Fetih Suresi


Fetih Suresi Nedir Ve Ne İçin Okunur?

Fetih suresi, Kuran-ı Kerim’in kırksekizinci suresi olup, Medine’de Hudeybiye antlaşmasından sonra Hicret’in altıncı yılında nâzil olmuştur. Fetih suresi, yirmi dokuz ayet, beşyüzaltmış kelime ve ikibin dörtyüz otuzüç harften oluşmakta ve fâsılası da Elif harfidir. Fetih suresi, Müslümanların geleceğine dair müjdeler ihtiva etmektedir. Fetih suresi her muradın husuli için günde yedi kez okunur ise her muradı gerçekleşir ve günde en az bir kez okuyan ise tüm kötülüklerden ve zararlardan korunduğu gibi her işi de hayırlı ve bereketli olur.

Fetih Suresinin Arapça Okunuşu

———–arapça okunuşu bizim tarafımızdan yazılacaktır.———————

Fetih Suresinin Arapça Yazılışı

Fetih suresinin Arapça yazılışı, بسم الله الرحمن الرحيم

بالتأكيد ، لقد أعطاك غزوًا واضحًا.

لكي يغفر الله لك خطيتك الماضية والمستقبلية ، دعه يكمل مباركته ، ويوجهك على طريق مستقيم.

ودع الله يساعدك في انتصار “مشرف ومشرف”.

هو الذي خفَّض “إحساس السلام والهدوء” إلى المؤمنين في قلوب المؤمنين ، من أجل زيادة إيمانهم بإيمانهم. جيوش السماوات والأرض تعود إلى الله: الله عزيز.

(كل هذا) من أجل الحكماء والمؤمنين أن يضعوا النساء في تلال الأنهار المتدفقة ، الأودية الأبديّة ، والأبديّة. هذا هو الخلاص والسعادة العظيمة في حضرة الله.

واحد أيضا لإذلال الرجال المنافقين والرجال المنافقين والرجال الأشرار مع الرجال الأشرار. تلك الدائرة من الشر ، إلى التلال. لقد تصارع الله ضدهم ، لعنهم وأعد لهم الجحيم. لا يوجد مكان ليكون.

جيوش السماوات والأرض تعود إلى الله. الله سبحانه وتعالى ، الحكيم.

بالتأكيد ، أرسلناكم كشاهد ، مرسل إنجيل ونذير.

أن تؤمن بالله ورسوله ، أن تدافع عنه ، لتمجيده وتمجيده ، وتمجيده في المساء.

من يؤيدك يقسم بالولاء لله. يد الله على ايديهم. لذلك ، من يكسر ظهره ، سوف يدمر حكمه فقط ضد نفسه. من يثبت الله على ولائه لعهده ، الآن سيعطيه مكافأة عظيمة.

سوف يخبرك أولئك الذين تركوا من البدو: “بضائعنا وعائلاتنا شغلتنا. لذا استغفروا لنا”. يتكلمون بألسنتهم ما ليس في قلوبهم. قل: “الآن ، إذا سألك الله خسارة أو طلب منفعة ، من بإمكانك أن تفعل بأي شيء ضد الله؟

لا ، كنت تعتقد أن النبي والمؤمنين لن يعودوا أبداً إلى أسرهم ؛ وقد جعل هذا جذابا في قلوبكم ، وأصبحتم مجتمعًا مدمرًا بلهجة سيئة.

وَمَنْ لاَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَرَسُولَهُ فَأَعَدَّنَا حَقِيقًا نَارًا نَارًا لِلْكَافِرِين

ملكوت السماوات والأرض لله. يغفر لمن يريد ويعاقب من يشاء. الله غفور رحيم.

(من الحرب) أولئك الذين تركوا وراءهم سيقولون عندما تذهب لتلقي المسروقات: “اتركنا ودعنا نتبعك.” انهم يريدون تغيير كلمة الله. قل: “لا يمكنك أن تنزل من أثرنا. لقد قال الله ذلك”. علاوة على ذلك: “لا ، أنت غيور منا” سيقول. لا ، هم قليل جدا.

قل لأولئك الذين تركوا وراءهم من البدو: “سيتم قريبا استدعائك إلى قبيلة محارب شرسة ، ستقاتل معهم ، أو سيكونون مسلمين. إذا قمت بإدارة ظهرك ، فسوف يعاقبك بموت مؤلم “.

لا توجد صعوبة (مسؤولية) للمكفوفين ، وليس هناك صعوبة في الأعرج ، وليس هناك صعوبة للمرضى. وكل من أطع الله ورسوله ، سيرسله إلى أنهار من السماء تتدفق تحت الأنهار. وإذا أدارت ظهرها ، فإنها ستعاقبها بعقوبة مؤلمة.

إن الله يسر بشكل جيد مع لكم عن ذلك أنه عندما بايع تحت الشجرة المؤمنين يعلم أن في قلوبهم، وبالتالي المصغرات ثقة وراحة البال “تحميل ديه والفتح القريب منهم الجدارة (المال) ككل.

وسيحصلون على الكثير من الجوائز. الله سبحانه وتعالى ، الحكيم.

وقد وعد الله لك العديد من الغنائم تحصل على المزيد، أعطاه لك مباشرة قبالة أيدي الناس وسحبت عليك، (أي) تحصل على آية للمؤمنين وكنت رأس إلى صراط مستقيم.

و (حتى الآن) الآخر (العديد من النعم ، التي) لم تقوّنهم بعد ؛ الله محاط بهم. الله لديه قوة على كل الأشياء.



إذا كان الكفار قد حاربوك ، سيهربون. إذن ، ما هو الوصي (الصديق الوقائي) ، ما هي المساعدة التي لم يتمكنوا من العثور عليها.

هذا هو ختان الله الطويل. بالتأكيد لن تجد أي تغيير في ختان الله.

بعد أن يعطوك انتصار عليهم ، هو الذي جلب يديه منك في قلب مكة وأيدك منهم. والله يرى ما تفعله.

لقد أنكروا عليك ، وهدايا من المسجد الحرام وتلك التي يتم إيقافها يتم الاحتفاظ بها من مكانها. إذا كنت لا تعرف أنفسهم مؤمنين والمؤمنات والجهل وبالتالي ما إذا كانت حالة من الفوضى حتى تتمكن ‘مشقة لا تطاق “كانت للمس (في ذلك الوقت انها ستكون مختلفة. وهذا هو الحال،) هو وضع رحمه الله شاء. إذا تم اختيارهم ، سيتم رفضهم.

Fetih Suresinin Fazileti

Fetih suresinin fazileti, Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla, Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah, sana ‘üstün ve onurlu’ bir zaferle yardım etsin. Mü’minlerin kalplerine, imanlarına iman katıp-arttırsınlar diye, ‘güven duygusu ve huzur’ indiren O’dur. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır: Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Bütün bunlar,) Mü’min erkekleri ve mü’min kadınları, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere, altından ırmaklar akan cennetlere sokması ve kötülüklerini örtüp-bağışlaması içindir. İşte bu, Allah Katında ‘büyük kurtuluş ve mutluluktur. Bir de; kötü bir zan ile zanda bulunan münafık erkeklerle münafık kadınları ve müşrik erkeklerle müşrik kadınları azaplandırması için. O kötülük çemberi, tepelerine insin. Allah, onlara karşı gazablanmış, onları lanetlemiş ve onlara cehennemi hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. Şüphesiz, Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ki Allah’a ve Resûlü’ne iman etmeniz, O’nu savunup-desteklemeniz, O’nu en içten bir saygıyla-yüceltmeniz ve sabah akşam O’nu (Allah’ı) tesbih etmeniz için. Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’a biat etmişlerdir. Allah’ın eli, onların ellerinin üzerindedir. Şu halde, kim ahdini bozarsa, artık o, ancak kendi aleyhine ahdini bozmuş olur. Kim de Allah’a verdiği ahdine vefa gösterirse, artık O da, ona büyük bir ecir verecektir. Bedevilerden geride bırakılanlar, sana diyecekler ki: “Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bundan dolayı bizim için mağfiret dile.” Onlar, kalplerinde olmayan şeyi dilleriyle söylüyorlar. De ki: “Şimdi Allah, size bir zarar isteyecek ya da bir yarar dileyecek olsa, sizin için Allah’a karşı kim herhangi bir şeyle güç yetirebilir? Hayır, Allah yaptıklarınızı haber alandır.” Hayır, siz Peygamberin ve mü’minlerin, ailelerine ebedi olarak bir daha dönmeyeceklerini zannettiniz; bu, kalplerinizde çekici kılındı ve kötü bir zan ile zanda bulundunuz da, yıkıma uğramış bir topluluk oldunuz. Kim Allah’a ve Resûlü’ne iman etmezse, (bilsin ki) gerçekten Biz, kafirler için çılgınca yanan bir ateş hazırlamışızdır. Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır; dilediğine mağfiret eder, dilediğini azaplandırır. Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir. (Savaştan) Geride bırakılanlar, siz ganimetleri almaya gittiğiniz zaman diyeceklerdir ki: “Bizi bırakın da sizi izleyelim.” Onlar, Allah’ın kelamını değiştirmek istiyorlar. De ki: “Siz, kesin olarak bizim izimizden gelemezsiniz. Allah, daha evvel böyle buyurdu.” Bunun üzerine: “Hayır, bizi kıskanıyorsunuz” diyecekler. Hayır, onlar pek az anlayan kimselerdir. Bedevilerden geride bırakılanlara de ki: “Siz yakında zorlu savaşçı olan bir kavme çağrılacaksınız; onlarla (ya) savaşırsınız ya da (onlar) Müslüman olurlar. Bu durumda eğer itaat ederseniz, Allah, size güzel bir ecir verir; eğer bundan önce sırt çevirdiğiniz gibi (yine) sırt çevirirseniz, sizi acı bir azap ile azaplandırır.” Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de sırt çevirirse, onu acı bir azap ile azaplandırır. Andolsun, Allah, sana o ağacın altında biat ederlerken mü’minlerden razı olmuştur, kalplerinde olanı bilmiş ve böylece üzerlerine ‘güven duygusu ve huzur’ indirmiştir ve onlara yakın bir fethi sevap (karşılık) olarak vermiştir. Ve alacakları birçok ganimetleri de. Allah, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah, alacağınız daha birçok ganimetleri size va’detti, bunu size hemencecik verdi ve insanların ellerini sizden çekti ki, (bu,) mü’minler için bir ayet olsun ve sizi dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve (daha) başka (nice nimetler de, ki,) siz henüz onlara güç yetirmiş değilsiniz; (ama) gerçekten Allah, onları kuşatmıştır. Allah, herşeye güç yetirendir. Kafir olanlar, sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı; sonra, ne bir veli (koruyucu dost), ne bir yardımcı bulamazlardı. (Bu,) Allah’ın öteden beri sürüp giden sünnetidir. Sen Allah’ın sünnetinde kesinlikle bir değişiklik bulamazsın. Onlara karşı size zafer verdikten sonra, Mekke’nin göbeğinde ellerini sizden ve sizin de ellerinizi onlardan çeken O’dur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. Ki onlar, inkar ettiler, sizi Mescid-i Haram’dan ve durdurulmakta (bekletilmekte) olan hediyeleri (kurbanları), yerlerine varmaktan alıkoydular. Eğer kendilerini bilmediğiniz mü’min erkekler ve mü’min kadınları, bilgisizlik dolayısıyla darmadağın edip de bu yüzden size ‘dayanılmaz bir sıkıntı’ dokunmayacak olsaydı (o zaman durum farklı olurdu. Durumunun böyle olması,) Allah’ın dilediğini rahmetine sokması içindir. Eğer (karışık yaşayan mü’minler), seçilip ayrılmış olsalardı, muhakkak içlerinden inkar edenleri acı bir azap ile azaplandırırdık. Hani o inkar edenler, kendi kalplerinde, ‘öfkeli soy koruyuculuğu’nu (hamiyeti), cahiliyenin ‘öfkeli soy koruyuculuğunu’ kılıp-kışkırttıkları zaman, hemen Allah; elçisinin ve mü’minlerin üzerine ‘(kalbi teskin eden) güven ve yatışma duygusunu’ indirdi ve onları “takva sözü” üzerinde ‘kararlılıkla ayakta tuttu.” Zaten onlar da, buna layık ve ehil idiler. Allah, herşeyi hakkıyla bilendir. Andolsun Allah, elçisinin gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladı. Eğer Allah dilerse, mutlaka siz Mescid-i Haram’a güven içinde, saçlarınızı tıraş etmiş, (kiminiz de) kısaltmış olarak (ve) korkusuzca gireceksiniz. Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. Muhammed, Allah’ın elçisidir. Ve onunla birlikte olanlar da kafirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları, rüku edenler, secde edenler olarak görürsün; onlar, Allah’tan bir fazl (lütuf ve ihsan) ve hoşnutluk arayıp-isterler. Belirtileri, secde izinden yüzlerindedir. İşte onların Tevrat’taki vasıfları budur: İncil’deki vasıfları ise: Sanki bir ekin; filizini çıkarmış, derken onu kuvvetlendirmiş, derken kalınlaşmış, sonra sapları üzerinde doğrulup-boy atmış (ki bu,) ekicilerin hoşuna gider. (Bu örnek,) Onunla kafirleri öfkelendirmek içindir. Allah, içlerinden iman edip salih amellerde bulunanlara bir mağfiret ve büyük bir ecir va’detmiştir.

Fetih Suresi Dinle

Fetih suresi dinlemek için, https://www.youtube.com/watch?v=bz3ZV7nuRj0 adresinden dinleyebilirsiniz.

 



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir