Ana Sayfa Dualar

Allah Korkusuna İlişkin Hadisler

Rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v) demiştir ki:
“Ulu Allah şöyle buyurur: Dünyada benden korkanın ahiretini emin kılarım. Buna karşılık dünyada iken benim korkumu yüreğinde taşımayanları kıyamet günü korkuya düşürürüm.”
Ulu Allah (c.c) buyuruyor:
“İnsanlardan değil, benden korkunuz.”[1]
“Eğer müminseniz, onlardan değil, benden korkunuz.”[2] buyurur:

Rivayete göre Hz. Ömer (r.a) çok ağlardı, hüngür hüngür yaş dökerdi. Bu yüzden yanaklarından süzülen yaşların bıraktığı iki siyah iz her zaman yüzünde görülürdü. Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki:
“Sağılan süt memeye dönmedikçe Allah korkusu ile ağlayan kimse cehenneme girmez.”
 
Rivayete göre Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki:
“Cennetlikler cennete girdikleri zaman melekler onları türlü türlü hayır ve nimetlerle karşılarlar, onlar için sedirler kurularak döşenir. Kendilerine çeşit çeşit yemek ve meyveler ikram edilir.

Bu nimetlerine rağmen üzerlerinde bir durgunluk fark edilir, belirli bir bekleyiş havası içinde bulundukları görülür. O zaman Ulu Allah “Ey kullarım! Burası durgun ve bekleyiş içinde olunacak bir yer olmadığı halde sizdeki bu durgunluk ve bekleme hali nedir” diye sorar. Cennetlikler bize yapılmış bir va’d vardı, şimdi zamanı geldi, diye cevap verirler.

Bu cevap üzerine Allah (c.c) meleklere perdeleri yüzlerinden kaldırın diye emir buyurur. Melekler ey Rabbimiz! Bunlar seni nasıl görebilirler, dünyada günah işlemişlerdi, derler. Meleklerin bu sözlerine karşılık Ulu Allah emrini tekrar ederek şöyle buyurur: “Perdeleri kaldırın, onlar dünyada iken bana kavuşmak arzusu ile zikretmişler, secde etmişler ve göz yaşı dökmüşlerdir.”

Perdeler kaldırılır ve bakarlar ansızın Allah katında secdeye kapanırlar. O zaman Allah onlara kaldırın başınızı, zira burası amel yeri değil, bağış ve mükafat yeridir, diye buyurur. Başlarını kaldırınca keyfiyet ölçüleri dışında onlara cemalini gösterir.

Arkasından sevinçlerini zirveye çıkarmak üzere onlara şöyle seslenir. “Ey kullarım, selam üzerinize olsun! Ben sizden hoşnudum, sizde benden hoşnut oldunuz mu? Cennetlikler şöyle karşılık verirler. Ey Rabbimiz! Nasıl hoşnut olmayalım ki, sen bize hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiç bir insanın hayalinde canlandırmadığı nimetler verdin. Bu konuda Ulu Allah (c.c) Ayet-i Kerimesinde şöyle buyurur:
“Allah onlardan hoşnut oldu, onlarda Allah’tan hoşnut oldu.”[3]

Mikda’dan (r.a) rivayete göre Resülullah (s.a.v) şöyle buyurduğunu işittim, demiştir: “Kıyamet gününde güneş, halka bir mil kalıncaya kadar yaklaşır.” Mikdat’dan rivayet eden Süleym b. Amir:
Vallah-i Resül-i Erkemin, hadisdeki “mil”den arzın mesafesi mi, yoksa göze sürme çekmek için kullanılan mil mi? murat ettiğini bilmiyorum, diyor.

İnsanlar ameli nispetin de terler içinde kalır. Ter, onlardan bir kısmının topuklarına, bazılarının kuşak yerlerine  ve bir kısmının da ağızlarına ve kulaklarına kadar çıkar. Onları adeta ter deryasına daldırır. Resül-i Ekrem (s.a.v) eliyle ağzını işaret ederek: “İşte buraya kadar, buyurmuşlardır.”[4]

Ebu Hüreyre’den (r.a) şöyle dediği rivayet olunmuştur:
Bir gün Resül-i Ekrem’le beraber bulunduğumuz esnada bir gümbürtü duyduk, Resül-i Ekrem (s.a.v):
“İşittiğiniz gürültünün ne olduğunu biliyor musunuz?” Biz de: Allah ve Resül’ü bilir dedik, Nebi (s.a.v):
“Bu, yetmiş seneden beri cehenneme atılmış bir taştır. Bu güne kadar durmadan yuvarlanıyordu. Nihayet cehennemin dibine düştü. Şimdi gürültüsünü işitmiş bulunuyorsunuz.”[5] buyurdu.

 Ebu Berze b. Ubeyde el-Eslemi’den (r.a) rivayete göre Resülullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
 “Kıyamet gününde adem oğlu, şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe yerinden ayrılamaz: Ömrünü nerede ve ne suretle harcadığından, yaptığı işleri ne maksatla yaptığından, malını nereden kazandığından ve nerelere sarf ettiğinden, vücudunu, sıhhatini nerede ve ne suretle yıprattığından.”[6]

Berâ (r.a) anlatıyor: Biz Resûlullah (s.a.v) ile birlikte bir cenazede beraberdik. Aleyhissalâtu vesselâm kabrin kenarına oturup ağladılar, öyle ki (göz yaşlarıyla) toprak ıslandı. Sonra da:

“Ey kardeşlerim İşte (başımıza gelecek) bu aynı (ölüm hadisesi) için iyi hazırlanın” buyurdular.
 Abdullah İbnu Mes’ud (r.a) anlatıyor: Resülullah (s.a.v) buyurdular ki: “Sinek başı kadar bile olsa, gözünden Allah korkusuyla yaş çıkan ve bu yaşı yanak yumrusuna değecek kadar akan hiçbir mümin kul yoktur ki, Allah (c.c) onu (ebedi) ateşe haram etmesin!”
Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Kim korkarsa akşam karanlığında yol alır. Kim akşam karanlığında yol alırsa hedefine varır. Haberiniz olsun Allah’ın malı pahalıdır, haberiniz olsun Allah’ın malı cennettir.”

Hz. Enes (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu: “Kendini nasıl buluyorsun?” Genç: Ey Allah’ın Resûlü, Allah’tan (rahmetinden) ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum” diye cevap verdi. Resûlullah (s.a.v) da şu açıklamayı yaptı: “Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümit ettiği şeyi mutlaka verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar.”

Hz. Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v) buyurdular ki: “Mümin, Allah indindeki ukubeti bilseydi, cennetten ümidini keserdi. Eğer kâfir Allah’ın rahmetini bilse idi, cennetten ümidini kesmezdi.”

Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber (s.a.v): “Süt, memeye girmediği gibi Allah korkusundan ağlayan kimse cehenneme girmez. Bir kulun burun deliklerinde Allah (c.c) yolunun tozu ile cehennem dumanı hiçbir zaman bir arada bulunmaz.”[7]

 Hz. Aişe’den (r.anha) rivayet olunduğuna göre Hz. Aişe Peygamberimiz’e (s.a.v): “Ya Resülallah! “Ve Rablerine dönecekleri için yapmakta oldukları işleri kalpleri çarparak yapanlar’[8] Ayet-i hırsızlık yapan, zina eden ve içki içen kimseler hakkında mıdır? diye sormuş. Resülullah da (s.a.v), “Hayır, oruç tutan, namaz kılan, sadaka veren, fakat buna rağmen Hak Teala’nın kabul etmemesinden korkan kişiler hakkındadır.”[9] buyurdu.
[1] Maide / 44.
[2] Al-i İmran / 175.
[3] Beyine / 8
[4] Müslim.
[5] Müslim.
[6] Tirmizi.
[7] Tirmizi.
[8] Mü’minin / 60.
[9] Müslim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz