Ana Sayfa Fıkıh

Namaz Kılmayanların Kafalarının Ahirette Kayalarla Ezileceği Ve Bitmez Tükenmez Azapları

 

Semure ibni Cündep (Radıyallahu Anh) şöyle anlatmıştır:

Rasulüllah (Sallalahu Aleyhi Ve Sellem) çoğu kere ashabına: “İçinizden rüya gören oldu mu?”diye sorar, böylece kendisine Allah’ın anlatılmasını murad ettiği rüyalar anlatılırdı.

Bir sabah o bize: “Dün gece bana iki gelen geldi. Onlar beni kaldırdılar ve kendileri bana: ‘Yürü(gidiyoruz)!’ dediler.

Ben de onlarla birlikte yola koyuldum, derken biz yatan bir adamın yanına geldik. Bir de baktım ki başka biri onun başında dikilmiş, elinde de bir kaya var.

Bir de ne göreyim o, o kayayı onun başına atıyor ve kafasını paramparça ediyor.

Derken taş yuvarlanıyor, o, taşı (tekrar) alıyor ama o kafası ezilenin başı evvelce olduğu gibi sağlamlaşmadıkça ona geri dönmüyor.

Sonra (başı eskisi gibi düzelince) onun yanına dönüyor, ilk seferinde yaptığının bir mislini bir daha yapıyor.

Bunun üzerine ben onlara: ‘Sübhanallah! Bu da ne?’ dedim. Onlar bana: ‘Yürü, yürü!’ dediler…

Sonunda ben onlara: ‘Gerçekten ben bu geceden beri ilginç şeyler gördüm, peki ya bu gördüklerim neydi?’ deyince, onlar bana:

‘Muhakkak biz şimdi sana anlatacağız. Hani o ilk önce yanına vardığın, başı taşla ezilen adam vardı ya, işte o, Kur’an’ı (okuyup ezberleyerek) alan, sonra da onu bırakan ve farz namazdan uyuya kalan kişiydi…’ dediler.”  (Buhari, Ta’bir:48, no:7047, sh:1247-1248; Hafız Münziri, et-Terğib, no:843, 1/286)

Ebu Hureyye (Radıyallahu Anh)dan rivayete göre:

“(Miraç gecesi) Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) kafaları kayalarla ezilen bir topluluğun yanına geldi.

(Kafaları düz taş üzerine konuyor ve bir kaya ile ezilerek dümdüz ediliyor, fakat ahirette ölüm olmadığı için) her ezildiği ezildiği sefer tekrar eski haline dönüyor ve bu durumdan kendileri için en ufak bir gevşetme yapılmıyordu.

Bu hali gören Rasulüllah (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) Efendimiz:

‘Bunlar da kim ey Cibril?’ diye sorunca, o: ‘İşte bunlar farz namazlardan kafaları ağırlananlardır’diye cevap verdi.

(Süyuti, el-Dürrü’l-mensur:9/172; Bezzar, no:55; İbni Cerir et-Taberi, Cami’u’l-beyan, 4/424-436; İbni Ebi Hatim, 5/31-36; İbni Adiyy, el-Kamil, 3/1025; Beyhaki, ed-Delail, 2/397-403, Münziri, et-Terğib, no:843, 1/288)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz