Ana Sayfa Tasavvuf

Edeb ve Adablar

Edep, en genel manasıyla, sevilen şey, övülmeye layık iş, nefsi gerektiği biçimde terbiye ederek güzel ahlakla süslemek, güzelleştirmektir.
Edebin Rabbani Alimler tarafından yapılan tarifi ise, kişinin kendisinden yüksekte bulunanın haline göz dikmemesi, kendisinden aşağıda bulunanı da hakir görmemesidir.

Sözlüklerde edep kelimesi için şu karşılıkları veriyorlar:
Terbiye, güzel ahlak, iyi davranış, incelik, kibarlık, naziklik. Utanma, çekinme ve haya,dır.
Edep; Nefsini tanıyıp haddini bilmektir. Edep: Kul olduğunu anlayıp Yüce Mevla’ya yönelmektir. Edep, Kibri kırıp tevazu’ya sarılmaktır. Edep, Fani dünyayı tanıp boş davaları bırakmaktır. Edep, Cenab-ı Hakk’ın ve varlıkların haklarını güzel korumaktır. Edep, Hayalı ve vefalı olmaktır. Edep, Pişman olunacak şeyleri yapmamaktır. Kısaca edep, güzel ahlaktır. Güzel ahlak ise, içiyle dışıyla doğru olmak ve bu doğruluk üzere yaşamaktır.

Velilerden Seriy es-Sakati (k.s) der ki:
“Edep, aklın tercümanıdır.” Bunun manası şudur: “Herkes aklı kadar edepli olur. Edebi kıt, ahlakı bozuk olana hakiki manada akıllı denmez.
Mevlana Celaleddin Rumi (k.s) hazretleri Mesnevi’sinde şöyle diyor:
“Allah’tan edebe muvaffak olmayı dileyelim. Edebi olmayan kimse Allah’ın lütfünden mahrumdur. Edebi olmayan yalnız kendisine kötülük etmiş olmaz. Belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur. Nasıl mı? Şu misali dinle: Alışverişsiz, dedikodusuz ilahi sofra gökten iniyordu. Musa’nın (a.s) kavmi içinde birkaç kişi terbiyesizce, “hani sarımsak, mercimek?” dediler. ondan sonra gökyüzünün sofrası, ekmeği kesildi. Ekme, bel belleme, orak sallama kaldı.
Bir kul, Yüce Rabbini ne kadar tanırsa o derece sever, sevgisi kadar zikreder, bu zikri hayatına yaydığı kadar edepli olur. Böyle olunca da herkes Yüce Allah’ı ne kadar tanıdığını ve sevdiğini davranışları ile ölçebilir.

Edebin artması Allah’a yakınlığı gösterir:
Allah’ın (c.c) sana yakınlığını, O’nun sana yakın olduğunu bilmekle anlarsın. Senin O’na yakınlığın O’nun sana yakın olduğunu bilmekle olur. Bunların hepsi, Allah’a karşı ubudiyette ve edep yolunda gitmekten başka bir şey değildir. Allah’a (c.c) her nefeste yol vardır. Fakat unutmamak lazımdır ki, her yolun başı edeptir. Şımarmamak lazımdır. Buna göre, senin edebinin artması, Allah’a olan vuslatını gösterir.
Edep hiç kimseyi küçültmez. Kimsenin kıymetini düşürmez. Edep fakiri kıymetlendirir, zengini şereflendirir, genci süsler, ihtiyarı sevimli hale getirir. Edep bir kadının en kıymetli cevheridir, hiç solmayan süsüdür. Bir kadın edepten daha güzel bir elbise giymemiştir. Bir erkek, edepten daha güzel bir servet edinmemiştir. Bir baba çocuklarına edep ve güzel ahlaktan daha kıymetli bir miras bırakmamıştır. İnsanla kabre girecek tek servet edeptir. Edebin hediyesi cennettir.

Büyük veli Hucviri (k.s) der ki:
“İnsanın bütün kaybı, her işin esası olan edebi kaybetmesinden kaynaklanmaktadır. Bu, hep böyledir, değişmez. Din ve dünya işlerinin hepsi edeple güzel olur. Edep olmadan hiçbir güzel iş ortaya çıkmaz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz