Ana Sayfa Rüya Tabirleri

Risalei Nura Göre Rüya

Hak ve hakikat ehli olan âlimler rüyaya tamamen güvenilmemesi gerektiğini söylerler. Çünkü görülen bazı rüyalar hayırlı ve güzelken gerçek dışı bir şekle büründüğü için şerre yorumlanır, insanı ümitsizliğe düşürür, moralini bozar, yanlış bir kanaate götürür. Böyle bir rüyanın şekli korkunç, zararlı ve çirkinken tabiri ve manası çok güzel olabiliyor.

Bundan dolayı herkes rüyanın görüntüsüyle manası arasındaki ilgiyi kuramadığından lüzumsuz yere telaşa kapılır, üzülür ve kederlenir.
Hadiste bildirildiğine göre, peygamberliğin kırk altı bölümünden bir bölümü sadık rüya şeklinde ortaya çıkmıştır. Demek ki sadık rüyalar hem haktır hem de peygamberlik göreviyle çok yakın ilgisi vardır.

Rüya üç çeşittir:
İkisi, Kur-an’ın ifadesiyle “ad-ğâsü ahlâm”dır, tabir etmeye değmez. Bir anlamı varsa da önemi yoktur. Böyle rüyalar ya mizaç bozukluğundan dolayı hayal duygusunun kişinin hastalığına göre bir terkip yapması ve suret örmesidir yahut gündüz vakti veya daha önce, hatta bir iki sene evvel başına gelen heyecanlı olayları hayal gücünün hatırlatması, değiştirmesi, biçim vermesi, böyle-ce başka bir şekle sokmasıdır.

Üçüncü rüya: Sadık rüyadır. Bu da doğrudan doğruya insanda var olan İlahî latifenin şehadet âlemine karşı bir ilgi kurması ve bir pencere açmasıdır. O pencereyle meydana gelmeye hazırlanan olayları görür, Levh-i Mahfuzun cilvesi ve kaderin numuneleri türünden birine rast gelir, bazı gerçek olayları görür. O olaylarda hayal işlediği için birtakım görüntüleri giydirir.

Bu kısmın çok çeşitleri vardır. Bazen olur, gördüğü gibi çıkar, bazen ince bir perde altında çıkar, bazen de kalınca bir perde ile sarılır.
Sadık rüya hiss-i kablelvuku olarak bilinen önsezinin gelişmiş şeklidir. Bu duygu az çok herkeste vardır. Hatta hayvanlarda bile vardır. Mesela, kedi gibi bazı hayvanlar gözü kör olduğu vakit, kaderin şevkiyle gider, gözüne ilaç olan bir otu bulur, gözüne sürer, iyi olur.
Yine tabiattaki temizlik memuru görevini yapan kartallar rızkı olan bir hayvan ölüsünü bir günlük mesafeden kaderin şevkiyle bulur ve ortadan kaldırır.
Diğer yandan dünyaya yeni gelmiş olan yavru arı, henüz bir günlükken havada bir günlük uzaklığa gider, havada izini kaybetmeyerek kaderin şevkiyle döner, yuvasına gelir.
Bu hiss-i kablelvuku hemen herkesin başına gelir. Birisinden bahsederken ani olarak kapı açılır ve aynı adam içeri girer. Kürtçe bir darbımesel vardır: Kurdun bahsini işittiğin zaman topuzu hazırla, çünkü kurt geliyor.
Demek ki hissi kablelvuku ile insandaki ilahi latife kısaca o adamın gelmesini hisseder. Fakat olay akim sınırını aştığı için kasten değil de elinde olmadan bahsetmeye yöneltir insanı. Gönül gözü açık feraset sahibi bazı insanlar keramet gibi böyle birisinin geldiğini açıklar.

İşte genel olarak halk kitlesi için bir çeşit velayete ermek vardır. Sadık rüyalarda evliya gibi gaybî ve geleceğe ait şeyleri görürler. Uyku nasıl halk için sadık rüyalar yönünden bir velayet mertebesi hükmünde ise rüya da herkes için çok güzel muhteşem İlahî bir sinemayı seyretmektir.

Fakat güzel ahlaklı güzel düşünür. Güzel düşünen güzel manzaralar görür; fena ahlaklı fena düşündüğünden fena manzaraları görür. Sadık rüya herkes için görünen âlemden gayb âlemine açılan penceredir. Sınırlı bir hayat geçiren insan için sınırsız bir alan ve bir çeşit sonsuzluğu hissetmektir; geçmişi, geleceği aynı anda yaşamaktır. Hayatın ağır yükleri altında ezilen ve meşakkat çeken insanın dinlenme anıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz