Rüyada alçı görmek

ALÇI: Rüyasında alçı gören kimse yolunda hızlı ilerler, Rüyada alçı görmek çocuklarından iyilik görüleceğine tabir edilir. Rüyada alçı yapmak, doğru yolda ilerlenildiğine işaret eder. Rüyada beyaz alçı ile suyu karıştırmak hayırlı evlatlara yorumlanır
Herşeye rağmen rüya ile amel etmek doğru değildir sonuçta bir rüyadır, fazlaca anlam yüklemek ve hayatımızı yaşantımızı ona göre tahsis etmek doğru değildir bu konuda dikkatli olmak gerekir.

Rüya görmenin çeşitli sebepleri vardır gün içerisinde kafamıza takılanlar rüyamız olabilir çok müşkil olduğumuz bir olay rüyamıza girebilir. ancak bu şekilde de olsa hak rüyalar vardır, bunu bilmek zordur ancak, rüyalarımızı herkese anlatmamalıyız, en güzel rüya tabiri güneş doğmadan ve sabah namazının ardından tabir ettirilmesi güzel olanıdır.
Unutmayın hayat gerçektir, rüya uyanınca biter, en başta dediğimiz gibi rüya ile amel edilmez.

Rüyada alacakarga görmek

ALACAKARGA: Rüyada alacakarga avladığını gören kimse, fakirlik ve sıkıntı ile haram mala sahip olur. Rüyada Alaca Karganın yeri eşelediğini görse, pişman olacağı işi yapar. Rüyada alacakargayı uçarken görmek kötü bir yola girildiğinin göstergesidir. Rüyada karga özellikle alacakarga görmek bize bir uyarı mahiyetinde olabilir.
Herşeye rağmen rüya ile amel etmek doğru değildir sonuçta bir rüyadır, fazlaca anlam yüklemek ve hayatımızı yaşantımızı ona göre tahsis etmek doğru değildir bu konuda dikkatli olmak gerekir.
Rüya görmenin çeşitli sebepleri vardır gün içerisinde kafamıza takılanlar rüyamız olabilir çok müşkil olduğumuz bir olay rüyamıza girebilir. ancak bu şekilde de olsa hak rüyalar vardır, bunu bilmek zordur ancak, rüyalarımızı herkese anlatmamalıyız, en güzel rüya tabiri güneş doğmadan ve sabah namazının ardından tabir ettirilmesi güzel olanıdır.
Unutmayın hayat gerçektir, rüya uyanınca biter, en başta dediğimiz gibi rüya ile amel edilmez.

Rüyada aktar dükkanı görmek

AKTAR: Rüyada aktar dükkanı görmek, takvaya, edebe, hidayete, ilme ve güzel bir şekilde anılmaya işarettir. Rüyada aktar dükkanı gitmek ilim ve irfana yorumlanır. Rüyada aktar dükkanından alış veriş yapmak, rahatlığa erileceği anlamını taşır, Rüyada aktar dükkanından alış veriş yaptığını gören kimse insanlar tarafından sevilir, güzel anılır.

Herşeye rağmen rüya ile amel etmek doğru değildir sonuçta bir rüyadır, fazlaca anlam yüklemek ve hayatımızı yaşantımızı ona göre tahsis etmek doğru değildir bu konuda dikkatli olmak gerekir.

Rüya görmenin çeşitli sebepleri vardır gün içerisinde kafamıza takılanlar rüyamız olabilir çok müşkil olduğumuz bir olay rüyamıza girebilir. ancak bu şekilde de olsa hak rüyalar vardır, bunu bilmek zordur ancak, rüyalarımızı herkese anlatmamalıyız, en güzel rüya tabiri güneş doğmadan ve sabah namazının ardından tabir ettirilmesi güzel olanıdır.
Unutmayın hayat gerçektir, rüya uyanınca biter, en başta dediğimiz gibi rüya ile amel edilmez.

Zekatta Nisab (Ölçü)

Havâic-i asliyesinden (zarurî ihtiyaçlarından) ve borcundan fazla 96 gr. (bazı kavilde 80 gr.) altını veya bu kıymette parası veya malı veya tahsili kaabil alacağı olan Müslüman, bu mala bir sene sahib olması halinde, maldan nâmî olanların (çoğalabilenlerin) kırkta birini zekât olarak vermesi farzdır.
Şu halde borç miktarını düşüp kalan kısmın zekâtını verir.
* Sene başında zekât nisâbına sahip olan kimse, malın sene sonundaki kıymeti üzerinden zekât verir. Sene boyunca malın artıp eksilmesi zekât hesabına tesir etmez. Ancak, yıl içinde mâlî durumu nisâb altına düşerse zekât lâzım gelmez. (Dürer S. 182 – İbn-i Âbidîn C.2 s. 302)
* Sabî; nisâba malik de olsa, zekât vermesi lâzım gelmez. Sabînin vasîsi onun malından zekât niyetiyle verse, tazmin ettirilir. (Nimet-i İslâm, Zekât Bahsi S.8)

HAVÂİC-İ ASLİYE (ZARÜRİ İHTİYAÇLAR)
1- Oturacak bir ev veya daire ile onun döşenmesiyle alâkalı kâfî miktarda eşya,
2- Binek hayvanı veya bisiklet, motosiklet, otomobil vs.,
3- Bir adet silâh,
4- İş elbisesi, günlük elbise ve bayramlık olmak üzere üç kat giyecek,
5- Kendisinin ve bakması üzerine vâcip olan kimselerin bir senelik nafakaları,
6- Çift sürmede kullanılan bir çift öküz, veya bir traktör ile zırâî aletler,
7- Sanatkârın âletleri,
8- Her eserden birer takımı aşmamak üzere kitaplar. (Okumasını bilmeyenlerinki hariç…)

Zekat

(Habibim) Onların mallarından sadaka (zekât) al ki, bununla kendilerini (günahlardan) temizlemiş, iyi amellerini bereketlendirmiş olasın… (S. Teğabün 103)
Malının zekâtını veren, şerrini defeder (heder olmaktan korur); bereketi elde eder, (her iyiliğe ulaşır). (Râmuz 2674-5)
Zekât, malla alâkalı bir ibâdettir. Senede bir defa verilir.

Zekât maddî ve mânevî temizliğe sebeptir. Zekâtı verilmeyen malın tamâmı haramdır. Haram ise ibâdet zevkine mânî olur. Haramla beslenen insan, kendisine gayri meşrû yol arar.

Kur’an-ı Kerim’de bildirildiği üzere, bir kimse zekâtını ve öşrünü vermese, namazı kabul olmaz; Peygamber’e itâat etmese, Allah’a itâatı kabul olmaz; ana babasına hizmet etmese, Allah’a şürkü kabul olmaz.

Vitir Namazı Tüm Ayrıntılarıyla Video Destekli

Vitir Namazı Nedir Ne Zaman Kılınır?

Ey Müslüman kardeşim şüphesiz ki rabbin sana bir namaz ziyade etmiş işte o namaz vitir namazıdır. Onu yatsı ile sabah namazı arasında mutlaka kıl.

‘Her kim gecenin sonunda kalkamayacağından korkarsa, gecenin evvelinde vitri kılsın! Her kim de gecenin sonunda kalkacağından emin ise, vitri gecenin sonunda kılsın! Şüphesiz ki gecenin sonunda kılınan namaz şahitlidir ve o daha faziletlidir!’ Müslim 755/162, Begavi Şerh 969, Albânî Sahiha 2610

Yüce rabbimiz namazı emretmiştir dolayısıyla namaz dinin direğidir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem her gece kalkıp vakti geldiğinde vitir namazı kılardı .Çünkü vitir tek demektir yani vitir tek başına namaz kılmak demektir. Madem ki bu namaz tekdir ve yüce Allah bize namaz kılmayı emretti, o zaman ne duruyorsun ey Müslüman bırak boş şeylerle uğraşmayı da bu gece vitir namazını kıl.

Bizler vitirnamazi.com sitesi olarak sizlere bu konuda elimizden geldiğince bilgi vermek ve sorularınıza yanıt vermek için yola çıktık. Biliyoruz ki hepimiz bu noktada biraz eksiğiz o halde hep birlikte eksikliğimizi tamamlayalım ve peygamberimizin de yaptığı gibi gece kalkalım ve vitir namazlarımızı kılalım. Çünkü vitir namazı önemli bir ibadettir bu namazı kıldığınız da ise Cenâb-ı Hakk’ın rızâsını ve muhabbetini kazanmış olursunuz. Vitir namazını, yatsının farzı kılındıktan tan yeri ağarıncaya kadar kılabilirsiniz.

Seher vakti meleklerin ve hakkın rahmetinin üzerimize yağdığı bir zamandır ve vitir namazı seher vaktinde kılmak sevapların en büyüğündendir.

Vitir Namazının Kılınışı

Vitir namazı Üç rek’attır.

Vitir Namazı kılınışı birinci rek’at

”Niyet ettim Allah rızası için bugecenin Vitir namazını kılmaya” diye niyet edilir ve ”Allâhü Ekber” düyerek iftitah tekbiri alınıp eller bağlanır.

Ayakta sırasıyla;
– Sübhâneke okunur.
– Eûzü Besmele çekilir.
– Fâtiha Suresi okunur.
– Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur’an’dan bir sûre daha okunur.
-Rükû:

“Allâhü Ekber” diyerek rükua varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye’l- azîm” denilir. “Semiallahü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbena leke’l-hamd” denilir. “Allâhü Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye ‘I-âlâ” söylenir. “Allâhü Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine “Allâhü Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere” Sübhane Rabbiye’ I-âlâ” denilir. “Allâhü Ekber” diyerek ayağa (ikinci rek’ata) kalkılır ve eller bağlanır.

Vitir Namazı kılınışı ikinci rek’at

Ayakta sırasıyla;

– Besmele okunur.
– Fâtiha Suresi okunur.
– Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur’an’dan bir sûre daha okunur.
-Rükû:

“Allâhü Ekber” diyerek rükua varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye’l- azîm” denilir. “Semiallahü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta “Rabbena leke’l-hamd” denilir. “Allâhü Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye’l-âlâ” denilir. “Allâhü Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. “Allâhü Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye’ I-âlâ” denilir. “Allâhü Ekber” diyerek oturulur ve bu oturuşta sadece “Ettehiyatü” okunur. “Allâhü Ekber” diyerek ayağa (üçüncü rek’ata) kalkılır ve eller bağlanır.

Vitir Namazı kılınışı üçüncü rek’at

Ayakta sırasıyla;

– Besmele okunur.
– Fâtiha Suresi okunur.
– Fâtiha Suresi okunduktan sonra , Kur’andan bir sûre daha okunur.
“Allâhü Ekber” diyerek eller yukarıya kaldırılır ve tekrar bağlanır. Kunut Duaları okunur.

-Rükû: “Allahü Ekber” diyerek rükua varılır ve üç kere” Sübhane Rabbiye’ I-azîm” denilir. “Semiallahü limen hamideh” diyerek kalkılır ve ayakta” Rabbena leke’ l-hamd” denilir, “Allahü Ekber” diyerek secdeye varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye ‘I-âlâ ” söylenir. “Allâhü Ekber” diyerek secdeden kalkılıp oturulur. Yine “Allâhü Ekber” diyerek ikinci defa secdeye varılır ve üç kere “Sübhane Rabbiye’l-âlâ” denilir, “Allâhü Ekber” diyerek oturulur. Otururken sırasıyla: Ettehiyyatü, Allahümme salli, Allahümme Barik, Rabbena atina duaları okunur. Önce başı sağa çevirerek” Esselamü aleyküm ve rahmetullâh” denir. Sonra başı sola çevirerek” Esselamü aleyküm ve rahmetullâh” denir.

 

Vitir Namazı Farz mıdır Vacip midir?

Vitir namazı vaciptir. Yatsının vaktinde ve yatsı namazından sonra kılınır. Üç rek’at olan vitrin her rek’atında fatiha ve süre okunur. Bundan başka üçüncü rek’atta süre okunduktan sonra eller kaldırılarak “Allâhü Ekber” denilip bağlanır ve kunut duası okunur, ondan sonra rüküa varılır.

Cemaatle kılarken imama uyan cemaat da kunut duasını okur. Kunut duasını okuyamayan kimse, Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fi’lâhireti haseneten ve kınâ azâbennâr” veya üç kere “Allahümmeğfirlî” okur, yahut da üç kere “Ya Rabbi” der.

Üçüncü rek’atta kunut duasını unutan ruküda veya rüküdan başını kaldırdıktan sonra hatırlarsa artık kunut duasını okumaz, namazın sonunda sehv secdesi yapar. Eğer yanılarak rüküdan sonra kunutu okursa rükûu iade etmez, Namazın sonunda sehiv secdesi yapar. Vitir sadece Ramazan ayında cemaatle kılınır. Ramazandan başka zamanda cemaatle kılınması mekruhtur.

Cemaatle kılarken imamın peşindeki kimse, kunut duasını bitirmeden imam kunutu tamamlayıp rukua eğilse, eğer imama rukûda yetişeceğine kanaat getirirse kunutu tamamlar, yetişemeyeceğini anlarsa kunut’u bırakıp imamla beraber rüküa varır.

 

 

Vitir Namazı Hakkında Sorular ve Cevapları



  1. Vitri önce kılmak ; Yatsının sünnetini kıldıktan sonra, unutup farzı kılmadan vitri kıldım. Sonra yatsının farzını kıldım. Kıldığım vitri iade etmem gerekir miydi?

    Vitri, kasten yatsının farzından önce, kılmak sahih olmaz, ama unutarak kılınınca, vitri iade etmek gerekmez. Unutmak burada özür oluyor. (Mecmua-i Zühdiyye)

  2. Vitir namazında Asr, Kevser ve İhlâs’ı devamlı okumak mekruh olur mu?

    Vacib olan Vitir namazı, sûre okuma yönünden nafile gibidir. Yani nafilelerde olduğu gibi, vitirde de hep, Asr, Kevser ve İhlas sûrelerini okumak mekruh olmaz. Yani nafile namazların aynı rekâtlarında aynı sûreleri okumak mekruh olmaz.

  3. Ramazanda teravihten sonra vitri kılarken, vitir vacib namazına ikinci rekâtta yetişen kimse, kılamadığı son rekâtı kılarken, kunut dualarını tekrar okuması gerekir mi?

    Hayır, tekrar kunut dualarını okumaz.

  4. Ramazanda imamla vitri kılarken, vacib olan kunut dualarının biri yetişmezse, imamla rükua gidilince, vacibi terk edilmiş olur mu? Yani kunut okumak imamla kılarken de vacib midir?

    Kunut duası, imama uyan için, vacib değil sünnettir. (Redd-ül-muhtar)

  5. Vitir Şafii’de sünnet, Hanefi’de nasıl vacib oluyor?

    İctihadla çıkarılan hükümler farklı olabilir. Farklı olması da rahmettir. İctihad, ictihadı nakzetmez. Bir mezhepte helal olan bir şey, diğer mezhepte haram olabilir. Ahirette, herkes, tâbi olduğu mezhebe göre muamele görecektir. Mesela koç yumurtası yiyen Şafiilere bir şey sorulmadığı halde, Hanefiler sorguya çekilecek, yasak edilen şeyi niçin yedikleri sorulacaktır.
    Bu dünya işlerinde bile böyledir. Silah taşımak bazı ülkelerde serbest, bazılarında yasaktır. Herkes kendi kanununa göre sorguya çekilir.
    Vitir namazı hakkında çeşitli hadis-i şerifler vardır. İkisi şöyle:
    (Vitir haktır. Vitri kılmayan bizden değildir.) [Ebu Davud]
    (Vitir namazı bana farz, size nafiledir.) [Deylemi]
    Şafii, Maliki ve Hanbeli âlimleri de, vitrin sünnet olduğu hükmünü çıkarmışlardır. Sünnet nafile demektir.
    Hadis kitaplarından hüküm çıkarmak, ancak müctehid âlimlerin işidir. Son hadis-i şerifi okuyan bir Hanefi, vitrin nafile olduğunu zanneder. Onun için sık sık izah ettiğimiz gibi, hadis-i şeriflerden hüküm çıkarmaktan sakınmak gerekir.
    Hanefi âlimleri, buna ve başka delillere dayanarak vitrin vacib olduğunu bildirmişlerdir.

    İmam-ı Rabbani
    hazretleri buyurdu ki:
    (Hadis-i şeriflerle amel etmek, bize caiz olmaz. Mezhebimizin hükmüne aykırı gibi görülen hadis-i şerifler, âlimlerin sözlerini reddetmek için delil ve senet olamaz. Bir Hanefinin, imam arkasında Fatiha okuması mezhepten çıkmaktır, ilhaddır.) [Müjdeci m. 312, Mebde ve Mead 31]
    M. Hadimi hazretleri buyuruyor ki:
    (Dindeki dört delil, müctehidler içindir. Bizim için delil, mezhebimizin bildirdiği hükümdür. Çünkü bizler, âyet ve hadisten hüküm çıkaramayız. Mezhebin bir hükmü, âyete, hadise uymuyor gibi görünse de yanlış değildir. Çünkü âyet ve hadis ictihad isteyebilir, başka bir âyet veya hadisle değişmiş olabilir veya bilmediğimiz bir tevili vardır.) [Berika s. 94]

  6. Vitri gece yarısından sonra kılmak istediğimizde, uyanamayıp kazaya kalırsa, sabah yatsıyı da kaza etmek lazım mı?

    Vitir müstakil namazdır. Gece yarısından sonra kılmak iyidir. Vitir kılınmazsa yatsıyı kaza etmek gerekmez. Vitri kaza etmek gerekir. Gece yarısı kalkamayanların vitri de yatsıyla beraber kılıp yatmaları gerekir.

  7. Vitir namazının kazası kılınır mı?

    Evet kaza edilir, çünkü vacibdir.

  8. Vitir namazında 4. rekata kalkarsak 5’e mi tamamlamamız gerekir?

    Secdeden önce hatırlarsak, oturur secde-i sehv yaparız. Dördüncü rekatın secdelerini de yapınca hatırlarsak, o zaman bir rekat daha kılıp beşe tamamlarız. Ancak üçüncü rekatta oturmuş olmamız şarttır. Oturulmamışsa, dört rekat bitince selam veririz. Hepsi nafile olur, vitri yeniden kılarız

  9. Vitri kılarken, üçüncü rekatta zammı sureden sonra Kunut duaları için ayakta tekbir getirirken, elleri kulaklara değdirip öyle mi tekbire başlayıp bağlarken bitirmeli?

    İftitah tekbiri gibi yapmalı. Yani Al.. derken kulaklara değmeli, ekber denince bağlanmış olmalı. Başka türlü de yapılsa caiz olur.

  10. Vitri kılarken, Kevser, Felak ve Nas surelerini okumak uygun mu? (Kevser 3 âyet, Nas 6 âyet olduğu için soruyorum.)

    Kevser’den sonra Nas okunsa mekruh olur. Kevser’den sonra Felak okunduğu için uygundur. Nas Felak’tan sonra okunuyor, üç âyet değil, bir âyet fazla olduğu için mahzuru olmaz.

  11. Farz namazlarda kıyam farzdır. Vitirde de kıyam [ayakta durmak] farz mıdır?

    Evet farzdır. (Sirac-ül-vehhac)

  12. Vitirde Kunuttan önce tekbir alırken, eller aşağı salmadan mı kaldırılır?

    Evet.

  13. Vitir kazası olan da, sünnet kılamaz mı?

    Hayır.

  14. Vitir namazının niyetini yaparken, yatsı namazının vitir namazı mı, vaktin vacibi mi demek lazım?

    Vitir müstakil bir namazdır, gece namazıdır. Sadece vitir veya vitir vacib diye niyet edilir.

  15. Kunut duası vacib mi, sünnet mi?

    İmam-ı a’zam hazretlerine göre, vitir de, Kunut okumak da vacibdir. (Redd-ül-muhtar)

  16. Kunut duasını bilmeyen ne okur?

    Kunut duasını bilmeyen kimse öğrenene kadar, üç kere istiğfar okur. Mesela, (Allahümmağfirli) der. Yahut bir kere (Rabbenâ âtinâ…) âyetini sonuna kadar okur.

  17. Kunut okumayı unutan, rükuya eğilirken geri dönebilir mi?

    Tamamen eğilmeyince geriye dönülür.

  18. Rükûda kunut dualarını okumadığını anlayan kimse, ne yapar? Dönüp kunutları okuması gerekir mi?

    Rükûda kunut dualarını okumadığını hatırlayan kimse, artık geri dönmez, namazın sonunda secde-i sehv yapar; ama zamm-ı sureyi okumadığını hatırlarsa geri döner. Zamm-ı sureyi okur ve rükû yapar. Önceki yaptığı rükû geçersiz sayılır. Rükû etmeyip secdeye giderse, namazı bozulur; çünkü kıraatten sonra rükûa gitmek farzdır.
    Vitir, Ramazan ayında imamla kılınırken, imam, unuttuğu kunutları okumak için geri dönüp kunutları okurken, başka birisi imama uysa, bu rekâta yetişmiş sayılmaz; çünkü rükûu kaçırmıştır.

  19. Yatsıyı kıldıktan sonra vitri başka elbise ile kılan, yatsıyı kıldığı elbisenin necis olduğunu görse, vitri de iade eder mi?

    Evet. Çünkü vitrin vakti, yatsı namazından sonra başlar, sabaha kadar devam eder.
    Ancak, ben o namazı yani necasetli elbise ile kıldığım yatsı namazını Maliki mezhebine göre kıldım diye niyet ederse, iki namazı da iade etmesi gerekmez. Çünkü Malikide necis elbise namaza mani değildir.

  20. Vitri kılarken, son rekâtta zamm-ı sureyi okumayı unutup, kunut tekbiri alan kimse, kunut dualarını okurken hatırlarsa, ne yapması gerekir?

    Unutulan zamm-ı sureyi okur, sonra tekrar kunut tekbiri alıp kunut dualarını okur. Vacib olan zammı sureyi geciktirdiği için secde-i sehv de gerekir.

  21. Ramazan ayında, bir kimse, imamla beraber vitir kılarken, henüz kunutu bitirmeden, imam rükûa varmış olsa, o kimse ne yapar?

    Kunut okumayı bırakıp imama tabi olur. Onunla rükûa eğilir. (F. Hindiyye)

  22. Ramazanda, vitrin üçüncü rekâtının rükûunda imama yetişen kimse, namazının kalan kısmını kendi kılarken kunut okur mu?

    Üçüncü rekâtı imamla kılmış sayıldığı için, artık kunut okumaz. (Hindiyye)

  23. Kunut dualarının ikisini de mi okumak vacibdir?

    Birini okumak vacib, diğerini de okumak sünnettir.






Sual:


İmamla vitir kılarken
Sual:

CEVAP


Kunut duaları
Sual: CEVAP

Ögle Namazı Ayrıntılı (Videolu Anlatım)

Öğle namazı  kılınışı hakkında merak edilenler, öğlen namazı nasıl kılınır ayrıntılı ve görüntülü şekilde aşağıda bulunan video dan izleyebilirsiniz.
Continue reading “Ögle Namazı Ayrıntılı (Videolu Anlatım)”

Kadir Gecesi Namazı

Ramazan ayının yirmi yedinci gecesine rasladığı kuvvetle tercih edilen gece Kadir Gecesidir, pek mübarek bir gecedir.

Kur’ân-ı Kerîm, bu geceden başlayarak Peygamber Efendimize inmiştir. Bu geceyi ibadetle geçirmenin sevabı çoktur. Bu gecenin bir anı vardır ki, ona raslayan bir dua muhakkak kabul olunur. Bu şerefli gecede, teravihden sonra bir müddet daha ibadette bulunulması, nafile namaz kılınması, bu geceyi ibadetle geçirmek demektir.

Deniliyor ki, Kadir Gecesi namazının en azı iki rekât, ortası yüz rekât ve en çoğu da bin rekâttır. Bu namaz iki rekât kılındığı takdirde her rekâtinde iki yüz âyet okunmalı, yüz rekâta kadar kılındığı zaman her rekâtinde Fatiha sûresinden sonra “Kadir Sûresi” ile üç defa da İhlâs sûresi okunup her iki rekâtta bir selâm verilmelidir. “Allahümme inneke afüvvün tühibbu’l-afve fa’fü annî = Allah’ım! Sen affedicisin, bağışlamayı seversin; beni affet”, duası da tekrarlanmalıdır.

Bu namazın bu şekilde kılınacağına dair rivayetler pek kuvvetli değildir. Asıl maksad, bu geceyi mümkün olduğu kadar ibadetle geçirmektir. Bu mübarek gecede elden geldiği kadar, diğer nafile namazlar gibi namazlar kılınabilir. Bununla beraber ağır ve zor davranışlardan kaçınılması daha faziletlidir.

Benzer Yazımız:Kadir Gecesi

Abdest veya Gusülden Sonra Namaz

Şöyle ki: Abdest veya gusül alındıktan sonra vakit varsa, daha yaşlık kuruyacak kadar bir zaman geçmeden iki rekât namaz kılınması mendubdur. Bu, abdest veya gusül nimetine kavuşmanın bir şükür ifadesidir. Böyle bir temizliğe kavuşmak için manen temiz bir inanca, maddeten de temiz bir suya sahib olmak, hem de özürlerden beri bulunmak ve beden sağlığına kavuşmuş olmak lâzımdır.

Artık bu şartları toplayan bir insanın Yaratıcısına şükür için iki rekât namaz kılması pek güzel olmaz mı? Bununla beraber abdest veya gusül arkasından herhangi bir farz veya sünnet namazın kılınması ile de bu şükran görevi yapılmış olur.

Her kim abdest alır, abdesti güzel yapar, sonra kalkıp iki rekat namaz kılarsa ve bu iki rekata kalbiyle yönelirse, o kimseye cennet vacib olur.” (Buhârî, Vüdû, 24; Müslim, Tahâre, 5, 6,17; Ebû Dâvûd, Tahare, 65).
“İçinizden her kim, abdest suyunu hazırlayıp ağzına burnuna su verir ve burnunu temizlerse, mutlaka yüzünün, ağzının ve burnunun günahları dökülür! Sonra Allah’ın emrettiği gibi yüzünü yıkarsa, yüzünün günahları su ile birlikte  sakalının etrafından dökülür. Sonra  dirsekleriyle birlikte ellerini yıkarsa, elinin günahları su ile beraber parmak uçlarından akar gider. Sonra başını meshederse, başının günahları su ile birlikte saçlarının ucundan dökülür. Sonra topuklarıyla beraber ayaklarını yıkarsa, ayaklarının günahları su ile beraber ayak parmaklarının ucundan akar. Eğer (böylece abdest alan) bu adam, kalkıp namaz kılar, Allah’a hamd ve senâ eder, O’nu layık olduğu vasıflarla yüceltir ve gönlünü tam anlamıyla Allah’a bağlarsa, mutlaka anasından doğduğu günkü gibi günahlarından arınmış olur” (Müslim, Müsâfirîn 294)
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Bilâl’e:
“Bilâl! Müslüman olduktan sonra yaptığın ibadetler arasında en fazla sevap beklediğin hangisidir? Çünkü ben cennette, senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde duydum” diye sordu.
Bilâl de: Gece veya gündüz abdest aldıktan sonra bu abdestle kılabildiğim kadar namaz kılarım. En fazla sevap beklediğim ibadet budur, dedi. (Buhârî, Teheccüd 17, Tevhîd 47; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 108)
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, diğer insanların dayanamayacağı kadar çok ibadet ettiği halde, yine de Cenâb-ı Hakk’ı en fazla hoşnut edecek, dolayısıyla insana en çok sevap kazandıracak ibadetleri araştırmaktan geri durmamıştır. Onun bu davranışı, yapılan ibadetleri ve hayırları hiçbir zaman yeterli görmemek, daha çok sevap getirecek hayırları ve ibadetleri öğrenmek ve onları yapmaya çalışmak gerektiğini göstermektedir.
Peygamber aleyhisselâm’ın, tıpkı bir öğretmenin öğrencisini yanına çağırıp onun dersleriyle ilgilenmesi ve durumunu beğenince onu takdir ve teşvik etmesi gibi, sahâbîlerinin ibadetleriyle de ilgilenmesi ve onları bu konuda cesaretlendirmesi ne hoş ve teşvik edici bir davranıştır. Efendimiz’in bu nevi hareketleri, onun ne güzel bir mürşid ve eğitimci olduğunu göstermektedir.
Buna göre, manevî temizlikten, yani abdest, gusül veya teyemmümden sonra en az iki rek`at namaz kılmak, Cenâb-ı Hakk’ın rızasını kazanmaya vesile olan nâfile bir ibadettir.