪ى حِكْمَةٍ عَآمَّةٍ حَتّٰى لَا يَبْقٰى مَعْلُومٌ إِلَّا وَ أَطَّلِعَ عَلٰى دَقَآئِقِه الدَّقَآئِقِ الْمَبْطُونَةِ الْمَوْجُودَاتِ وَاذْهَبْ بِالظُّلْمَةِ الْمَانِعَةِ عَنْ إِدْرَاكِ حَقَآئِقِ الْا۪يمَانِ وَتَقَرَّبْ مَافِي الْقُلُوبِ وَالْاَرْوَاحِ بِمُبْهَجَاتِ الْمَحَبَّةِ وَالْوِدَادِ وَالرُّشْدِ وَالْاِرْشَادِ إِنَّكَ أَنْتَ الْمُحِبُّ وَالْمَحْبُوبُ وَالطَّالِبُ وَالْمَطْلُوبُ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ وَيَا كَاشِفَ الْكُرُوبِ يَادَل۪يلَ الْمُتَحَيِّر۪ينَ وَيَاغِيَاثَ الْمُسْتَغ۪يث۪ينَ إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ أَنْتَ رَبّ۪ي وَرَبُّ كُلُّ شَيْءٍ، أَللّٰهُمَّ لَاتَجْعَلْنَا بَيْنَ النَّاسِ مَغْرُور۪ينَ وَلَا مِنْ خِدْمَتِكَ مَحْرُوم۪ينَ مَهْجُور۪ينَ وَلَا بِنِعْمَتِكَ مُسْتَدْرَج۪ينَ وَلَا فِى الدُّنْيَا مَأْكُول۪ينَ اٰكِل۪ينَ أَمْوَالَ الدُّنْيَا بِالدّ۪ينِ وَصَلَّى اللّٰهُ تَعَالٰى عَلٰى خَيْرِ خَلْقِه۪ مُحَمَّدٍ وَاٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَع۪ينَ بِرَحْمَتِكَ يَا
أَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ.
“Rahman ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla! Yâ Rabbi! Bana mukaddes nurlarını müşâhede edebilme hâlini ihsân eyle, beni ünsiyetinin güçlü cezbelerinin zuhûruyla teyîd eyle ki, bu sâyede ben isimlerinin kazandıracağı marifetlerin tecellîlerinde dönüp dolaşabileyim.
Yâ Rabbi! Sen beni Senin müşâhede edilebileceğin göstergelerde bulunan varlığının sırlarının ta kendilerine vâkıf kıl ki, onlar sayesinde ben Mülk ve Melekût âlemlerine tevdî etmiş bulunduğun sırları müşâhede edebileyim, kudretinin Lâhût ve Nâsût âlemlerinde bulunan âyetlerinin göstergelerine nasıl nüfuz ettiğini ayan-beyan görebileyim.
Bana umûmî hikmetler içerisinde öyle bir marifet nasîb et ki, mevcûdâtta gizli olan inceliklerden haberdâr olmadığım bir malumat kalmasın. Îmân hakîkatlerini idrâke mâni’ olan karanlıkları benden gider, kalblerde ve ruhlarda bulunan sevgi-dostluk, hidâyet-irşad güzelliklerini bana yakın et. Zîrâ seven de, sevilen de, arayan da, aranan da ancak Sensin.
Ey kalbleri dilediği tarafa çeviren! Ey sıkıntıları açan! Ey şaşkınlara yol gösteren! Ey yardım isteyenlerin imdâdına kavuşan! Bütün ğaybları hakkıyla bilen ancak Sensin. Benim de, her şeyin de Rabbi ancak Sensin. Ey Allâh! Bizi insanlar arasında aldatılmış kimseler yapma, hizmetinden mahrum ve uzak bırakma, nimetlerinle helâke çekilen kimselerden eyleme, dünyada düşmanları tarafından yenilen ve dîn karşılığında dünya malları yiyen bedbahtlardan eyleme.
Âllâh-u Te’âlâ rnahlûkatının en hayırlısı olan Muhammed (aleyhi’s-salât-i ve’s-selâm)’e ve âl-i ashâb cümlesine salât eylesin! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle muâmele eyle. Bütün hamdler âlemlerin Rabbi olan Allâh’a mahsûstur.”
Hicri Sene Başı Yeniyıl Duası
Rivayete göre: ”Her kim muharrem ayının evvelinde üç kere
“أَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ أَجْمَع۪ينَ، أَللّٰهُمَ أَنْتَ الْاَبَدِيُّ الْقَد۪يمُ، أَلْحَىُّ الْكَر۪يمُ، أَلْحَناَّنُ الْمَناَّنُ، وَهٰذِه۪ سَنَةٌ جَد۪يدَةٌ، أَسْئَلُكَ ف۪يهَا الْعِصْمَةَ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّج۪يمِ وَأَهْلِيَآئِه۪، وَالْعَوْنَ عَلٰي هٰذِهِ النَّفْسِ الْاَمَّارَةِ بِالسُّٓوءِ، وَالْاِشْتِغاَلَ بِمَايُقَرِّبُن۪ي إِلَيْكَ يَاكَر۪يمُ! ياَذَا الْجَلَالِ وَالْاِكْرامِ، بِرَحْمَتِكَ يَآأَرْحَمَ الرَّاحِم۪ينَ، وَصَلَّى اللّٰهُ وَسَلَّمَ عَلٰى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَأَهْلِ بَيْتِه۪ أَجْمَع۪ينَ.”
“Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a âittir! Salât-ü selâm, Efendimiz Muhammed’in ve âl-i ashâbının tamâmının üzerine olsun!
Ey Allâhım! Sen Ebedî’sin, Kadîm’sin (başlangıcın ve sonun yoktur.)! Hayy’sın, Kerîm’sin (hakikî hayat sâhibi de, kerem sâhibi de ancak Sensin)!
Hannân’sın, Mennân’sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimizsin)!
İşte bu yeni senedir! Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasın, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul edesin.
Ey kerem sahibi! Ey celâl ve ikrâm sâhibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle kabûl eyle!
Allâh-ü Te’âlâ, Efendimiz ve Peygamberimiz Muhammed (aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm)’e, âl-i ashâbının ve Ehl-i Beyt’inin tamâmına salât ve selâm eylesin!”
derse,şeytan ‘Biz bu kişiden ümidi kestik” der ve Allâh (Celle Celâlühu) ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki melek görevlendirir.
HİCRİ SENE SONU VE SENE BAŞI ORUÇLARI
İbni Hacer (Rahimehullâh)ın Hafsa (Radıyallâhu Anhâ) vâlidemizden rivayet ettiği bir hadis-i şerifte:
”Zilhiccenin son günü oruçlu geçiren kişiye Allâh-u Te’âlâ elli senelik (günahları için) keffaret yazar” buyurmuştur
——————————————
Allah yönelişinizi makbul eylesin.Amin.
Setr-i Avret
Avret yerini örtmek anlamına gelen bu şartta geçen avret; şer’i ıstılahta (din dilinde) “Bakılması haram, örtülmesi farz olan uzuvlardır.”
Erkeğin de kadının da, birazdan ifade edeceğimiz avret yerlerini örtmeleri farzdır.
Avret yerini örtmenin farz olması umumidir. Sahih görüşe göre; kişi tenha bir yerde bulunsa da avret yerini örtmesi farzdır.
Bir kimse karanlık bir yerde üzerine giyeceği temiz bir elbise varken çıplak namaz kılsa; ittifakla namazı olmaz. Tenha yerde çıplak kılması da böyledir.
Şüphesiz Allah-u Te’ala örtünen ve örtünmeyen herşeyi görür. Örtünenin edebini, örtünmeyeyin edepsizliğini de görür. İşte imkan bulunduğunda bu edebe riayet etmek farzdır.
“Kınye” isimli eserin “Kerahiyye” babında şöyle zikredilmiştir:
“Ğaribu’r-rivaye”de bildirildiğine göre, kadının, evinde tekbaşına iken başını açmasına ruhsat verilmiştir. Onun için evla olan; mahremlerin yanında bile en azından ince ve altındakini belli eden bir baş örtüsü bile olsa, başına bağlamasıdır.
Kişi sahih bir maksada binaen avret yerini açabilir. Örneğin; def-i hacet, taharetlenme ve tek başına yıkanmak için soyunması hususunda “Kınye” isimli eserde bazı görüşler nakledilmiştir.
Bazılarına göre; yıkanmak için çıplak kalmak makruh, bazılarına göre; inşallah ma’zur, bir görüşe göreyse, bunda bir beis yoktur. Başka bir görüşte az bir süre içerisinde olursa caizdir. Diğer bir görüşte de (ellerini açtığında etrafına değecek kadar) küçük hamam odasında caizdir.
İfade edildiği gibi tenha bir yerde olsa da namazda ve namaz dışında avret yerinin örtülmesi farzdır.
Allah-u Te’ala şöyle buyuruyor
“Her secde anında zinetinizi alın.” (el-A’raf Suresi:31)
Bu emirden maksat; “Her namaz veya tavaf anında avret yerlerinizi örten şeyleri giyinin” demektir.
Aişe (Radıyallahu Anha) dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyuruyor:
“Allah-u Te’ala buluğa ermiş olan bir kadının namazını başörtüsüz kabul etmez.” (Ebu Davud, Salat:85, no:641, 1/229; İbni Mace, Taharet:132, 1/214)
Aişe (Radıyallahu Anha)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Ey Esma! Kadın buluğ çağına ulaştığı zaman ondan şu ve şu uvuzlardan başkasının görünmesi caiz olmaz.” Buyurmuş ve yüzüyle ellerine işaret buyurmuştur. (Ebu Davud, Libas:34, no:4101, 2/460)
Erkeğim avret yerleri: Göbeğinin altından diz kapağının altına kadar olan yerdir.
En sahih görüşe göre; diz kapağı da avrettir. Amr ibni Şu’ayb’ın babası vasıtasıyla, dedesinden (Radıyallahu Anhum) rivayet edilen bir hadis-i şerifte:
“Göbekten aşağısı dize kadar avrettendir.” (Darekutni, es-Sünen: 1/230) buyurulmuşsa da, Ali (Radıyallahu Anh) ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem):
“Diz avrettendir.” (Darekutni, es-Sünen: 1/230) buyurduğundan, ihtiyatlı görüş, dizin avret mahalline dahil olmasıdır.
Hür kadınların yüzleri ve elleri dışında bütün bedenleri avrettir. Yüzleriyle elleri ise namazda ve bir fitne korkusu bulunmadıkça, namaz dışında da avret değildir.
Ayaklar hakkında üç sahih görüş vardır. Bunlardan mutamed olanına göre; ayaklar da avret olmaktan istisna edilmiştir.
İkinci görüşe göre; mutlak olarak (namaz da ve namaz dışında) avrettir. Üçüncü görüşe göre ise namaz dışında avrettir, namazda ise avret değildir.
Farklı görüşlerin ortaya koyduğu bu ihtilaftan kurtulmak için, hanım kardeşlerimizin ayaklarını örtmeleri evladır.
“el-Mi’rac” isimli eserde; “el-Mebsut”tan naklen: “Kadınların kolları hakkında iki rivayet vardır” denilmiştir. Bunlardan en sahih olanına göre; kollar avrettir.
Kadının başından sarkan saçları yani; kulaklarını aşan saçları da avrettir.
Sübhaneke Duası Arapça Yazılısı Okunusu Ve Turkcesi
Sübhaneke Duası Arapça Yazılışı Metin:
سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، وَتَبَارَكَ اسْمُكَ، وَتَعَالَى جَدُّكَ، وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ
Sübhaneke duası nasıl okunur? Arapça Okunuşu :
Sübhânekellâhümme ve bi hamdik ve tebârakesmük ve teâlâ ceddük (ve celle senâük*) ve lâ ilâhe ğayrük)
Sübhaneke duası ve anlamı nedir? Türkçe Anlamı ve Okunuşu :
Allah’ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin adın mübarektir. Varlığın her şeyden üstündür. Senden başka ilah yoktur.
Uyarı : ”Ve celle senâük” yalnızca cenaze namazlarında okunuyor.
Sübhaneke Duası Hakkında Önemli Bilgilendirme;
Sübhaneke duasında namaz kılan kişi,“ALLAH’ı hamd,övgü,şükür ve takdir içerisinde tesbih ediyorum.’’ dediğinde Rabbi,O’na ‘Ben de seni hamd,övgü,takdir ve şükür içerisinde anıyorum,seni övülmüş kullarımın içerisine katıyorum.Bana dost ve övülmüş kullarımla beraber senin ey kulum,iki cihanda dereceni yükseltiyorum.’ müjdesini verir.
“Senin adın ne yücedir,Senin şanın ne büyüktür.’’ (Ve Tebareke’s-müke ve Teala ceddüke) dediğinde Rabbi O’na ‘Senin adını ve şanını iki cihanda maddi ve manevi alanda yücelteceğim.’ müjdesini sunar.
Bu niyaz bize Kevser Suresi’ni hatırlatır.Müşrikler Peygamber Efendimiz’e ‘Sen öleceksin Senin adın, şanın şöhretin Seninle beraber yok olacak,soyu kesik Muhammed!’ diye sataşırken Rabbi,Resulüne “Adı şanı yok olacak ‘Sana kin tutandır,Ey Muhammed.’’(Kevser 108/3) diyerek O’na destek oluyordu.
İşte biz de Rabb’imizi ‘’Senin adın ne yücedir,Sen’in şanın ne büyüktür.’’ diye yücelttiğimizde Kevser Suresinde Rabb’imizin Rasulü’ne verdiği müjde bizim için de geçerli olabilecektir.Rabb’imizin adını ve şanını yüceltirken bizler de iki cihanda adımızın şanımızın hiç unutulmayıp dostlar ve övülmüşler kervanında ölümsüz bir kul olma şerefine nail oluyoruz.Bir insanın namazı iki cihanda amel defterini kapatmayacak en büyük mucizedir.
Sübhaneke duasının fazileti nedir?
Namaz kılan insan,“Senden başka ibadet edecek yoktur.’’(Vela ilahe ğayruk) dediğinde kul Rabbine “Rabb’im ibadet ve itaat edeceğim,sonsuz sevgi,şefkat ve huzurun hazzını yaşayacağım tek dostum ve sevgilim Sensin.’’diye niyazda bulunmaktadır.Rabbi kulunun bu niyazına karşılık ‘’Seni razı olmuş ve razı olunmuş hayırlı kulların arasında dostluk ve rıza makamına erdireceğim.’’
“Ey huzura ermiş nefis Rabb’inden razı olmuş ve razı olunmuş olarak Rabb’ine dön iyi kullarımın arasında gir cennetime.’’ (Fecr 27-30)ayetindeki müjdeyi kuluma sunacağım.”der.
Sübhaneke Duası ve BAKARA Suresi:
32-Bu imtihana karşı melekler: “Sübhaneke, en yüksek tesbih ve tenzih sana ya Rab!… Senin bize bildirdiğinden başka bizim hiçbir ilmimiz yoktur. Her şeyi bilen ve daima bilen âlim ve her yaptığında hakîm (hikmet sahibi) hakikaten sensin ve ancak sensin.” dediler ve böyle aczlerini ortaya koydular, tesbih (Allah’ın yüce ve münezzeh olduğunu ifade) ettiler.
SÜBHÂN, tesbîhin bir özel ismidir. “Sübhâneke” de çoğunlukla tevbe başlangıcı olur. Şimdi burada şu sorular akla gelir: Melekler hiçbir isim bilmiyorlarsa, o zaman kelâm sıfatından tamamen mahrum bulunuyorlardı, demek olur. O halde bu sözleri nasıl söylüyorlar ve ilâhî kelâma nasıl muhatap oluyorlardı? Yok eğer bunlar tamamen mahrum değiller de henüz gösterilen yeni şeylerin isimlerini bilmiyorlar idiyse, o zaman naibliğe mutlak yeteneksizlikleri nasıl sabit olur? Gerçekte esma (isimler)dan maksat birinci rivayet vechile bütün isimler ise, meleklerin bütün isimlerden mahrum bulunacakları cihetle, bizzat kelâm sıfatları olmadığı ve ancak ilim sıfatından bir hisseleri bulunduğu anlaşılır.
Ve eğer nesilin isimleri ise, diğer isimleri men’ etmeyeceğinden kelam sıfatına engel olmaz v e bu şekilde meleklerin liyâkatsizliğini isbat etmek istenmeyip, başka bir hikmetin meydana çıkarılması istenir. Lakin her iki takdirde melekler ile olan ilâhî hitaplaşma (konuşma) kelâm sıfatına dönmeyip, mânâsı büsbütün başka olmak ve ilim sıfatı ile te ‘ vil edilmek zahirin (açık metnin) gereğidir. Önceki umum (genel) takdirinde bu zorunludur. Husus (özel) takdirinde ise liyakat (yetenek) hikmeti hasebiyle açıktır. Şu halde melekler isimleri, kelâmı Âdem’in haber vermesiyle öğreneceklerdir.
Sübhaneke duası neden okunur?
Burada Kelâm i l minin güç bir meselesine gelmiş oluyoruz. Şu kadar söyleyelim ki, asıl ilim hakikatin bizzat bir görünümü ve bir özel inkişafıdır. Kelâm da ilmin bir tecellisi, hem de bir dal, bir alâmet ile naib (vekil) olmak suretiyle tecellisidir. İlmin aslında hakika t in bizzat bir vechi vardır. İsimde, kelâmda ise o vechin ancak bir vekili vardır. Çünkü ismin asıl mânâsı bir şeyi zihne yükseltmek için alâmet ve delil olan şey demektir ve ıstılâhî (terim) mânâsı bundan alınmıştır. Şu halde isim kendisi de bir şey olma k la beraber, isimliği diğer bir şeye vekil ve alâmet olması bakımındandır. Ve Allah daha iyi bilir, bu hikmetten dolayıdır ki, hilafete liyakat, isimlerdeki ve kelâmdaki bu vekalet mânâsı ile uygun olmuştur ve Allah bunu başlangıçta Âdem’e ihsan etmiştir.
Ve işte beşerî ilimler, vekilliği olan bu kelâma ait şekillerin araya girmesiyle ilgili olduğundan dolayıdır ki, gölgeli tasavvurlar ile doludur. Ve keşfe ait ilim ile, isme ve fikre ait ilmin büyük farkları bundandır.

Demek ki, Cenab-ı Allah ile meleklerin önceki konuşmaları hiçbir isim ve vekalete ait suretler karışmayan ve bizzat hakikat vechi üzerinde vaki olan bir ilmî cereyandır. Ve meleklerin konuşmaları, tesbihleri, takdis (kutsama)leri, bizzat olan bir ilmî aydınlatma demektir ki bununla, asıl kelâm sıfatının vekalete ait olan cereyan tarzındaki fark, açıktır. Şu halde meleklerin bilmedikleri ve bildiklerinde eksikleri bulunabilirse de hataları ve cehl-i mürekkeb (bilmediğini bilmedik)leri olmaz. Ve bunun için denilmiştir ki, melekler ancak nass (d i nî delil) ile amel ederler. Beşer ise istinbat ve kıyas kuvvetine, gücüne sahiptir.
Yukardaki ifadelerinde de açıktan yetenek iddiasında bulunmamışlar ve yeni anladıkları meseleyi eksik olarak görebilmişler ve vekaletin hakikatini bilmemekle beraber, söyl e diklerinde de hakikatın bir cihetini söylemişlerdir.
Beşeriyetin hata ve bilmediğini bilmeme kabiliyeti de kendilerindeki kelâm sıfatı ve bundaki vekalet değeri ile ilgilidir. Şeytan bunları bu yönden aldatabilir. Gerçi kelâm, esas itibariyle hakkı ve doğ r uyu bilme konusudur ve onun vekilidir. Ve bu vekilin temsil ve delaletinde de ciddiyet vardır, fakat kelâmın kendisi olmayan bir tesir ile yalan söylenir. Sonra kelam, ilmin aynı ve hakkın aynı diye alınır da kelam ve vekalete ait suretler ile, karışmış o l an fikre ve tasavvura ait suretler bizzat hak ilim yerine konulur. Ve hasılı bilerek söylenilmez, bilerek anlaşılmaz ve hepsinin ötesinde hak istenmez ve araştırılmaz; vekaletin tabiatı, bir asalet kabul edilir. Ve o zaman insanlığın bütün şer ve fesadı b a şlar. Halbuki Cenab-ı Hak, Adem’in fıtratını, kendi sıfatından hem ilim ve hem kelâm sıfatlarına mazhar kılmış ve kendine isimleri öğrettikten sonra meleklerin karşısında yeteneğini isbat için bir de imtihan yapmıştır.
Cenaze Namazı En Geniş Anlatım
Kılınışı
Cenazeye karşı ve kıbleye yönelik olarak saf bağlanır, niyet edilir.
Tekbirin arkasından hem imam hem cemaat, “ve celle senâüke” cümlesini ilgili yere ekleyerek içlerinden “Sübhâneke”yi okurlar.
Ardından imam elleri kaldırmadan Allahüekber diye açıktan tekbir alır.
Cemaat de ellerini kaldırmadan gizlice tekbir alır. Bundan sonra hepsi içlerinden Allahümme salli ve Allahümme bârik dualarını okurlar.
Tekrar aynı şekilde eller kaldırılmadan Allahüekber diye tekbir alınır. Bilenler cenâze duasını, bilmeyenler de, dua niyetiyle “Fatiha” suresini okur.
Cuma Namazı Ayrıntılı ve Videolu
Cuma Namazı Nasıl Kılınır? Cuma Namazı Kaç Rekattır? Adım Adım anlatımı

Dört Rekat İlk Sünneti
“Mübarek Cuma günleri öğle namazı vaktinde tüm Müslüman alemini buluşturan Cuma Hutbesi ve Cuma namazının kılınışını merak ediyorum.” Sizin için Adım adım anlattığımız cuma namazı nasıl kılınır buyrun okuyun;
- Önce niyet ederiz “Niyet ettim Allah rızası için Cuma Namazının dört rekat ilk sünnetini kılmaya
- Tekbir getirerek “Allahu Ekber” diyerek namaza başlarız.
- Eller, avuç içleri kıbleye bakacak şekilde, baş parmaklar kulak memesine değdirilerek tekbir alırlar.
- Eller bağlandıktan sonra “Sübhaneke”yi okuruz. Sonra Eûzü Besmele çekip: “Eûzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresini okuruz ve “Amin” deriz.
- Ardından namaz surelerinden birini okuyup; sonra “Allahu Ekber ” diyerek rükûa gideriz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece ikinci rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp
- Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okur ve “Amin” deriz
- ardından da namaz surelerinden birini okuruz. Sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyyat otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , duasını okuruz.
- Secdeden Allahu Ekber deyip ayağa kalkarız. Böylece üçüncü rekat başlamış olur.
- Elleri tekrar bağlayıp besmele çekerek “Bismillahirrahmanirrahim “
- Fatiha Suresi okuruz ve “amin” deriz. Ardından da namaz surelerinden birini okuruz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece dördüncü rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp
- Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okuruz ve “amin” deriz.
- Ardından da namaz surelerinden birini okuruz.
- sonra da “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyyata otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , Allâhümme salli , Allâhümme Bârik ve Rabbenâ dualarını okuruz.
- Dualar bitince yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz. Sonra sola çevirip yine ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz.
Böylece cuma namazının dört rekatlık ilk sünneti sona ermiş olur.
Cuma Namazının Cemaatle Kılınan İki Rekat Farz Namazı Kılınışı

- Önce niyet ederiz “Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının iki rekat farzını kılmaya. Uydum imama “
- Tekbir getirerek “Allahu Ekber” diyerek namaza başlarız.
- Eller bağlandıktan sonra sessizce “Sübhaneke”yi okuruz. Sonra
- Ayakta birşey okumadan imamı dinleriz, sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece ikinci rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp hiç birşey okumadan imamı dinleriz.
- Sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: ” Tahiyya otururuz. Oturduktan sonra ” Ettehiyyâtü , Allâhümme salli , Allâhümme ” Bârik ve Rabbenâ dualarını okuruz.
- Dualar bitince imamla birlikte yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz. Sonra sola çevirip yine” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz.
Böylece Cuma namazının iki rekatlık farzı sona ermiş olur.
Uyarı: Cuma Namazının farzı tek başına kılınamaz. İmamın arkasında cemaat olarak kılınmak zorundadır.
Adım Adım Cuma Namazının Dört Rekat Son Sünneti Kılınışı
- Önce niyet ederiz “Niyet ettim Allah rızası için Cuma Namazının dört rekat sünnetini kılmaya
- Tekbir getirerek “Allahu Ekber” diyerek namaza başlarız.
- Eller, avuç içleri kıbleye bakacak şekilde,baş parmaklar kulak memesine değdirilerek tekbir alırlar.
- Eller bağlandıktan sonra “Sübhaneke”yi okuruz. Sonra Eûzü Besmele çekip: “Eûzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresini okuruz ve “Amin” deriz.
- Ardından namaz surelerinden birini okuyup; sonra “Allahu Ekber ” diyerek rükûa gideriz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz. Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece ikinci rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okur ve “Amin” deriz. Ardından da namaz surelerinden birini okuruz. Sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyyat otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , duasını okuruz.
- Secdeden Allahu Ekber deyip ayağa kalkarız. Böylece üçüncü rekat başlamış olur.
- Elleri tekrar bağlayıp besmele çekerek “Bismillahirrahmanirrahim “
- Fatiha Suresi okuruz ve amin deriz. Ardından da namaz surelerinden birini okuruz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece dördüncü rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okuruz ve “amin” deriz.
- Ardından da namaz surelerinden birini okuruz.
- Sonra da “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyyata otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , Allâhümme salli , Allâhümme Bârik ve Rabbenâ dualarını okuruz.
- Dualar bitince yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz. Sonra sola çevirip yine ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz.
Böylece cuma namazının dört rekatlık son sünneti sona ermiş olur.
Adım Adım Son Öğle (Zühri Ahir) Namazı Nasıl Kılınır Huzurkapisi.com
- Önce niyet ederiz “Niyet ettim Allah rızası için vaktine yetişip henüz kılamadığım zuhri ahir (son öğle) namazını kılmaya”
- Tekbir getirerek “Allahu Ekber” diyerek namaza başlarız.
- Eller, avuç içleri kıbleye bakacak şekilde, baş parmaklar kulak memesine değdirilerek tekbir alırlar.
- Eller bağlandıktan sonra “Sübhaneke”yi okuruz. Sonra Eûzü Besmele çekip: “Eûzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresini okuruz ve “Amin” deriz.
- Ardından namaz surelerinden birini okuyup; sonra “Allahu Ekber ” diyerek rükûa gideriz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece ikinci rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okur ve “Amin” deriz ardından da namaz surelerinden birini okuruz. Sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyyat otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , duasını okuruz.
- Secdeden Allahu Ekber deyip ayağa kalkarız. Böylece üçüncü rekat başlamış olur.
- Elleri tekrar bağlayıp besmele çekerek “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okuruz ve “amin” deriz. Sonra da “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece dördüncü rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okuruz ve “amin” deriz.
- Sonra da “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyyata otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , Allâhümme salli , Allâhümme Bârik ve Rabbenâ dualarını okuruz.
- Dualar bitince yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz. Sonra sola çevirip yine ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz.
- Böylece zuhri ahir (son öğle) namazı sona ermiş olur.
İki rekat vaktin son sünneti Huzurkapisi.com
- Önce niyet ederiz “Niyet ettim Allah rızası için iki rekat vaktin sünnetini kılmaya “
- Tekbir getirerek “Allahu Ekber” diyerek namaza başlarız.
- Eller, avuç içleri kıbleye bakacak şekilde,baş parmaklar kulak memesine değdirilerek tekbir alırlar.
- Eller bağlandıktan sonra “Sübhaneke”yi okuruz. Sonra Eûzü Besmele çekip: “Eûzubillahimineşşeytanirracim “Bismillahirrahmanirrahim” Fatiha Suresini okuruz ve “Amin” deriz.
- Ardından namaz surelerinden birini okuyup; sonra “Allahu Ekber ” diyerek rükûa gideriz.
- Rükûda üç defa ” Sübhâne Râbbiye’l-Azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” dedikten sonra ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- Secdeden ” Allahu Ekber ” deyip ayağa kalkarız, böylece ikinci rekat başlamış olur.
- Ayağa kalkınca elleri bağlayıp Besmele çekeriz: “Bismillahirrahmanirrahim ” Fatiha Suresi okur ve “Amin” deriz ardından da namaz surelerinden birini okuruz.
- Sonra “Allahu Ekber” diyerek rükûa gideriz.
- Rükuda üç defa ” Sübhane rabbiyel azim ” dedikten sonra doğruluruz.
- Doğrulurken ” Semi Allahü li-men hamideh ” deriz.
- Tam doğrulunca da ” Rabbenâ leke’l hamd ” diyerek ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” diyerek otururuz. Tekrar ” Allahu Ekber ” deyip secdeye gideriz.
- Secdede üç defa : ” Sübhâne rabbiyel-a ‘lâ ” deriz.
- ” Allahu Ekber ” deyip: Tahiyya otururuz. Oturduktan sonra Ettehiyyâtü , Allâhümme salli , Allâhümme Bârik ve Rabbenâ dualarını okuruz.
- Dualar bitince yüzümüzü önce sağ tarafa çevirerek ” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz. Sonra sola çevirip yine” Es selâmu aleyküm ve rahmet’ullah ” diyerek selam veririz.
- Böylece iki rekatlık vaktin sünneti sona ermiş olur.
Videolu Anlatım:
İhlas Suresi Arapça Yazılışı Okunuşu ve Türkçesi
Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Anlamı: (Ey Muhammed!) De ki: O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O’na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O’na denk değildir.
İHLAS:
Söyle. Bu hitap öncelikle Resulullah’a ve dolayısıyla hitap olunabilenlerin hepsinedir. Emrin böylece açıkça ifade edilmesinde bu tarifin bilhassa ilâhi beyan olduğunu ve bunun aynen söylenmesi ve böylece tebliğ edilmesi gerektiğine tenbih vardır. “Kavil” makul olana ve telaffuz olunana şamil olur, kemâli de anlam ile lâfzın bir arada olmasındadır.
Yani sadece kendi yanından bir düşünce, sırf aklî ve nazarî delillere dayalı olarak değil, Allah’ın bildirdiği Hak kelâmı olduğunu şeksiz, şüphesiz kalbinle tasdik ve dilinle ikrar ederek, kendi kendine söylediğin gibi, başkalarına da tebliğ et ve açıkça söyle. Herkes de böyle söylesin, “Birbirlerine hakkı tavsiye ederler.” (Asr, 103/3) âyeti gereğince böyle böyle diye tavsiye etsin. O, mübteda olan bu zamirin bu sûrede mercii geçmemiştir. Nüzul sebebine göre, sorulmuş bulunan Allah’a raci olması gerekir.
Yukarıki sûrelere göre de en yakın olarak sûresinde geçen Allah ismi hatıra gelir. Fakat sûre tek başına müstakil olarak okunduğu zaman bunların hiçbiri ortada bulunmadığı gibi, zaten haberi de yine Allah ismi geldiği için herşeyden önce belirsizlik içinde bir belirlilik ve belirlilik içinde bir belirsizlik ifade eden bu zamirin mercii çok dikkat çekicidir. Bundan dolayı muhatapların durumlarına göre bunda bir iki vecih zikredilmiştir: Birisi, “evvel ve âhir olan ve yani herşey üzerinde hazır ve nazır ve şahid olan vâcibü’l-vücud Hak Teâlâ’nın zatına raci olmasıdır. Nitekim İbnü Sina, bu sûrenin tefsirinde bu zamir Allah Teâlâ’nın zat mertebesinde ancak yani “O” demekten başka bir şekilde idrak ve ifade olunamayacağına işaret olduğunu söylemiştir. Yani kendisini ancak hakkıyle kendisinin bildiğini, zatını akılların almasının mümkün olmadığını, bundan dolayı zat mertebesinde ancak demekle tarif edilebilecek olan vacibul vücud Hak Teâlâ’nın zatı ve hüviyeti demektir.
Fahreddin Razî de demiştir ki: Burada hüve, Allah ve ehad olmak üzere üç lâfız vardır. Herbiri taliplerin makamlarından bir makama işarettir.
Kevser Suresi Arapça Yazılışı Okunuşu ve Türkçesi
Okunuşu: İnnâ a’taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke hüvel’ebter.
Anlamı: (Ey Muhammed!) Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir.
KEVSER Suresi Büyük Tefsiri:
Muhakkak biz ( Sûresi’ne bkz.) “Sana Kevser’i verdik.” Hitap, Resulullah’adır. “I’tâ”da malumdur ki, atıyye vermek, iyilik yapmaktır. Yani ey Muhammed, emin ol ki biz, Hak Rabb’ın yüksek şanımızla sana özel lütuf ve ihsan olarak kevser verdik kevser.
KEVSER: Asıl lugatta çokluk demek olan “kesret”ten cevher gibi fev’al vezninde vasıf veya bir isim olup Râzî’nin ve Ebu Hayyan’ın ifadeleri vechile çokluğu ifrat derecede olan, yani çok pek çok, gayet çok şey demektir. Oğlu seferden gelen bir Arab’a “Oğlun ne ile geldi?” denildiğinde, “kevserle geldi” dediğini ve bunun çok şeyle geldi demek olduğunu naklederler.
“Kamus”ta da şöyle der: Kevser, “herşeyin çoğu,” “birbirine sarılıp burulmuş olan çok toz”, İslâm ve peygamberlik, Taif’te bir mektebin adı, saykal vezninde kevser gibi,”hayyir mi’tâ” yani çok hayırlı, çok vergili adam, seyyid yani efendi adam ve nehir mânâsınadır, cennette özel bir nehir adıdır ki cennetin bütün ırmakları ondan şubelere ayrılır.
Kevser Sûresi bunu içerir. Şu halde kelimenin yalnız türevine göre lugattaki esas mânâsı düşünülür, verildiği ve ihsan edildiği haber verilen şeyin de hayırlı, güzel bir şey olması lazım geleceği, özellikle verenin Allah Teâlâ olması ve bunun verilmesi büyük şanla beyan buyurulması Allah kelâmında Kevser adıyla anılmasından da bunun hakikaten Allah Teâlâ katında sabit, yani ebedî ve sonsuz bir çokluk ifade ettiği de düşünülürse bundan ilk anlaşılacak açık mefhum “hayr-ı kesir” yani çok, pek çok hayır demek olacağında şüphe edilmez. Ancak bunun aslı itibarıyla ne olduğuna ve din dilinde daha hususi bir mânâsı olup olmadığına gelince, bu hususta tefsircilerin türlü açıklamalarına rastlanır ki, “Tahrir”de yirmi altı görüşe kadar sayılmıştır.
Kunut Duaları Arapça Yazılışı Okunuşu Ve Türkçesi
Kunut Duaları Arapça Yazılışı Okunuşu Ve Türkçesi Ezberleme
Arapça Okunuşu: Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdik. Ve nü’minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsni aleykel-hayra küllehü neşkürüke ve lâ nekfürüke ve nahleu ve netrükü men yefcürük.
Türkçesi: Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile överiz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız.

Arapça Okunuşu: Allâhümme iyyâke na’büdü ve leke nüsalli ve nescüdü ve ileyke nes’a ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık.
Türkçesi: Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır.
Kunut Dualarını aşağıdaki videodan izledim ve ezberledim;
Hacet Namazı
Hacet Namazı Nasıl Kılınır?
Hacet namazinin persembeyi cumaya baglayan gecelerde veya kandil gecelerinde kilinmasi asildir. Ama bütün gecelerde kilinabilir. Önce boy abdesti alinir. Sonra hacet namazina niyet edilir.
Namazda asagidaki âyetler okunur:
1. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kürsî
2. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Rekâtin sonunda : Ettehiyyâtü
3. Rekâtta: Subhaneke + Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
4. Rekâtta: Fatiha + Ihlâs + Felâk + Nas.
Namaz tamamlandiktan sonra Allah’tan hacet neyse o istenir. Allah’tan mürsid istemek için bu namaz kilindiysa mürsid istenir.
Bu namazdan sonra hiç konusmadan yatmak gerekir. Yatarken kibleyi saga alacak sekilde yatak kurulur. Vücudun ön cephesi kibleye çevrilerek yanüstü yatilir, 3 Âyetel Kürsî okunur ve Allah’tan mürsid istenir. Eger kisinin haceti mürsid degil de baska bir hedefe ulasmaksa (zahirî veya batinî bir hedef olabilir) o hedefe ulasmak istenir. Sessiz zikir (hafî zikir) bu istekten sonra baslar. Yanüstü yatildigi için sag kulak yastiga gelecektir. Bas biraz saga, sola oynatilarak kulakta kalbin atislarinin, basinç sebebiyle rahatça duyulacagi pozisyona gelinir. Ve kalbin her çift atisinda “Allah, Allah” diyerek kisi Allah’i zikr-i hafî ile (yani sessiz olarak) içinden zikredecektir.
Eger ilk namazdan sonra yatildiginda birsey görülmez ise tekrar tekrar, her persembeyi cumaya baglayan gece namaza devam edilmelidir. Her gece de kilinabilir.
Hacet namazı hakkında
Sual: Hacet namazı nasıl kılınır?
CEVAP
Hacet namazı birkaç şekilde kılınır:
1- Eshab-ı kiramdan Osman bin Huneyf hazretleri anlatır: Gözleri görmeyen bir kimse, gözlerinin açılması için Resulullaha ricada bulundu. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Abdest alıp iki rekat namaz kıl, sonra şöyle dua et!: “Allahümme inni eselüke ve eteveccehü ileyke binebiyyi Muhammedin sallallahü aleyhi ve sellem nebiyyirrahmeti.” Daha sonra gözlerinin açılması için “Ya Rabbi Resulünün hürmeti için gözlerimi aç!” diye dua et!) [Nesai]
O kişinin, namaz kılıp dua ettikten sonra, gözlerinin açıldığını gördük. (Tergib)
2- Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allah’tan veya insanlardan bir isteği bulunan kimse, güzelce abdest alıp iki rekat namaz kılsın! Sonra Allahü teâlâya hamd etsin, Resulüne salevat getirsin, sonra şu duayı okusun!
(La ilahe illallah-ül-halim-ül-kerim. Sübhanallahi Rabb-il-arş-il-azim. Elhamdü lillahi Rabbil âlemin. Eselüke mucibati rahmetike ve azaimi mağfiretike vel ganimete min külli birrin vesselamete min külli ismin la teda li zenben illa gafertehü vela hemmen illa ferrectehü vela haceten hiye leke rıdan illa kadayteha ya erhamerrahimin.) [Halebi]
[Bu duayı İslam harfleriyle yazıp doğru olarak okumak gerekir.]
Hacet namazı iki, dört veya oniki rekat olarak kılınır. Birinci rekatta Fatihadan sonra üç kere Âyet-el kürsi okunur, diğer rekatlarda Fatiha ile birer kere İhlas ve Muavvizeteyn [iki kuleuzü] okunur. Yahut her rekatta Fatiha, Âyet-el-kürsi ve İhlas okunur.
3- Bir başka hacet namazı da şöyle:
Yatsı namazını kılıp vitri kılmadan önce, dört rekat namaz kılınır. Birinci rekatta bir Fatiha, üç kere Âyet-el-kürsi okunur. İkinci rekatta Fatihadan sonra üç kere İhlas ve Muavvizeteyn [yani iki kuleuzü] okunur. Üçüncü rekatta ilk rekatta okunanlar okunur. Dördüncü rekatta ise ikinci rekatta okunanlar okunur. Namazdan sonra dileğini ister. (İmad-ül-islam)
Türkçe olarak şöyle dua etmek de olur:
(Ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselamı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce Peygamberi bana şefaatçı eyle! Onun hürmetine duamı kabul et!)
Bu duayı müslümanlar, her zaman okuyup maksatlarına kavuşmuşlardır. Bu duaları bir kere okuyup bırakmamalı, kırk gün kadar devam etmek iyi olur.














