Ana Sayfa Rüya Tabirleri

Rüya Nedir

Bu yazımızda; Rüya Nedir, Rüyanın İslami Anlamı, Rüyanın Bilimsel Tanımı gibi konular üzerinde yoğunlaşacağız. Sıkılmadan okuyacağınızı düşündüğüm bu yazıma rüya kelimesinin kökeni ile başlamak istiyorum.

Rüya ilk insandan beri vardır. Uyku ve rüya birbirinden ayrılmayan ikilidir. “Rüya” kelimesi “rü’yet” kökünden gelir ve Arapça bir kelimedir, Türkçede “düş” olarak bilinir. “Rü’yet” gözle görmek, “rüya” beyinle görmektir. Beyin, ruhun gözü ve dürbünü gibidir. Ruh gördüklerini beyin aracılığıyla uykuda hayale gösterir.

Uyku, insan için nasıl hayatî bir ihtiyaçsa rüya da o kadar vazgeçilmez bir olaydır. Rüya, şuuraltına yerleşen birtakım düşünceler biçiminde tanımlanır. Uzmanlara göre rüya, şuur üzerindeki iradenin uyku esnasında kalkmasıyla hayal ve his merkezinin aldın kontrolünden çıkmasıdır.

Bir başka tanımıyla rüya, Allah’ın melek vasıtasıyla açık veya örtülü olarak insanın şuurunda uyandırdığı sübjektif algılar, vicdanî duygular veya şeytanî telkinler, karışık hayallerdir.

İnsanın uykuya dalmasıyla birlikte ruh, asıl vatanı olan ruhlar âlemine ziyarete gider, fakat bedenden bütünüyle ayrılmaz. Gözün gördükleriyle kalbin gördükleri farklı şeyler değildir. Başka ifadeyle uyanıkken görülenle uykudayken görülenler o kadar farklı değildir. Hatta uyanıkken bedenin ağırlığı istediğimiz yere gitmeye engel olur; uykuda ise ruh bedenle işbirliğini sürdürmekle birlikte istediği yere uçabilir. Gözümüz belli ölçüde belli mesafeyi görür; kalp gözü için herhangi bir mesafeden söz edilmez.

Rüyalarda geleceği görmek mümkün müdür?

Rüyalar bir yerde geleceği önceden bildiren vasıtadır. Rüyadaki mesajlar pek çok keşiflere ilham kaynağı olmuştur. Rüya ruhun hazzı, sevinci ve coşkusudur.

Rüya gerçek âleme açılan penceredir. Bu pencereden olmuş veya olacak hadiseler aynen veya sembollerle gösterilir. Eğer zihin vesvese ve boş hayallerden uzak kalmışsa her rüya bir ışık, bir parola veya yol gösteren bir fenerdir. Rüya kalp gözüyle ve ruhun algılamasıyla görülür. Bunun içindir ki akıl ve hayalin tasavvur edemeyeceği şeyler rüyada ortaya çıkar.

İnsanın duyguları içinde en fazla yorulan, göz olduğu için öncelikle uyuyan da gözdür. Diğer azalar gözü takip eder, uykuya öyle varırlar. İnsanın iradesi dışında hafızasında bir şeyle belirir. Hafıza kendi varlığıyla meşgul olur. Rüya bu halden meydana çıkar. Uyku derinleştikçe rüya yoğunlaşır.

Neden rüya görürüz?

Rüya içe atılmış arzu ve hayallerin bir çeşit dışa vurma hareketi olarak da kabul edilmiştir. Uykuda sansürsüz kalmış arzular şekillenir. Rüyalar içimizde gizlediğimiz ve şuur altına ittiğimiz isteklerimizdir. Rüyaların insanlara yol gösterdiği veya muhtemel tehlikelere karşı uyarıcı olduğu kanaati vardır.

Uzmanlara göre rüyanın hiçbir zararı olmadığı gibi, sayıya gelmez derecede faydaları vardır. Çünkü rüya, zihindeki faaliyetin uykuda devamıdır. Rüya görmek, rahat bir uykuya işarettir. Sabah uyanınca dinç bir beden, huzurlu bir ruhla uyanırız. Fazla rüya görmek, ise zihnin fazla çalışması demektir.

Bütün insanlar rüya görür mü?

Bütün insanlar rüya görür. Fakat her rüya hatırlanmaz, derin uykuda silik bir görüntü olarak gelir geçer. Rüyaya ruhun ihtiyacı vardır ve dinlenmesi için şarttır. Rüya zihni temizler. Zihinde birikip hayata geçmeyen duyguları ve düşünceleri görüntüye dökerek boşaltır.

 Rüya, madde ötesi bir olaydır. Şuur altındaki şekil ve fotoğraflara bürünerek bize ulaşır. İçimizdeki gizli bir duygudan mesajdır.

Rüyaları birkaç saniyede gördüğümüz, bilimsel olarak tespit edilmiştir. Birkaç saniyelik rüyada geçmişe ve geleceğe ait şeyler görüldüğü gibi eğer kaleme alınıp yazılsa kitaplar dolusu hadiseler ve bilgiler ortaya çıkabilir.

İnsan rüyada neler yaşar?

İnsan rüyada neler yaşamıyor ki? Bazen saraylarda yaşar, bazen bir ülkeye kral olur, tahtından inip kara toprağa yâr olur. Bazen gökte bulutların üzerinde seyreder. Bazen yerin karanlıklarına iner. Bu kadar olay bir anlık uyku halinde olup biter. Rüyada zaman sıfırdır. Bu durum ayrıca ahirette zaman mefhumunun olmadığına işaret eder.

Rüya görmenin belli bir eğitimi yoktur, ama güzel rüya görmeyi hazırlayan birtakım unsurlar vardır. En doğru rüya seher vakti ve kaylule uykusunda (gündüz vakti sünnet uyku) görülen rüyadır.

Yaşanan hayatın İslam’a uygunluğu, inanç ve amelde doğru oluş, görünen rüyayı sadık rüya haline getirir. Sadık rüya görebilmek için abdestli bulunmak ve abdestli yatmak çok önemlidir.

Gözlerin görmediği akıl ve hayalin düşünmekten aciz kaldığı güzellikler rüya yoluyla yaşanır ve o güzelliklerden haz ve lezzet alınır. Böyle benzersiz manzaraları seyrederken ruh kendinden geçer, dünyada iken Cennet güzelliklerinden nasiplenir. Böyle rüyalar sayesinde kalp penceresindeki görüntünün gözle görülen görüntüden daha kapsamlı ve manalı, ötelerden gösterilen güzellikler olduğu fark edilir.

Rüya ve Ahiret

İlham ve rüya ahirete açılmış iki penceredir. İlham kalpte hâsıl olur, rüya ruhla görülür. Ruh günah ve boş şeylerle meşgul olursa rüya penceresi kapalı ve lekelidir. Kalp şüphe ve günahlarla kararınca ilham kesilir veya kalbe gelen ilham idrak edilmez.

Peygamberlerin rüyası vasıtasızdır ve doğrudan Allah’tan gelir, Rahmanidir. Müminin rüyası melek ilhamıdır. Efendimizin (a.s.m.) yaşadığı yüzyılda yaşamadığımıza hayıflanırız. Allah Resulü nü dünya gözüyle göremeyişimiz bizi hüzne boğar. İşte bu imkânsızlığı gölgenin gölgesi de olsa bir nebze mümkün kılan rüyalardır. Peygamberimiz, “Kim beni rüyasında görürse gerçekte görmüş gibidir” buyurmuştur.

Gece gördüğümüz rüyanın etkisi, heyecan ve coşkusu anlatıp tabir ettirmeyi ve bu güzelliği bir kez daha yaşamayı insana telkin ettirir. Böyle bir rüyayı anlatacağımız şahıs, halimizi, ruhumuzu, anlamalı, bakışımızdan mana çıkarmalıdır. Her sözünde hikmet ve hoşgörü olmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz