Aynaya Bakınca Okunacak Dua

Aynaya bakınca okunulacak dua iki tanedir. İki dua da Hz. Muhammed’in yaptığı dualardandır. “Elhamdü lîllâh. Allâhümme kemâ hassente halkî fehassin hulukî.” Bu dua Hz. Ali tarafından rivayettir. Anlamı şudur: “Hamd Allah’a mahsustur. Allah’ım, yaratılışımı güzel yarattığın gibi ahlâkımı da güzelleştir.” Duanın Arapçası: اَلْحَمْدُ لِلَّهِ اَللَّهُمَّ كَمَا حَسَنْتَ حَلْقِى فَحَسِّنْ خُلْقِى
İkinci dua Enes bin Mâlik’ten rivayettir. “Elhamdü lillâhillezî sevvâ halkî fe’addelehû ve kerrame sûrate vechî fehassenehâ ve ce’alenî mine’l müslimîn.” Anlamı şudur: “O Allah’a hamd olsun ki benim yaratılışımı düzgün yapmış ve onu dengeli bir hale koymuştur, yüzümün şeklini iyi yapmış ve onu güzelleştirmiş ve beni de Müslümanlardan yapmıştır.” Duanın Arapçası: اَلْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي سَوَّا خَلْقِي فَعَدَّ لَه وَكَرَّمَ صُورَةَ وَجْهِ فَحَسَّنَهَا وَجَعَلَنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ

Ayna Kırıldığında Okunacak Dua

Ayna kırıldığında okunacak dua diye özel bir dua yoktur. Bir kaza olduğundan dolayı “İnna lillâhi ve innâ ileyhi raciûn” duası okunabilir. Anlamı: “Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve şüphesiz dönüşümüz O’nadır.” Arapçası: إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ

Gece Aynaya Neden Bakılmaz

Gece aynaya neden bakılmaz sorusu hurafelerle alakalıdır. Gece aynaya bakmanın İslam açısından bir mahsuru yoktur.

Ayna Hakkında Hadis

Ayna hakkında hadis Hz. Muhammed’in aynaya bakarken yaptığı dualardır.

Rüyada Aynaya Bakarak Dua Etmek

Rüyada aynaya bakarak dua etmek iyi bir rüyadır. Çünkü dua etmek iyi bir davranıştır. Kişinin şükretmesi gerektiğini hatırlatacak bir rüyadır. Kendindeki güzelliklerin farkına varıp şükretmesi için görülmüş olabilir.

Aynaya Bakınca Okunacak Dua Dinle

Aynaya bakınca okunacak dua dinle : https://www.youtube.com/watch?v=bPT0z3UeLoI
Ayna kırılınca okunacak dua dinle: https://www.youtube.com/watch?v=YeUs-x3g-JI
Ayrıca aynaya bakınca şükür için Fatiha suresi de okunabilir.

Talak Suresi Hakkında Bilgi

Talak Suresi, içerisinde geçen boşanma ile ilgili hükümlerden dolayı ‘Talak’ (Boşanma) adı verilmiştir. Benzer konulara Nisa Suresi’nde de yer verildiğinden dolayı, Talak Suresi’ne, ‘’Suretü’n-Nisai’l-Kusra’’ (Kısa Nisa Suresi) da denilmektedir. Medine’de nazil olan bu Talak Suresi, Kur’an-ı Kerim’in 65. Suresi olup 12 ayetten oluşmaktadır.

Evliliklerini bitirmek isteyen karı-kocanın, boşanma işlemini gerçekleştirebilmeleri için kadının adet görmediği ve temiz olduğu bir dönemi (iddeti içinde) seçmeleri gerektiğinden bahsedilir. Çiftlerin boşanmasının ardından erkeğin kadına nafaka ödemesi gerektiği, bunun miktarının da erkeğin ekonomik imkanları ölçüsünde olduğu anlatılır. Ayrıca Allah’a ve peygamberlerine iman edip güzel amel işleyenlerin ahirette altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükafatlandırılacakları bildirilir.

Talak Suresinin Okunuşu

Talak suresinin okunuşu şöyledir;

Bismillahirrahmanirrahim.

1. Ya eyyuhennebiyyu iza tallaktumunnisae fetallikuhunne li’ıddetihinne ve ahsıl’ıddete vettekullahe rabbekum la tuhricuhunne min buyutihinne ve la yahrucne illa en ye’tiyne bifahışetin mubeyyinetin ve tilke hududullahi ve men yete’adde hududallahi fekad zaleme nefsehu la tedriy le’allellahe yuhdisu ba’de zalike emren.

2. Feiza belağne ecelehunne feemsikuhunne bima’rufin ev farikuhunne bima’rufin ve eşhidu zevey ‘adlin minkum ve ekıymuşşehadete lillahi zalikum yu’azu bihi men kane yu’minu billahi velyevmil’ahıri ve men yettekıllahe yec’al lehu mahrecen.

3. Ve yerzukhu min haysu la yahtesibu ve men yetevekkel ‘alellahi fehuve hasbuhu innallahe baliğu emrihi kad ce’alallahu likulli şey’in kadren.

4. Vellaiy yeisne minelmehıydı min nisaikum inirtebtum fe’ıddetuhunne selasetu işhurin vellaiy lem yehıdne ve ulatul’ahmali eceluhunne en yeda’ne hamlehunne ve men yettekıllhe yec’al lehu min emrihi yusren.

5. Zalike emrullahi enzelehu ileykum ve men yettekıllahe yukeffir ‘anhu seyyiatihi ve yu’zum lehu ecren.

6. Eskinuhunne min haysu sekentum min vucdikum ve la tudarruhunne litudayyiku ‘aleyhinne ve in kunne ulati hamlin feenfiku ‘aleyhinne hatta yeda’ne hamlehunne fein erda’ne lekum featuhunne ucurehunne ve’temiru beynekum bima’rufin ve in te’asertum feseturdı’u lehu uhra.

7. Liyunfık zu se’a tin min se’atihi ve men kudire ‘aleyhi rizkuhu felyunfık mimma atahıllahu la yukellifullahu nefsen illa ma ataha seyec’alullahu ba’de ‘usrin yusren.

8. Ve keeyyin min karyetin ‘atet ‘an emri rabbiha ve rusulihi fehasebnaha hısaben şediyden ve ‘azzebnaha ‘azaben nukren.

9. Fezakat vebale emriha ve kane ‘akıbetu emriha husren.

10. E’addallahu lehum ‘azaben şediyden fettekullahe ya ulil’elbabi ellizyne amenu kad enzelallahu ileykum zikren.

11. Resulen yetlu ‘aleykum ayatillahi mubeyyinatin liyuhricelleziyne amenu ve ‘amilussalihati minezzulumati ilennuri ve men yu’min billahi ve ya’mel salihan yudhılhu cennatin tecriy min tahtihel’enharu halidiyne fiyha ebeden kad ahsenallahu lehu rizkan.

12. Allahulleziy haleka seb’a semavatin ve minel’ardı mislehunne yetenezzelul’emru beynehunne lita’lemu ennallahe ala kulli şey’in kadirun ve ennalahe kad ehata bikulli şey’in ‘ılmen.

Talak Suresinin Arapça Yazılışı

Talak Suresi Arapça, yazılışı şu şekildedir;

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

يَٓا اَيُّهَا النَّبِيُّ اِذَا طَلَّقْتُمُ النِّسَٓاءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَاَحْصُوا الْعِدَّةَۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَ رَبَّكُمْۚ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ اِلَّٓا اَنْ يَأْت۪ينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍۜ وَتِلْكَ حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يَتَعَدَّ حُدُودَ اللّٰهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۜ لَا تَدْر۪ي لَعَلَّ اللّٰهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذٰلِكَ اَمْرًا ﴿1﴾ فَاِذَا بَلَغْنَ اَجَلَهُنَّ فَاَمْسِكُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ اَوْ فَارِقُوهُنَّ بِمَعْرُوفٍ وَاَشْهِدُوا ذَوَيْ عَدْلٍ مِنْكُمْ وَاَق۪يمُوا الشَّهَادَةَ لِلّٰهِۜ ذٰلِكُمْ يُوعَظُ بِه۪ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاۙ ﴿2﴾ وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُۜ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِه۪ۜ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا ﴿3﴾ وَالّٰٓـ۪ٔي يَئِسْنَ مِنَ الْمَح۪يضِ مِنْ نِسَٓائِكُمْ اِنِ ارْتَبْتُمْ فَعِدَّتُهُنَّ ثَلٰثَةُ اَشْهُرٍۙ وَالّٰٓـ۪ٔي لَمْ يَحِضْنَۜ وَاُو۬لَاتُ الْاَحْمَالِ اَجَلُهُنَّ اَنْ يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ اَمْرِه۪ يُسْرًا ﴿4﴾ ذٰلِكَ اَمْرُ اللّٰهِ اَنْزَلَهُٓ اِلَيْكُمْۜ وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يُكَفِّرْ عَنْهُ سَيِّـَٔاتِه۪ وَيُعْظِمْ لَهُٓ اَجْرًا ﴿5﴾ اَسْكِنُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ سَكَنْتُمْ مِنْ وُجْدِكُمْ وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ لِتُضَيِّقُوا عَلَيْهِنَّۜ وَاِنْ كُنَّ اُو۬لَاتِ حَمْلٍ فَاَنْفِقُوا عَلَيْهِنَّ حَتّٰى يَضَعْنَ حَمْلَهُنَّۚ فَاِنْ اَرْضَعْنَ لَكُمْ فَاٰتُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۚ وَأْتَمِرُوا بَيْنَكُمْ بِمَعْرُوفٍۚ وَاِنْ تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُٓ اُخْرٰىۜ ﴿6﴾ لِيُنْفِقْ ذُو سَعَةٍ مِنْ سَعَتِه۪ۜ وَمَنْ قُدِرَ عَلَيْهِ رِزْقُهُ فَلْيُنْفِقْ مِمَّٓا اٰتٰيهُ اللّٰهُۜ لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا مَٓا اٰتٰيهَاۜ سَيَجْعَلُ اللّٰهُ بَعْدَ عُسْرٍ يُسْرًا۟ ﴿7﴾ وَكَاَيِّنْ مِنْ قَرْيَةٍ عَتَتْ عَنْ اَمْرِ رَبِّهَا وَرُسُلِه۪ فَحَاسَبْنَاهَا حِسَابًا شَد۪يدًا وَعَذَّبْنَاهَا عَذَابًا نُكْرًا ﴿8﴾ فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا ﴿9﴾ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَد۪يدًا فَاتَّقُوا اللّٰهَ يَٓا اُو۬لِي الْاَلْبَابِۚۛ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚۛ قَدْ اَنْزَلَ اللّٰهُ اِلَيْكُمْ ذِكْرًاۙ ﴿10﴾ رَسُولًا يَتْلُوا عَلَيْكُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ مُبَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَمَنْ يُؤْمِنْ بِاللّٰهِ وَيَعْمَلْ صَالِحًا يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَٓا اَبَدًاۜ قَدْ اَحْسَنَ اللّٰهُ لَهُ رِزْقًا ﴿11﴾ اَللّٰهُ الَّذ۪ي خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَمِنَ الْاَرْضِ مِثْلَهُنَّۜ يَتَنَزَّلُ الْاَمْرُ بَيْنَهُنَّ لِتَعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌۙ وَاَنَّ اللّٰهَ قَدْ اَحَاطَ بِكُلِّ شَيْءٍ عِلْمًا ﴿12﴾

Talak Suresinin Türkçe Anlamı

Talak Suresinin Türkçe Anlamı, şöyledir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

1. ayet: Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık ‘çirkin bir hayasızlık’ göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.

2. ayet: Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah’tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;

3. ayet: Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah’a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, Kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır.

4. ayet: Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlarla henüz adet görmemiş bulunanların iddet (bekleme süre)leri, -eğer şüpheye düşecek olursanız (bilin ki- |üç aydır. Hamile kadınların bekleme-süresi ise, yüklerini bırakmaları (ile biter). Kim Allah’tan korkup-sakınırsa (Allah) ona işinde bir kolaylık gösterir.

5. ayet: Bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’tan korkup-sakınırsa, Allah, kötülüklerini örter ve onun ecrini büyütür.

6. ayet: (Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara ‘darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla’ zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin. Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda maruf (güzellikle ve İslam’a uygun bir tarz) üzere görüşüp-konuşun. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir.

7. ayet: Geniş-imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir.

8. ayet: Ülkelerden niceleri vardır ki, Rablerinin ve O’nun elçilerinin emrine karşı gelip azmışlar, böylece Biz de onları çetin bir hesaba çekmişiz ve onları benzeri görülmedik bir azapla azaplandırmışız.

9. ayet: Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

10. ayet: Allah, onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır; öyleyse ey iman eden temiz akıl sahipleri, Allah’tan korkun. Doğrusu Allah, size bir zikir (uyaran, hatırlatan ve öğüt veren Kur’an) indirmiştir.

11. ayet: İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah’ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir.

12. ayet: Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle herşeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.

Talak Suresinin Fazileti

Talak Suresi fazileti, bu sureyi okuyan kimsenin hastalıktan ve kötü insanların yapacağı büyüden muhafaza olacağı ifade edilir. Talak Suresi devamlı okunmasını tavsiye eden Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur: ‘’Her kim ki Talak Suresini (vird olarak) okursa, Allah’ın peygamberinin sünneti üzere vefat eder.’’(Semerkandi, Tefsirul-Kur’an, 6/230-238; Kadı Beyzavi, Beyzavi Tefsir, 2/504)

Talak Suresi Dinle

Oral Seks Günah Mıdır?

Oral Seks Nedir?

Oral seks dediğimiz kavram bir tür cinsel ilişki çeşididir. Bu cinsel ilişki türünde aktif olan organımız ağız olduğundan dolayı bu ismi almaktadır. Oral seks, penisin vajinanın ağzıyla buluşması anlamına gelmektedir. Günümüzde bu ilişki türü, normal bir cinsel eğilim olarak algılanmaktadır. Aynı zamanda tarihten günümüze kadar da bu eğilim süregelmiştir. Çok eski zamanlarda dahi bu cinsel eğilim görülmüştür. Oral seks, insanların en çok zevk aldıkları cinsel eğilimler arasında başı çekmektedir.

Oral Seks Günah Mıdır?

Oral sekte eşlerin birbirlerinin cinsel organlarını öpme ya da emme eğilimi bulunmaktadır. Bu eğilim Hz. Peygamber zamanında dahi kullanılıyordu. Oral seks hakkında Kur’an-ı Kerim’de ya da Peygamberimizin sünnetinde açıkça bir ifade bulunmamaktadır. Yani, oral seksin günah olduğuna dair ibare bulunmamaktadır. Bu nedenle oral seks sevişme pozisyonları içinde helal olarak algılanabilmektedir. Fakat, oral seks ilişki türünde yinede aşırıya kaçılmamalıdır. Çünkü, oral seksin günah olduğunu düşünen din adamları da bulunmaktadır.

Günah Olmayan Oral Seks Şekli

Cinsel ilişkinin başında şehvet duygularının kabardığı ve vücuttan belli bir akıntıların gelmeye başladığı zamanlarda dil, dudak ve ağza bulaştırılmadan yapılan oral seks günah sayılmamaktadır. Ayrıca, cinsel ilişki sırasında bunları gerçekten istemeden yaparsa ve zorunluluk duyarsa, bu davranışlar bir zaman sonra nefrete dönüşecektir.

Günah Olan Oral Seks Şekli

Oral seks, insani davranışların dışına taşmadan gerçekleşmesi gerekmektedir. Yani, daha ileri derecesi olan ağza boşalma gibi davranışların gösterilmesi hem tiksindirici hem de insanlığımıza hareket tarzında bir davranıştır. Çünkü, ağız en önemli organlarımızda hem de Allaha ulaşabilmemizin en güzel yollarından olduğundan ötürü, bu tarz ileri davranışlar sergilenmemelidir.

Murselat Suresi

Murselat suresi, Mekke döneminde inmiştir. 50 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “elMürselât”kelimesinden almıştır. Murselat, gönderilenler demektir. Surede başlıca , kıyametin, hesap ve azabın gerçekleşeceği, Allah’ın kudreti ve günahkarların akıbeti konu edilmektedir.

Murselat Suresinin Okunuşu

Murselat suresinin okunuşu, şu şekildedir;

1. Velmurselati ‘urfen.
2. Fel’asıfati ‘asfen.
3. Vennaşirati neşren.
4. Felfarikati ferkan.
5. Felmulkıyati zikren.
6. ‘Uzren ev nuzren.
7. İnnema tu’adune levakı’un.
8. Feizennucumu tumiset.
9. Ve izessemau furicet.
10. Ve izelcibalu nusifet.
11. Ve izerrusulu ukkıtet.
12. Lieyyi yevmin uccilet.
13. Liyevmilfasli.
14. Ve ma edrake ma yevmulfasli.
15. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
16. Elem nuhlikil’evveliyne.
17. Summe nutbi’uhumul’ahıriyne.
18. Kezalike nef’alu bilmucrimiyne.
19. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
20. Elem nahlukkum min main mehiynin.
21. Fece’alnahu fiy kararin mekiynin.
22. İla kaderin ma’lumin.
23. Fekaderna feni’melkadirune.
24. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
25. Elem nec’alil’arda kifaten.
26. Ahyaen ve emvaten.
27. Ve ce’alna fiyha revasiye şamihatin ve eskaynakum maen furaten.
28. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
29. İntaliku ila ma kuntum bihi tukezzebune.
30. İntaliku ila zıllin ziy selasi şu’abin.
31. La zaliylin ve la yuğniy minellehebi.
32. İnneha termiy bişererin kelkasri.
33. Keennehu cimaletun sufrun.
34. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
35. Haza yevmu la yentıkune.
36. Ve la yu’zenu lehum feya’tezirune.
37. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
38. Haza yevmulfasli cema’nakum vel’evveliyne.
39. Fein kane lekum keydun fekiyduni.
40. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
41. İnnelmuttekıyne fiy zılalin ve ‘uyunin.
42. Ve fevakihe mimma yeştehune.
43. Kulu veşrebu heniy’en bima kuntum ta’melune.
44. İnna kezalike necziylmuhsiniyne.
45. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
46. Kulu ve temette’u kaliylen innekum mucrimune.
47. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
48. Ve iza kıyle lehumurke’u la yerke’une.
49. Veylun yevmeizin lilmukezzibiyne.
50. Febieyyi hadiysin ba’dehu yu’minune.

Murselat Suresinin Arapça Yazılışı

Murselat suresinin Arapça yazılışı, ise şu şekildedir;

وَالْمُرْسَلَاتِ عُرْفًا ﴿١
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًا ﴿٢
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًا ﴿٣
فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًا ﴿٤
فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا ﴿٥
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا ﴿٦
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌ ﴿٧
فَإِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْ ﴿٨
وَإِذَا السَّمَاء فُرِجَتْ ﴿٩
وَإِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْ ﴿١٠
وَإِذَا الرُّسُلُ أُقِّتَتْ ﴿١١
لِأَيِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ ﴿١٢
لِيَوْمِ الْفَصْلِ ﴿١٣
وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِ ﴿١٤
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٥
أَلَمْ نُهْلِكِ الْأَوَّلِينَ ﴿١٦
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْآخِرِينَ ﴿١٧
كَذَلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ ﴿١٨
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿١٩
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّاء مَّهِينٍ ﴿٢٠
فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَّكِينٍ ﴿٢١
إِلَى قَدَرٍ مَّعْلُومٍ ﴿٢٢
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ ﴿٢٣
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٤
أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ كِفَاتًا ﴿٢٥
أَحْيَاء وَأَمْوَاتًا ﴿٢٦
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ شَامِخَاتٍ وَأَسْقَيْنَاكُم مَّاء فُرَاتًا ﴿٢٧
وَيْلٌ يوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٢٨
انطَلِقُوا إِلَى مَا كُنتُم بِهِ تُكَذِّبُونَ ﴿٢٩
انطَلِقُوا إِلَى ظِلٍّ ذِي ثَلَاثِ شُعَبٍ ﴿٣٠
لَا ظَلِيلٍ وَلَا يُغْنِي مِنَ اللَّهَبِ ﴿٣١
إِنَّهَا تَرْمِي بِشَرَرٍ كَالْقَصْرِ ﴿٣٢
كَأَنَّهُ جِمَالَتٌ صُفْرٌ ﴿٣٣
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٤
هَذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ ﴿٣٥
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ ﴿٣٦
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٣٧
هَذَا يَوْمُ الْفَصْلِ جَمَعْنَاكُمْ وَالْأَوَّلِينَ ﴿٣٨
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌ فَكِيدُونِ ﴿٣٩
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٠
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي ظِلَالٍ وَعُيُونٍ ﴿٤١
وَفَوَاكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ ﴿٤٢
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنِيئًا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ﴿٤٣
إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنينَ ﴿٤٤
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٥
كُلُوا وَتَمَتَّعُوا قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ ﴿٤٦
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٧
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ ﴿٤٨
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ﴿٤٩
فَبِأَيِّ حَدِيثٍ بَعْدَهُ يُؤْمِنُونَ ﴿٥٠

Murselat Suresinin Türkçe Anlamı

Murselat suresinin Türkçe anlamı, şöyledir;

1,2,3,4,5,6,7.Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
8.Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
9.Gök yarıldığı zaman,
10.Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
11.Peygamberler için (ümmetlerine şahitlik etmek üzere) vakit belirlendiği zaman (kıyamet gerçekleşir).
12.(Bu) hangi güne ertelenmiştir?
13.Hüküm ve ayırım gününe.
14.Hüküm ve ayırım gününü sen ne bileceksin.
15.O gün vay yalanlayanların hâline!
16.Biz öncekileri helâk etmedik mi?
17.Sonra arkadan gelenleri de onların peşine takacağız.
18.Biz suçlulara işte böyle yaparız.
19.O gün vay yalanlayanların hâline!
20.Biz sizi bayağı bir sudan (meniden) yaratmadık mı?
21,22.Sonra onu belli bir süreye kadar sağlam bir yerde (ana rahminde) tuttuk.
23.Sonra da ona ölçülü bir biçim verdik. Biz ne güzel biçim verenleriz!
24.O gün vay yalanlayanların hâline!
25,26.Biz yeryüzünü dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
27.Orada sabit yüce dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?
28.O gün vay yalanlayanların hâline!
29.Onlara şöyle denecek: “Yalanlamakta olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin.”
30,31.“Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur.”
32.Şüphesiz cehennem, her biri saray büyüklüğünde kıvılcımlar saçar.
33.Bunlar sanki birer kızıl devedir.
34.O gün vay yalanlayanların hâline!
35.Bu, konuşamayacakları gündür.
36.Onlara izin de verilmez ki, özür dilesinler.
37.O gün vay yalanlayanların hâline!
38.Bu, hüküm ve ayırma günüdür. Sizi ve öncekileri bir araya toplamışızdır.
39.Eğer bir tuzağınız varsa, haydi bana tuzak kurun!
40.O gün vay yalanlayanların hâline!
41.Allah’a karşı gelmekten sakınanlar, gölgeler içinde ve pınar başlarındadırlar.
42.Canlarının çektiği meyveler içerisindedirler.
43.Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”
44.Şüphesiz biz iyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
45.O gün vay yalanlayanların hâline!
46.Ey inkâr edenler! (Dünyada) yiyin ve birazcık yararlanın! Şüphesiz sizler suçlularsınız.
47.O gün vay yalanlayanların hâline!
48.Onlara, “Rükû edin (namaz kılın)” dendiği zaman rükû etmezler.
49.O gün vay yalanlayanların hâline!
50.Onlar artık ondan (Kur’an’dan) sonra hangi söze inanacaklar?

Murselat Suresinin Fazileti

Murselat suresinin fazileti, hakkında Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Her kim Murselat suresini (vird olarak) okursa, onun için ‘filan kişi müşriklerden değildir‘ diye yazılır.
Atılan iftiralardan kolayca uzaklaşır,
Murselat Suresi Kişiyi Şirk Koşmaktan Uzak tutar.

Murselat Suresi Dinle

Murselat suresi dinle, bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz;

https://youtu.be/Lkmur3r7x48

Nebe Suresi 

Nebe Süresi, nebe kelimesinden gelmekte olup, haber anlamı taşır. Surenin ikinci ayetinde geçen bu kelimeden dolayı Nebe Suresi adını almıştır. Bu surede kastedilen haber, kıyametin ne zaman kopacağının haberidir. Bazı kaynaklarda, “Amme ye-tesâelûn” adıyla da anılmıştır. Bunların dışında “Amme, Tesâül, Mu’sırat” adlarıyla da anılmaktadır. Mushafın bu sureyle başlayan ve son cüzünü (30. cüz) meydana getiren 37 surenin yer aldığı kısım “Amme cüzü” diye de bilinir. 40 ayetten oluşan Nebe suresi, Mekke’de inmiştir.

Nebe Suresinin Okunuşu 

Nebe suresinin okunuşu, şu şekildedir;

Bismillahirrahmanirrahim
1.    Amme yetesaelune.
2.    Aninnebeil’azıymi.
3.    Elleziy hum fiyhi muhtelifune.
4.    Kella seya’lemune.
5.    Sümme kella seya’lemune.
6.    Elem nec’alil’arda mihaden.
7.    Velcibale evtaden.
8.    Ve halaknakum ezvacen.
9.    Ve ce’alna nevmekum subaten.
10.    Ve ce’alnelleyle libasen.
11.    Ve ce’alnennehare me’aşen.
12.    Ve beneyna fevkakum seb’an şidaden.
13.    Ve ce’alna siracen vehhacen.
14.    Ve enzelna minelmu’sırati maen seccacen.
15.    Linuhrice bihi habben ve nebaten.
16.    Ve cennatin elfafen.
17.    İnne yevmelfasli kane miykaten.
18.    Yevme yunfehu fiyssuri fete’tune efvacen.
19.    Ve futihatissemau fekanet ebvaben.
20.    Ve suyyiretilcibalu fekanet seraben.
21.    İnne cehenneme kanet mirsaden
22.    Littağıyne meaben.
23.    Labisiyne fiyha ahkaben.
24.    La yezukune fiyha berden ve la şeraben.
25.    İlla hamiymen ve ğassakan.
26.    Cezaen vifakan.
27.    İnnehum kanu la yercune hısaben.
28.    Ve kezzebu biayatina kizzaben.
29.    Ve kulle şey’in ahsaynahü kitaben.
30.    Fezuku felen neziydekum illa ‘azaben.
31.    İnne lilmuttekıyne mefazen.
32.    Hadaika ve a’naben.
33.    Ve keva’ıbe etraben.
34.    Ve ke’sen dihakan.
35.    La yesme’une fiyha lağven ve la kizzaben.
36.    Cezaen min rabbike ‘ataen hısaben.
37.    Rabbissemavati vel’ardı ve ma beynehumerrahmani la yemlikune minhu hıtaben.
38.    Yevme yekumurruhu velmelaiketu saffen la yetekellemune illa men ezine lehurrahmanu ve kale savaben.
39.    Zalikelyevmulhakku femen şaettehaze ila rabbihi meaben.
40.    İnna enzernakum ‘azaben kariyben yevme yenzurulmer’u ma kaddemet yedahu ve yekululkafiru ya leyteniy kuntu turaben.

Nebe Suresinin Arapça Yazılışı

Nebe suresinin Arapça yazılışı, şöyledir;

بسم الله الرحمٰن الرحيم
عَمَّ يَتَسَاءَلُونَ ﴿١﴾ عَنِ النَّبَإِ الْعَظِيمِ ﴿٢﴾ الَّذِي هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ ﴿٣﴾ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ﴿٤﴾ ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ ﴿٥﴾ أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْ‌ضَ مِهَادًا ﴿٦﴾ وَالْجِبَالَ أَوْتَادًا ﴿٧﴾ وَخَلَقْنَاكُمْ أَزْوَاجًا ﴿٨﴾ وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا ﴿٩﴾ وَجَعَلْنَا اللَّيْلَ لِبَاسًا ﴿١٠﴾ وَجَعَلْنَا النَّهَارَ‌ مَعَاشًا ﴿١١﴾ وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا ﴿١٢﴾ وَجَعَلْنَا سِرَ‌اجًا وَهَّاجًا ﴿١٣﴾ وَأَنزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَ‌اتِ مَاءً ثَجَّاجًا ﴿١٤﴾ لِّنُخْرِ‌جَ بِهِ حَبًّا وَنَبَاتًا ﴿١٥﴾ وَجَنَّاتٍ أَلْفَافًا ﴿١٦﴾ إِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مِيقَاتًا ﴿١٧﴾ يَوْمَ يُنفَخُ فِي الصُّورِ‌ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا ﴿١٨﴾ وَفُتِحَتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ أَبْوَابًا ﴿١٩﴾ وَسُيِّرَ‌تِ الْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَ‌ابًا ﴿٢٠﴾ إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْ‌صَادًا ﴿٢١﴾ لِّلطَّاغِينَ مَآبًا ﴿٢٢﴾ لَّابِثِينَ فِيهَا أَحْقَابًا ﴿٢٣﴾ لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْ‌دًا وَلَا شَرَ‌ابًا ﴿٢٤﴾ إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا ﴿٢٥﴾ جَزَاءً وِفَاقًا ﴿٢٦﴾ إِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْ‌جُونَ حِسَابًا ﴿٢٧﴾ وَكَذَّبُوا بِآيَاتِنَا كِذَّابًا ﴿٢٨﴾ وَكُلَّ شَيْءٍ أَحْصَيْنَاهُ كِتَابًا ﴿٢٩﴾ فَذُوقُوا فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا ﴿٣٠﴾ إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا ﴿٣١﴾ حَدَائِقَ وَأَعْنَابًا ﴿٣٢﴾ وَكَوَاعِبَ أَتْرَ‌ابًا ﴿٣٣﴾ وَكَأْسًا دِهَاقًا ﴿٣٤﴾ لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا كِذَّابًا ﴿٣٥﴾ جَزَاءً مِّن رَّ‌بِّكَ عَطَاءً حِسَابًا ﴿٣٦﴾ رَّ‌بِّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْ‌ضِ وَمَا بَيْنَهُمَا الرَّ‌حْمَـٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًا ﴿٣٧﴾ يَوْمَ يَقُومُ الرُّ‌وحُ وَالْمَلَائِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ الرَّ‌حْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا ﴿٣٨﴾ ذَٰلِكَ الْيَوْمُ الْحَقُّ ۖ فَمَن شَاءَ اتَّخَذَ إِلَىٰ رَ‌بِّهِ مَآبًا ﴿٣٩﴾ إِنَّا أَنذَرْ‌نَاكُمْ عَذَابًا قَرِ‌يبًا يَوْمَ يَنظُرُ‌ الْمَرْ‌ءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ الْكَافِرُ‌ يَا لَيْتَنِي كُنتُ تُرَ‌ابًا ﴿٤٠

Nebe Suresinin Türkçe Anlamı 

Nebe suresinin Türkçe anlamı, ise şu şekildedir;

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
1. Birbirlerine neyi soruyorlar?
2. O büyük haberden mi?
3. (İnanıp inanmamakta) ayrılığa düşmektedirler.
4. Hayır! Anlayacaklar!
5. Yine hayır! Onlar anlayacaklar!
6. Biz yeryüzünü bir döşek, yapmadık mı?
7. Dağları da birer kazık.
8. Sizi çifter-çifter yarattık.
9. Uykunuzu bir dinlenme kıldık.
10. Geceyi bir örtü yaptık.
11. Gündüzü de çalışıp kazanma zamanı kıldık.
12. Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik.
13. (Orada) alev-alev yanan bir kandil yarattık.
14. Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
15. Size tohumlar, bitkiler, yetiştirmek için
16. Ve ağaçları(birbirine) sarmaş dolaş bahçeler.
17. Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
18. Sûr’a üflendiği gün, bölük-bölük Allah’a gelirsiniz.
19. Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
20. Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
21. Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
22. Azgınların barınacağı yerdir (cehennem).
23. (Azgınlar) orada çağlar boyu kalacaklar,
24. Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,
25. Kaynar su ve irin (tadarlar).
26. Ancak (dünyada yaptıklarına) uygun karşılık olarak.
27. Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
28. Bizim âyetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
29. Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
30. Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
32. Bahçeler, bağlar,
33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
34. Ve içki dolu kâse(ler).
35. Onlar orada ne boş bir lâkırdı ne de yalan işitirler.
36. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükâfatıdır.
37. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O’na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
38. Ruh (Cebrail) ve melekler saf-saf olup durduğu gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
39. İşte o, kesin olarak gelecek gündür. O halde dileyen Rabbine varan bir yol tutsun.
40. Biz, yakın bir azap ile sizi uyardık. O gün kişi önceden yaptıklarına bakacak ve inkârcı kişi: “Keşke toprak olsaydım!” diyecektir.

Nebe Suresinin Fazileti

Nebe suresinin fazileti, şu şekildedir;

Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “Nebe Suresini öğreniniz ve öğretiniz. Bu sureyi okuyan kimseye Allah’u Teala kıyamet gününde Kevser şarabından içirir.”(1)
Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: “İkindi namazından sonra Nebe suresini (vird olarak) okursa, Allah’u Teala o kimsenin rızkını artırır (kazancına bereket ihsan eder), Ona dünya dağları ağırlığınca iyilikler yazılır. Kıyamet günü yüce Allah her bir kılını nurlu kılar. Dünyadan cenneteki makamını görmeden de çıkmaz.”(2)

Nebe Suresi Dinle

Nebe suresi dinle, bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

İnşikak Suresi Hakkında Bilgi

İnşikak suresi kıyametin kopmasından ve sonrasında yaşanacak durumlardan bahsetmektedir. Kıyamet günü inanların defterleri sağdan verilirken inanmayanların defterinin soldan verileceğinden, ceza ve ödüllerden bahsedilmiştir. İnşikak suresine göre kıyamet günü yeryüzü bütün ihtişamı ve ölüleriyle beraber boşalacak ve tüm kullar Allah katında hesaba çağrılacaktır.  Kuranı yalanlayanların, inanmayanların azap görecekler ve ölmeyi dileyecekleri de inşikak suresinde yer almaktadır. Kurana inanıp iyi amellerde bulunanların mükâfatlandırılacağı surede açıkça belirtilmiştir.

İnşikak Suresinin Okunuşu

İnşikak suresi okunuşu şu şekildedir;

Bismillahirrahmanirrahim

1.      İzessemaunşakkat.

2.      Ve ezinet lirabbiha ve hukkat.

3.      Ve izel’ardu muddet.

4.      Ve elkat ma fiyha ve tehallet.

5.      Ve ezinet lirabbiha ve hukkat.

6.      Ya eyyuhel’insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan femulakıyhi.

7.      Femma men utiye kitabehu biyemiynihi.

8.      Fesevfe yuhasebu hısaben yesiyren.

9.      Ve yenkalibu ila ehlihi mesruren.

10.    Ve emma men utiye kitabehu verae zahrihi.

11.    Fesevfe yed’u suburen.

12.    Ve yasla se’ıyren.

13.    İnnehu kane fiy ehlihi mesruren.

14.    İnnehu zanne en len yehure.

15.    Bela inne rabbehu kane bihi basıyren.

16.    Fela uksimü bişşefekı.

17.    Velleyli ve ma veseka.

18.    Velkameri izetteseka.

19.    Leterkebunne tabekan ‘an tabekın.

20.    Femalehum la yu’minune.

21.    Ve iza kurie ‘aleyhimülkur’anu la yescudune.

22.    Belilleziyne keferu yukezzibune.

23.    Vallahu a’lemu bima yu’une.

24.    Febeşşirhüm bi’azabin eliymin.

25.    İllelleziyne amenu ve ‘amilussalihati lehum erun gayru memnunin.

 İnşikak Suresinin Arapça Yazılışı

İnşikak suresi arapça yazılışı şu şekildedir;

إِذَا السَّمَاء انشَقَّتْ

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ

وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ

فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا

وَيَنقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا

وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاء ظَهْرِهِ

فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا

وَيَصْلَى سَعِيرًا

إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا

إِنَّهُ ظَنَّ أَن لَّن يَحُورَ

بَلَى إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا

فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ

وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ

وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ

لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَن طَبَقٍ

فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ*

بَلِ الَّذِينَ كَفَرُواْ يُكَذِّبُونَ

وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ

فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

İnşikak Suresinin Türkçe Anlamı

İnşikak suresi Türkçe anlamı;

Bismillahirrahmanirrahim

1, 2.   Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

3, 4.   Yer uzatılıp dümdüz edildiği ve içindekileri atıp boşaldığı zaman,

5.      Rabbini dinlediği zaman -ki ona yaraşan da budur- (insan yaptıklarını karşısında bulur!)

6.      Ey insan! Şüphesiz, sen Rabbine (kavuşuncaya kadar) didinip duracak ve sonunda didinmenin karşılığına kavuşacaksın.

7.      Kime kitabı sağından verilirse,

8.      Hesabı çok kolay bir şekilde görülecek,

9.      Sevinçli olarak ailesine dönecektir.

10.    Fakat kime kitabı arkasından verilirse,

11, 12.        “Helâk!” diye bağıracak ve alevli ateşe girecektir.

13.    Çünkü o, (dünyada iken) ailesi içinde sevinçli idi.

14.    Çünkü o hiçbir zaman Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.

15.    Hayır! Sandığı gibi değil! Şüphesiz Rabbi onu görüyordu.

16.    Yemin ederim şafağa,

17.    Geceye ve içinde topladıklarına,

18.    Dolunay halindeki aya ki,

19.    Şüphesiz siz halden hale geçeceksiniz.

20.    Böyleyken onlara ne oluyor da iman etmiyorlar?

21.    Onlara Kur’an okunduğu zaman secde etmiyorlar.

22.    Daha doğrusu, inkar edenler (Kur’an’ı) yalanlıyorlar.

23.    Halbuki Allah, içlerinde ne sakladıklarını çok iyi bilir.

24.    Öyle ise sen onlara elem dolu bir azabı müjdele!

25.    Ancak iman edip de sâlih ameller işleyenler başka. Onlar için, bitmez tükenmez bir mükafat vardır.

İnşikak Suresinin Fazileti

İnşikak suresi fazileti baş ağrısına iyi gelmesidir. İnşikak suresini sürekli okuyan kişi baş ağrısı çekmez. Doğumu yaklaşan hamile kadın sureyi sürekli okursa kolay bir doğum geçirir. İnşikak suresini bir başkasına okuma onun üzerindeki kara bulutları kederi dağıtır. Konuşmada güçlük, kekemelik çeken çocuklara inşikak suresini okumak iyi gelecektir. İnşikak suresini okumak, yanında bulundurmak kişiyi zehirli hayvanlara karşı korur.

İnşikak Duası Dinle

İnşirah Suresi Hakkında Bilgi

İnşirah Suresi, kelime anlamı genişlemek, ferahlamak, açılmak olan ‘İnşirah’ ifadesinden adını alır. Sure, Peygamber Efendimiz’in göğsünün açılarak huzur ve ferahlığa kavuşmasını anlattığından dolayı bu isimle anılır. 8 ayetten oluşmuş olup Kur’an-ı Kerim’in 94. Suresidir. Mekke şehrinde nazil olmuştur.

Surede de belirtildiği üzere, Yüce Allah’ın emri ile Peygamberimizin göğsü açılarak onun manevi anlamda ferahlamasının sağlandığı anlatılır. İslam hakikatlerine inanan ya da inanmaya herkesin yaşamlarında bir takım sıkıntılar yaşayabileceği, bu problemleri aşabilmek için de birçok çözüm yolunun bulunduğu belirtilir. İnsanların yaratılışları gereği çalışmaları ve gayret göstermeleri gerektiği, tembellik etmelerinin insanoğlunun var olma esaslarına aykırı olduğundan bahsedilmektedir.

İnşirah Suresinin Okunuşu

İnşirah suresinin okunuşu şöyledir;

Bismillahirrahmanirrahim.

1- Elem neşrah leke sadrek
2- Ve vada’na ‘anke vizreke
3- Elleziy enkada zahreke
4- Ve refa’na leke zikreke
5- Feinne me’al’usri yüsren
6- İnne me’al’usri yüsren
7- Feiza ferağte fensab
8- Ve ila rabbike ferğab

İnşirah Suresinin Arapça Yazılışı

İnşirah Suresi Arapça, yazılışı şu şekildedir;

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

َلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿1﴾ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ﴿2﴾ اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ﴿3﴾ وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ﴿4﴾ فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ ﴿5﴾ اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ ﴿6﴾ فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ﴿7﴾ وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿8﴾

İnşirah Suresinin Türkçe Anlamı

İnşirah Suresinin Türkçe Anlamı, şöyledir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

1. ayet: Biz, senin göğsünü yarıp-genişletmedik mi?

2. ayet: Ve yükünü indirip-atmadık mı?

3. ayet: Ki o, senin belini bükmüştü;

4. ayet: Senin zikrini (şanını) yüceltmedik mi?

5. ayet: Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.

6. ayet: Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.

7. ayet: Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.

8. ayet: Ve yalnızca Rabbine rağbet et.

İnşirah Suresinin Fazileti

İnşirah Suresi Fazileti, adından da anlaşılacağı gibi okuyan kimseye gönül ferahlığı veren bu surenin faziletleri pek çoktur. Özellikle dünyevi sıkıntılarından dolayı gönül darlığı ve iç sıkıntısı yaşayanların okuması tavsiye edilir. Ayrıca 5 vakit namazın arkasından okunmaya devam edildiği takdirde işlerin kolaylaşacağı ve kalbin huzur dolacağı ifade edilir.

İnşirah Suresi Dinle

https://www.youtube.com/watch?v=P9hzfvs1-hA

Hakka Suresi Hakkında Bilgi

Hakka Suresi, başlangıç ifadesi olan ‘’el-Hakka’’ kelimesinden adını almaktadır. ‘El-Hakka’ ile kıyametin kastedildiği sure Kur’an-ı Kerim’de 69. sıradadır ve 52 ayetten oluşur. Ayrıca Mekke şehrinde indirilmiştir.

Kendisine elçiler gönderilerek doğru yola çağrılan bir takım toplulukların bu çağrıya uymayarak helak olduklarından bahsedilen surede, kıyametin inkar edilmesinin cehennemde yanmaya sebep olacak derecede büyük günah olduğundan ve bir gün mutlaka kıyametin kopacağından bahsedilmektedir. Ayrıca hesap günü geldiğinde, kişinin dünya hayatında kazandığı mal varlığının kendisine bir fayda vermeyeceğine, kurtuluşu için yardımcı olacak tek kazancının yapmış olduğu iyi ameller olacağına değinilmiştir.

Hakka Suresinin Okunuşu

Hakka suresinin okunuşu şöyledir;

Bismillahirrahmanirrahim.

1. Elhakkatu.
2. Melhakkatu.
3. Ve ma edrake melhakkatu.
4. Kezzebet semudu ve ‘adun bilkari’ati.
5. Feemma semudu feuhliku bittağıyeti.
6. Ve emma ‘adun feuhliku birıyhın sarsarin ‘atiyetin.
7. Sahhareha ‘aleyhim seb’a leyalin ve semaniyete eyyamin husumen feterelkavme fiyha sar’a keennehum a’cazu nahlin haviyetin.
8. Fehel tera hehum min bakıyetin.
9. Ve cae fir’avnu ve men kablehu velmu’tefikatu bilhatıeti.
10. Fe’asav resule rabbihim feehazehum ahzeten rabiyeten.
11. İnna lemma tağalmau hamelnakum fiylcariyeti.
12. Linec’aleha lekum tezkireten ve te’ıyeha uzunun va’ıyetun.
13. Feiza nufiha fiysuri nefhatun vahıdetun.
14. Ve humiletil’ardu velcibalu fedukketa dekketen vahıdeten.
15. Feyevmeizin veka’atilvakı’atu.
16. Venşakkatissema’u fehiye yevmeizin vahiyetun.
17. Velmeleku ‘ala ercaiha ve yahmilu ‘arşe rabbike fevkahum yevmeizin semaniyetun.
18. Yevmeizin tu’radune la tahfa minkum hafiyetun.
19. Feemma men utiye kitabehu bi yemiynihi feyekulu haumu’krau kitabiyeh.
20. İnniy zanentu enniy mulakın hısabiyeh.
21. Fehuve fiy ‘ıyşetin radıyetin.
22. Fiy cennetin ‘aliyetin.
23. Kutufuha daniyetun.
24. Kulu veşrebu heniyen bima esleftum fiyl’eyyamilhaliyeti.
25. Ve emma men utiye kitabehu bişimalihi feyekulu ya leyteniy lem ute kitabiyeh.
26. Ve lem edri ma hısabiyeh.
27. Ya leyteha kanetilkadıyete.
28. Ma ağna ‘anniy maliyeh.
29. Heleke ‘anniy sultaniyeh.
30. Huzuhu feğulluhu .
31. Summel cehıyme salluhu.
32. Summe fiy silsi letin zer’uha seb’une zira’an feslukuhu.
33. İnnehu kane la yu’minu billahil’a zıymi.
34. Ve la yehuddu ‘ala ta’amil miskiyni.
35. Feleyse lehulyevme hahuna hamiymun.
36. Ve la ta’amun illa min ğısliynin.
37. La ye’kuluhu illelhatıune.
38. Fela uksimu bima tubsırune.
39. Ve ma la tubsırune.
40. İnnehu lekavlu resulin keriymin.
41. Ve ma huve bikavli şa’ırin kaliylen ma tu’minune.
42. Ve la bilkavli kahinin kaliylen ma tezekkerune.
43. Tenziylun min rabbil’alemiyne.
44. Velev tekavvele ‘aleyna ba’dal’ekaviyli.
45. Leehazna minhu bilyemiyni.
46. Summe lekata’na minhulvetiyne.
47. Fema minkum min ehadin ‘anhu haciziyne.
48. Ve innehu letezkiretun lilmuttekıyne.
49. Ve inna lena’lemu enne minkum mukezzibiyne.
50. Ve innehu lehasretun ‘alelkafiriyne.
51. Ve innehu lehakkulyakıyni.
52. Fesebbih bismi rabbikel’azıymi.

Hakka Suresinin Arapça Yazılışı

Hakka Suresi Arapça, yazılışı şu şekildedir;

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

اَلْحَٓاقَّةُۙ ﴿1﴾ مَا الْحَٓاقَّةُۚ ﴿2﴾ وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ ﴿3﴾ كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ ﴿4﴾ فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِيَةِ ﴿5﴾ وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِر۪يحٍ صَرْصَرٍ عَاتِيَةٍۙ ﴿6﴾ سَخَّرَهَا عَلَيْهِمْ سَبْعَ لَيَالٍ وَثَمَانِيَةَ اَيَّامٍۙ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ ف۪يهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِيَةٍۚ ﴿7﴾ فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِيَةٍ ﴿8﴾ وَجَٓاءَ فِرْعَوْنُ وَمَنْ قَبْلَهُ وَالْمُؤْتَفِكَاتُ بِالْخَاطِئَةِۚ ﴿9﴾ فَعَصَوْا رَسُولَ رَبِّهِمْ فَاَخَذَهُمْ اَخْذَةً رَابِيَةً ﴿10﴾ اِنَّا لَمَّا طَغَا الْمَٓاءُ حَمَلْنَاكُمْ فِي الْجَارِيَةِۙ ﴿11﴾ لِنَجْعَلَهَا لَكُمْ تَذْكِرَةً وَتَعِيَهَٓا اُذُنٌ وَاعِيَةٌ ﴿12﴾ فَاِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌۙ ﴿13﴾ وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً ﴿14﴾ فَيَوْمَئِذٍ وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ ﴿15﴾ وَانْشَقَّتِ السَّمَٓاءُ فَهِيَ يَوْمَئِذٍ وَاهِيَةٌۙ ﴿16﴾ وَالْمَلَكُ عَلٰٓى اَرْجَٓائِهَاۜ وَيَحْمِلُ عَرْشَ رَبِّكَ فَوْقَهُمْ يَوْمَئِذٍ ثَمَانِيَةٌۜ ﴿17﴾ يَوْمَئِذٍ تُعْرَضُونَ لَا تَخْفٰى مِنْكُمْ خَافِيَةٌ ﴿18﴾ فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُ۬مُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ ﴿19﴾ اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ ﴿20﴾ فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ ﴿21﴾ ف۪ي جَنَّةٍ عَالِيَةٍۙ ﴿22﴾ قُطُوفُهَا دَانِيَةٌ ﴿23﴾ كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ ﴿24﴾ وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ ﴿25﴾ وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ ﴿26﴾ يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ ﴿27﴾ مَٓا اَغْنٰى عَنّ۪ي مَالِيَهْۚ ﴿28﴾ هَلَكَ عَنّ۪ي سُلْطَانِيَهْۚ ﴿29﴾ خُذُوهُ فَغُلُّوهُۙ ﴿30﴾ ثُمَّ الْجَح۪يمَ صَلُّوهُۙ ﴿31﴾ ثُمَّ ف۪ي سِلْسِلَةٍ ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا فَاسْلُكُوهُۜ ﴿32﴾ اِنَّهُ كَانَ لَا يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ الْعَظ۪يمِۙ ﴿33﴾ وَلَا يَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْك۪ينِۜ ﴿34﴾ َلَيْسَ لَهُ الْيَوْمَ هٰهُنَا حَم۪يمٌۙ ﴿35﴾ وَلَا طَعَامٌ اِلَّا مِنْ غِسْل۪ينٍۙ ﴿36﴾ لَا يَأْكُلُهُٓ اِلَّا الْخَاطِؤُ۫نَ۟ ﴿37﴾ فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَۙ ﴿38﴾ وَمَا لَا تُبْصِرُونَۙ ﴿39﴾ اِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَر۪يمٍۚ ﴿40﴾ وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍۜ قَل۪يلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ ﴿41﴾ وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ ﴿42﴾ تَنْز۪يلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ ﴿43﴾ وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ ﴿44﴾ لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ ﴿45﴾ ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۘ ﴿46﴾ فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِز۪ينَ ﴿47﴾ وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّق۪ينَ ﴿48﴾ وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّب۪ينَ ﴿49﴾ وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِر۪ينَ ﴿50﴾ وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَق۪ينِ ﴿51﴾ فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظ۪يمِ ﴿52﴾

Hakka Suresinin Türkçe Anlamı

Hakka Suresinin Türkçe Anlamı, şöyledir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

1. ayet: ‘Elbette gerçekleşecek olan’ (kıyamet).

2. ayet: Nedir o ‘muhakkak gerçekleşecek olan?’

3. ayet: O gerçekleşecek olanı (kıyameti) sana bildiren nedir?

4. ayet: Semud ve Ad (toplumları), karia’yı yalan saydılar.

5. ayet: Bu nedenle Semud (halkı), korkunç bir sesle helak edildi.

6. ayet: Ad (halkın)a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile helak edildiler.

7. ayet: (Allah) Onu, yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etti. Öyle ki, o kavmin, orada sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldığını görürsün.

8. ayet: Şimdi onlardan hiç arta kalan (bir şey) görüyor musun?

9. ayet: Firavun (kavmi), ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı da hep) o hata ile (tarih sahnesine) geldiler.

10. ayet: Böylece Rablerinin elçisine isyan ettiler. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir yakalayışla yakaladı.

11. ayet: Gerçek şu ki, su taştığı zaman, o gemide Biz sizi taşıdık;

12. ayet: Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. ‘Gerçeği belleyip kavrayabilen’ kullar da onu belleyip-kavrasın.’

13. ayet: Artık sur’a tek bir üfürülüşle üfürüleceği.

14. ayet: Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp kaldırılacağı, ardından tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp parça parça olacağı zaman.

15. ayet: İşte o gün, vakıa (bir gerçek olan kıyamet) artık vukubulmuş (gerçekleşmiş)tur.

16. ayet: Gök yarılıp-çatlamıştır; artık o gün, ‘sarkmış-za’fa uğramıştır.’

17. ayet: Melek(ler) ise, onun çevresi üzerindedir. O gün, Rabbinin arşını onların da üstünde sekiz (melek) taşır.

18. ayet: Siz o gün arzolunursunuz; sizden yana hiçbir gizli (şey), gizli kalmaz.

19. ayet: Artık kitabı sağ-eline verilen kişi, der ki: “Alın, kitabımı okuyun.”

20. ayet: “Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım.”

21. ayet: Artık o, hoşnut bir yaşama içindedir.

22. ayet: Yüksek bir cennette.

23. ayet: Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün)leri pek yakındır.

24. ayet: “Geride kalan günlerde, ‘peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere,’ afiyetle yiyin ve için.”

25. ayet: Kitabı sol eline verilen ise; o da, der ki: “Bana keşke kitabım verilmeseydi.”

26. ayet: “Hesabımı hiç bilmeseydim.”

27. ayet: “Keşke o (ölüm herşeyi) kesip bitirseydi.

28. ayet: “Malım bana hiçbir yarar sağlayamadı.”

29. ayet: “Güç ve kudretim yok olup gitti.”

30. ayet: (Allah buyruk verir:) “Onu tutuklayın, hemen bağlayın.”

31. ayet: “Sonra çılgın alevlerin içine atın.”

32. ayet: “Daha sonra onu, uzunluğu yetmiş arşın olan bir zincire vurup gönderin.”

33. ayet: “Çünkü, o, büyük olan Allah’a iman etmiyordu.”

34. ayet: “Yoksula yemek vermeye destekçi olmazdı.”

35. ayet: “Bundan dolayı bugün, kendisine hiçbir sıcak dost yoktur.”

36. ayet: “İrin ve kan karışımından başka bir yemek yoktur.”

37. ayet: “Bunu da, hata edenlerden başkası yemez.”

38. ayet: Hayır; gördüklerinize yemin ederim,

39. ayet: Görmediklerinize de.

40. ayet: Hiç şüphesiz o (Kur’an), şerefli bir elçinin kesin sözüdür.

41. ayet: O, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz?

42. ayet: Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz?

43. ayet: Alemlerin Rabbinden bir indirilmedir.

44. ayet: Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı.

45. ayet: Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik.

46. ayet: Sonra onun can damarını elbette keserdik.

47. ayet: O zaman, sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip-uzaklaştıramazdı.

48. ayet: Çünkü o (Kur’an, Allah’tan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.

49. ayet: Elbette Biz, içinizde yalanlayanların bulunduğunu biliyoruz.

50. ayet: Gerçekten o (Kur’an), kafirler için bir hasrettir.

51. ayet: Ve şüphesiz o, kesin bir gerçektir (hakku’l-yakîn).

52. ayet: Öyleyse, büyük Rabbini ismiyle tesbih et.

Hakka Suresinin Fazileti

Hakka Suresi fazileti, bu sureyi okumanın kişinin hesabını kolaylaştıracağı ifade edilmektedir. Peygamber Efendimizin bir hadis-i şerifinde buyurduğuna göre : ‘’Her kim Hakka Suresini (vird olarak) okursa, Allah, kıyamet gününde onu kolay bir hesapla hesaba çeker.’’

Hakka Suresi Dinle

Hadid Suresi Hakkında Bilgi

Hadid Suresi, 29 ayetten oluşmuş olup Medine’de nazil olmuştur. Kur’an-ı Kerim’in 57. Suresi olan Hadid, ismini 25. Ayette geçen ve ‘demir’ anlamına gelen ifadeden almıştır. Ayrıca ‘Müsebbihat’ (tesbih ile başlayan) surelerinden birisidir.

Allah’a iman edip mümin olmak isteyenlerin aynı zamanda Yaradan’ın insanlara rehber olması için gönderdiği peygamberlere de inanmaları gerektiği, aksi durumda yalnız Allah’a imanın kurtuluş için yeterli olmayacağı anlatılır. Yüce Allah’ın insana bahşettiği mallardan yine onun yolunda infak etmelerinin farz olduğu, bu emre uyup da sahip olduklarını Allah’ın rızasına uygun harcayanların ahirette misliyle karşılığını alacaklarından bahsedilmiştir. Ayrıca ihtiyacı olanlara sadaka vermenin kadın ve erkek ayırmaksızın herkesin farz olduğu, bu emri yerine getireceklerin mükafatlarını alacakları da anlatılan konulardandır.

Hadid Suresinin Okunuşu

Hadid suresinin okunuşu şöyledir;

Bismillahirrahmanirrahim.

1. Sebbeha lillahi ma fiyssemavati velardı ve huvel’aziyzulhakiymu.

2. Lehu mulkussemavati vel’ardı yuhyiy ve yumiytu ve huve ‘ala kulli şey’in kadiyrun.

3. Huvel’evvelu vel’ahıru vezzahiru velbatınu ve huve bikulli şey’in ‘aliymun.

4. Huvelleziy halekassemavati vel’arda fiy sitteti eyyamin summesteva ‘alel’arşi ya’lemu ma yelicu fiylardı ve ma yahrucu minha ve ma yenzilu minessemai ve ma ya’rucu fiyha ve huve me’akum eyne ma kuntum vallahu bima ta’melune besıyrun.

5. Lehu mulkussemavati vel’ardı ve ilellahi turce’ul’umuru.

6. Yuliculleyle fiynnehari ve yulicunnehare fiylleyli ve huve ‘aleymun bizatissuduri.

7. Aminu billahi ve resulihi ve enfiku mimma ce’alekum mustahlefiyne fiyhi felleziyne amenu minkum ve enfeku lehum ecrun kebiyrun.

8. Ve ma lekum la tu’minune billahi verresulu yed’ukum litu’minu birabbikum ve kad ehaze miysakakum in kuntum mu’miniyne.

9. Huvelleziy yunezzilu ‘ala ‘abdihi ayiten beyyinatin liyuhricekum minezzilimati ilennuri ve innallahe bikum lereufun rahıymun.

10. Ve malekum ella tunfiku fiy sebiylellahi ve lillahi miyrasussemavati vel’ardı la yesteviy minkum men enfeka min kablilfethı ve katele ulaike a’zamu dereceten minelleziyne enfeku min ba’du ve katelu ve kullen ve’adallahulhusna vallahu bima ta’melune habiyrun.

11. Men zelleziy yukridullahe kardan hasenen feyuda’ıfehu lehu ve lehu ecrun keriymun.

12. Yevme terelmu’miniyne velmu’minati yes’a nuruhum beyne eydiyhim ve bieymanihim buşrakumulyevme cennatun tecriy min tahtihel’enharu haliduyne fiyha zalike huvelfevzul’azıymu.

13. Yevme yekululmunafikune velmunafikatu lilleziyne amenunzurna naktebis min nurikum kıylerci’u veraekum feltemisu nuren feduribe beynehum bisurin lehu babun batınuhu fiyhirrahmetu ve zahiruhu min kıbelihul’azabu.

14. Yunadunehum elem nekun me’akum kalu bela ve lakinnekum fetentum enfusekum ve terabbastum vertebtum ve ğarretkumul’emaniyyu hatta cae emrullahi ve ğarrekum billahilğaruru.

15. Felyevme la yu’hazu minkum fidyetun ve la minelleziyne keferu me’vakumunnaru hiye mevlakum ve bi’selmesıyru.

16. Elem ye’ni lilleziyne amenu en tahşe’a kulubuhum lizikrillahi ve ma nezele minelhakkı vela yekunu kelleziyne utulkitabe min kablu fetale ‘aleyhimul’emedu fekaset kulubuhum ve kesiyrun minhum fasikune.

17. İ’lemu ennallahe yuhyiyl’arda ba’de mevtiha kado beyyenna lekumul’ayati le’allekum ta’kılune.

18. İnnelmusaddikıyne velmusaddikati ve akredullahe kardan hasenen yuda’afu lehum ve lehum ecrun keruymun.

19. Velleziyne amenu billahi ve rusulihi ulaik humussıddiykune veşşuhedau’ınde rabbihim lehum ecruhum ve nuruhum velleziyne keferu ve kezzebu biayatina ulaik ashabulcahıymi.

20. I’lemu ennemelhayatuddnuya le’ıbun ve lehvun ve ziynetun ve tefahurun beynekum ve ziynetun ve tefahurun biynekum ve tekasurun fiyl’emvali vel’evladi kemeseli ğaysin a’cebelkuffare nebatuhu summe yekunu hutamen ve fiyl’ahıreti ‘azabun şeduydun ve mağfiretun minallahi ve rıdvanun ve melhayatuddunya illa meta’ulğururi.

21. Sabiku ila mağfiretin min rabbikum ve cennetin ‘arduha ke’ardissemai vel’ardı u’ıddet lilleziyne amenu billahi ve rusulihi zalike fadlullahi yu’tiyhi men yeşa’u vallahu zulfadlil’azıymi.

22. Ma esabe min musıybetin fiyl’ardı ve la fiy enfusikum illa fiy kitabin min kabli en nebreeha inne zalike ‘alellahi yesiyrun.

23. Likeyla te’sev ‘ala ma fatekum ve la tefrahu bima atakum vallahu la yuhıbbu kulle muhtalin fehurin.

24. Elleziyne yebhalune ve ye’murunennase bilbuhli ve men yetevelle feinnallahe huvelğaniyyulhamiydu.

25. Lekad erselna rusulena bilbeyyinati ve enzelna me’ahumulkitabe velmiyzane liyekumennasu bilkıstı ve enzelnelhadiyde fiyhi be’sun şediydun ve menafi’u linnasi ve liya’lemallahu men yensuruhu ve rusulehu bilğaybi innallahe kaviyyun ‘aziyzun.

26. Ve lekad erselna nuhan ve ibrahiyme ve ce’alna fiy zurriyyetihimennubuvvete velkitabe feminhum muhtedin ve kesiyrun minhum fasikune.

27. Summe kaffeyna ‘ala asarihim birusulina ve kaffeyna bi’ıysebni meryeme ve ateynahul’inciyle ve ce’alna fiy kulubilleziynettebe’uhu re’feten ve ramheten ve rehbaniyyetenibtede’uha ma ketebnaha ‘aleyhim illebtiğae rıdvanillahi fema re’avha hakka ri’ayetiha feateynelleziyne amenu minhum ecrehum ve kesiyrun minhum fasikune.

28. Ya eyyuhelleziyne amenuttekullahe ve aminu biresulihi yu’tikum kifleyni min rahmetihi ve yec’al lekum nuren temşune bihi ve yağfir lekum vallahu ğafurun rahıymun.

29. Liella ya’leme ehlulkitabi ella yakdirune ‘ala şey’in min fadlillahi ve ennelfadle biyedillahi yu’t’yhi men yeşa’u’vallahu zulfadlil’azıymi.

Hadid Suresinin Arapça Yazılışı

Hadid Suresi Arapça, yazılışı şu şekildedir;

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

سَبَّحَ لِلّٰهِ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ ﴿1﴾ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ يُحْي۪ وَيُم۪يتُۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ ﴿2﴾ هُوَ الْاَوَّلُ وَالْاٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَل۪يمٌ ﴿3﴾ هُوَ الَّذ۪ي خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ ف۪ي سِتَّةِ اَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوٰى عَلَى الْعَرْشِۜ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْاَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَٓاءِ وَمَا يَعْرُجُ ف۪يهَاۜ وَهُوَ مَعَكُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ﴿4﴾ لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاِلَى اللّٰهِ تُرْجَعُ الْاُمُورُ ﴿5﴾ يُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۜ وَهُوَ عَل۪يمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ ﴿6﴾ اٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَاَنْفِقُوا مِمَّا جَعَلَكُمْ مُسْتَخْلَف۪ينَ ف۪يهِۜ فَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَاَنْفَقُوا لَهُمْ اَجْرٌ كَب۪يرٌ ﴿7﴾ وَمَا لَكُمْ لَا تُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِۚ وَالرَّسُولُ يَدْعُوكُمْ لِتُؤْمِنُوا بِرَبِّكُمْ وَقَدْ اَخَذَ م۪يثَاقَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿8﴾ هُوَ الَّذ۪ي يُنَزِّلُ عَلٰى عَبْدِه۪ٓ اٰيَاتٍ بَيِّنَاتٍ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَاِنَّ اللّٰهَ بِكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ ﴿9﴾ وَمَا لَكُمْ اَلَّا تُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ لَا يَسْتَو۪ي مِنْكُمْ مَنْ اَنْفَقَ مِنْ قَبْلِ الْفَتْحِ وَقَاتَلَۜ اُو۬لٰٓئِكَ اَعْظَمُ دَرَجَةً مِنَ الَّذ۪ينَ اَنْفَقُوا مِنْ بَعْدُ وَقَاتَلُواۜ وَكُلًّا وَعَدَ اللّٰهُ الْحُسْنٰىۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟ ﴿10﴾ مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَر۪يمٌۚ ﴿11﴾

يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْد۪يهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُۚ ﴿12﴾ يَوْمَ يَقُولُ الْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا انْظُرُونَا نَقْتَبِسْ مِنْ نُورِكُمْ ق۪يلَ ارْجِعُوا وَرَٓاءَكُمْ فَالْتَمِسُوا نُورًاۜ فَضُرِبَ بَيْنَهُمْ بِسُورٍ لَهُ بَابٌۜ بَاطِنُهُ ف۪يهِ الرَّحْمَةُ وَظَاهِرُهُ مِنْ قِبَلِهِ الْعَذَابُۜ ﴿13﴾ يُنَادُونَهُمْ اَلَمْ نَكُنْ مَعَكُمْۜ قَالُوا بَلٰى وَلٰكِنَّكُمْ فَتَنْتُمْ اَنْفُسَكُمْ وَتَرَبَّصْتُمْ وَارْتَبْتُمْ وَغَرَّتْكُمُ الْاَمَانِيُّ حَتّٰى جَٓاءَ اَمْرُ اللّٰهِ وَغَرَّكُمْ بِاللّٰهِ الْغَرُورُ ﴿14﴾ فَالْيَوْمَ لَا يُؤْخَذُ مِنْكُمْ فِدْيَةٌ وَلَا مِنَ الَّذ۪ينَ كَفَرُواۜ مَأْوٰيكُمُ النَّارُۜ هِيَ مَوْلٰيكُمْۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ ﴿15﴾ اَلَمْ يَأْنِ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنْ تَخْشَعَ قُلُوبُهُمْ لِذِكْرِ اللّٰهِ وَمَا نَزَلَ مِنَ الْحَقِّۙ وَلَا يَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ اُو۫تُوا الْكِتَابَ مِنْ قَبْلُ فَطَالَ عَلَيْهِمُ الْاَمَدُ فَقَسَتْ قُلُوبُهُمْۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ﴿16﴾ اِعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاۜ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ ﴿17﴾ اِنَّ الْمُصَّدِّق۪ينَ وَالْمُصَّدِّقَاتِ وَاَقْرَضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا يُضَاعَفُ لَهُمْ وَلَهُمْ اَجْرٌ كَر۪يمٌ ﴿18﴾ َالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّ۪يقُونَۗ وَالشُّهَدَٓاءُ عِنْدَ رَبِّهِمْۜ لَهُمْ اَجْرُهُمْ وَنُورُهُمْۜ وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَٓا اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَح۪يمِ۟ ﴿19﴾ اِعْلَمُٓوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِۜ كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَه۪يجُ فَتَرٰيهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًاۜ وَفِي الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَد۪يدٌۙ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌۜ وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَٓا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ ﴿20﴾ سَابِقُٓوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا كَعَرْضِ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِۙ اُعِدَّتْ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِه۪ۜ ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ﴿21﴾ مَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ ﴿22﴾ لِكَيْلَا تَأْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ وَلَا تَفْرَحُوا بِمَٓا اٰتٰيكُمْۜ وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍۙ ﴿23﴾ اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّ فَاِنَّ اللّٰهَ هُوَ الْغَنِيُّ الْحَم۪يدُ ﴿24﴾ لَقَدْ اَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَاَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْم۪يزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِۚ وَاَنْزَلْنَا الْحَد۪يدَ ف۪يهِ بَأْسٌ شَد۪يدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللّٰهُ مَنْ يَنْصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِۜ اِنَّ اللّٰهَ قَوِيٌّ عَز۪يزٌ۟ ﴿25﴾ وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا نُوحًا وَاِبْرٰه۪يمَ وَجَعَلْنَا ف۪ي ذُرِّيَّتِهِمَا النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ فَمِنْهُمْ مُهْتَدٍۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ﴿26﴾ ثُمَّ قَفَّيْنَا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ بِرُسُلِنَا وَقَفَّيْنَا بِع۪يسَى ابْنِ مَرْيَمَ وَاٰتَيْنَاهُ الْاِنْج۪يلَ وَجَعَلْنَا ف۪ي قُلُوبِ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوهُ رَأْفَةً وَرَحْمَةًۜ وَرَهْبَانِيَّةًۨ ابْتَدَعُوهَا مَا كَتَبْنَاهَا عَلَيْهِمْ اِلَّا ابْتِغَٓاءَ رِضْوَانِ اللّٰهِ فَمَا رَعَوْهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۚ فَاٰتَيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مِنْهُمْ اَجْرَهُمْۚ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ فَاسِقُونَ ﴿27﴾ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِه۪ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِه۪ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِه۪ وَيَغْفِرْ لَكُمْۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌۙ ﴿28﴾ لِئَلَّا يَعْلَمَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَلَّا يَقْدِرُونَ عَلٰى شَيْءٍ مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاَنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ ﴿29﴾

Hadid Suresinin Türkçe Anlamı

Hadid Suresinin Türkçe Anlamı, şöyledir:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

1. ayet: Göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ı tesbih etmiştir. O, üstün ve güçlü (aziz) olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

2. ayet: Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Diriltir ve öldürür. O, herşeye güç yetirendir.

3. ayet: O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O, herşeyi bilendir.

4. ayet: Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O’dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir.

5. ayet: Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. (Sonunda bütün) işler Allah’a döndürülür.

6. ayet: Geceyi gündüze bağlayıp-katar, gündüzü de geceye bağlayıp-katar. O, göğüslerin özünde (saklı) olanı bilendir.

7. ayet: Allah’a ve Resûlü’ne iman edin. “Sizi kendilerinde halifeler kılıp harcama yetkisi verdiği’ şeylerden infak edin. Artık sizden kim iman edip infak ederse, onlara büyük bir ecir vardır.

8. ayet: Size ne oluyor ki, elçi sizi Rabbinize iman etmeye çağırıp-dururken Allah’a iman etmiyorsunuz? Oysa O, sizden kesin bir söz almıştı. Eğer mü’min iseniz (inanıp sözünüzü gerçekleştirin).

9. ayet: Sizi karanlıklardan nura çıkarması için kuluna apaçık ayetler indiren O’dur. Şüphesiz Allah, size karşı elbette şefkatli olandır, esirgeyendir.

10. ayet: Size ne oluyor ki, Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Oysa göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. İçinizden, fetihten önce infak eden ve savaşanlar (başkasıyla) bir olmaz. İşte onlar, derece olarak sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür. Allah, her birine en güzel olanı va’detmiştir. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

11. ayet: Allah’a güzel bir borç verecek olan kimdir? Artık Allah, bunu onun için kat kat arttırır. Onun için �kerim (üstün ve onurlu) bir ecir vardır.

12. ayet: O gün, mü’min erkekler ile mü’min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. “Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir.” İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk’ budur.

13. ayet: O gün, münafık erkekler ile münafık kadınlar, iman edenlere derler ki: “(Ne olur) Bize bir bakın, sizin nurunuzdan birazcık alıp-yararlanalım.” Onlara: “Arkanıza (dünyaya) dönün de bir nur arayıp-bulmaya çalışın” denilir. Derken aralarında kapısı olan bir sur çekilmiştir; onun iç yanında rahmet, dış yanında o yönden azap vardır.

14. ayet: (Münafıklar) Onlara seslenirler: “Biz sizlerle birlikte değil miydik?” Derler ki: “Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (Müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip-beklediniz, (Allah’a ve İslam’a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp-aldattı. Sonunda Allah’ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Allah ile (Allah’ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu.”

15. ayet: Artık bugün sizden herhangi bir fidye alınmaz ve inkar edenlerden de.. Barınma yeriniz ateştir, sizin veliniz (size yaraşan dost) odur; o ne kötü bir gidiş yeridir.

16. ayet: İman edenlerin, Allah’ın ve haktan inmiş olanın zikri için kalplerinin ‘saygı ve korku ile yumuşaması’ zamanı gelmedi mi? Onlar, bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun bir süre geçmiş, böylece kalpleri de katılaşmış bulunanlar gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasık olanlardı.

17. ayet: Bilin ki gerçekten Allah, ölümünden sonra yeryüzüne hayat verir. Şüphesiz Biz, umulur ki aklınızı kullanırsınız diye size ayetleri açıkladık.

18. ayet: Gerçek şu ki, sadaka veren erkekler ile sadaka veren kadınlar ve Allah’a güzel bir borç verenler; onlar için kat kat arttırılır ve ‘kerim (üstün ve onurlu)’ olan ecir de onlarındır.

19. ayet: Allah’a ve O’nun Resûlü’ne iman edenler; işte onlar Rableri Katında sıddîklar ve şehidler (veya şahid)lerdir. Onların ecirleri ve nurları vardır. İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise; işte onlar da cehennem halkıdır.

20. ayet: Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, ‘(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama’, bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir ‘çoğalma-tutkusu’dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azap; Allah’tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir.

21. ayet: Rabbinizden olan bir mağfirete ve cennete (kavuşmak için) ‘çaba gösterip-yarışın,’ ki (o cennet) genişliği gök ile yerin genişliği gibi olup Allah’a ve Resûlü’ne iman edenler için hazırlanmıştır. İşte bu, Allah’ın fazlıdır ki, onu dilediğine verir. Allah büyük fazl sahibidir.

22. ayet: Yeryüzünde olan ve sizin nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.

23. ayet: Öyle ki, elinizden çıkana karşı üzüntü duymayasınız ve size (Allah’ın) verdikleri dolayısıyla sevinip-şımarmayasınız. Allah, büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.

24. ayet: Ki onlar, cimrilik ederler ve insanlara cimriliği emr (tavsiye) ederler. Her kim yüz çevirirse, artık şüphesiz Allah, Ğaniy (hiçbir şeye muhtaç olmayan), Hamid (övülmeye layık olan) O’dur.

25. ayet: Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte kitabı ve mizanı indirdik. Ve kendisine çetin bir sertlik ve insanlar için (çeşitli) yararlar bulunan demiri de indirdik; öyle ki Allah, Kendisi’ne ve elçilerine gayb ile (görmedikleri halde) kimlerin yardım edeceğini bilsin (ortaya çıkarsın). Şüphesiz Allah, büyük kuvvet sahibidir, üstün olandır.

26. ayet: Andolsun, Biz Nuh’u ve İbrahim’i (elçi olarak) gönderdik, peygamberliği ve kitabı onların soylarında kıldık. Öyle iken, içlerinde hidayeti kabul edenler vardır, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

27. ayet: Sonra onların izleri üzerinde elçilerimizi birbiri ardınca gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik; ona İncil’i verdik ve onu izleyenlerin kalplerinde bir şefkat ve merhamet kıldık. (Bir bid’at olarak) Türettikleri ruhbanlığı ise, Biz onlara yazmadık (emretmedik). Ancak Allah’ın rızasını aramak için (türettiler) ama buna da gerektiği gibi uymadılar. Bununla birlikte onlardan iman edenlere ecirlerini verdik, onlardan birçoğu da fasık olanlardır.

28. ayet: Ey iman edenler, Allah’tan sakınıp-korkun ve O’nun elçisine iman edin, size Kendi rahmetinden iki kat (güzel karşılık) versin. Size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur kılsın ve size mağfiret etsin. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.

29. ayet: Öyle ki, Kitap Ehli (Yahudi ve Hıristiyanlar) Allah’ın fazlından hiçbir şeye ‘güç yetirip-sahip olmadıklarını’ ve fazlın muhakkak Allah’ın elinde olduğunu, onu dilediğine verdiğini bilip-öğrensin. Allah, büyük fazl (üstün lütuf ve ihsan) sahibidir.

Hadid Suresinin Fazileti

Hadid Suresi fazileti, birçok hadis-i şerifte de okunması tavsiye edilen bu surenin faydaları ve faziletleri adeta saymakla bitmeyecek derecededir. Resulullah Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki: ’’Hadid, Vakıa ve Rahman surelerini okumaya devam eden kişi, göklerin ve yerin melekutunda, ‘Firdevs Cennetinin sakini’ diye adlandırılır.’’ Bir başka hadis-i şerifte de ‘’ Hadid suresini okuyan kimse, Allah’a ve peygamberlere iman etmiş olanlardan yazılır.’ İrbad bin Sariye (r.a) tarafından rivayet edildiğine göre: Peygamberimiz uyumadan önce içinde Hadid suresinin de olduğu Musebbihat surelerini okur ve ‘Bu surelerin içerisinde öyle bir ayet vardır ki bin ayetten daha faziletlidir.’ Dediği ifade edilmiştir. İslam bilginlerinden Hafız İbni Kesir’e göre bu ayetin Hadid suresinde yer alan ‘’O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O herşeyi bilendir. (Hadid-3)’’ Olduğu belirtilmiştir.

Hadid Suresi Dinle

Günah İşleyen Kimsenin Yapması Gereken Dua

Günah işlendiği zaman mutlaka tövbe edilmelidir ve tevbe ise, bir kişinin işlemiş olduğu bir günahtan dönüp, Allah’a yönelmesidir. Günah işleyen bir kul güzelce abdest alır; ardından kalkıp iki rekat namaz kılar ve ardından da Allah’tan bağışlanma dilerse, Allah mutlaka onu bağışlar. Bu nedenle günah işleyen her kişi mutlaka günahından dönmeli ve Allah’a tevbe etmelidir.

Günah İşleyen Kimsenin Yapması Gereken Dua Nedir?

Günah işleyen bir Müslümanın mutlaka tevbe etmesi ve işlemiş olduğu günahtan dönerek Allah’a yönelmesi gerekmektedir. Tevbe kavramı ise Allah’a nisbet edildiğinde “kulun tövbesini kabul edip, lütuf ve ihsanı ile ona yönelmesi” anlamına gelmektedir. Müslüman bir kimsenin işlemiş olduğu kötülükler Allah-u Teâlâ ile iman arasında bulunan bağı zedelemekte ve her daim vaadi ile ahdini yetirmekte olan yüce Rabbimizden onu uzaklaştırmaktadır.

Günah İşleyen Kimsenin Yapması Gereken Duanın Okunuşu

Günah işeyen kimsenin yapması gereken duanın okunuşu, “Kul yâ ıbâdiyellezîne esrefû alâ enfusihim lâ taknetû min rahmetillâhi, innallâhe yagfiruz zunûbe cemîâ (cemîan), innehu huvel gafûrur rahîm (rahîmu).” Şeklindedir.

Günah İşleyen Kimsenin Yapması Gereken Duanın Fazileti

Günah işleyen kimsenin yapması gereken duanın fazileti ise, “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Günah İşleyen Kimsenin Yapması Gereken Dua Dinle

Günah işleyen kimsenin yapması gereken duayı dinlemek için, https://www.youtube.com/watch?v=pPuQv_RNKM8 adresini ziyaret edebilirsiniz.