Ana Sayfa Tasavvuf

Mürşid ile Konuşma Edebi

Müridin mürşid ile konuşacağı zaman, evvelâ usûlü veçhile izin istemesi ve huzurunda hoşa gitmeyecek şeylerden sakınması, sesini gayet yavaş ve hafif olarak çıkartması, yüksek sesle katiyen konuşmaması gerekir. Hattâ köle ve uşakların efendilerinin huzurunda konuştukları gibi konuşa. Tekellümde edebe riayetle,

“Sesinizi yükseltmeyin!”[1] emr-i celîline riayet eyleye… Mürşidin sözünü kalp ve lisanıyla tasdik edip, gerek lafzen ve gerek kalben, “Neden? Niçin? Hayır öyle değil, böyledir.” gibi sözlerle mukabele etmeye… Zîrâ erbâb-ı tahkîk, mürşidine bu gibi mukabelede bulunan müritlerin ebediyyen felâh bulamayacağını bildirmişlerdir.

Ehlullahta bazı ümûr (işler) vardır ki, hassaten kudret-i Hak’tan neş’et eder ve bazı ümûr da hikmete mebnîdir. Onun için, mürşidin işlediği işten ve sebeb-i hikmetinden sual etmek edebe muhaliftir.

Ve mürid yapacağı her işte mürşidinden izin isteye… Bunda bereket vardır. Cenaze, yıkayana nasıl teslim olursa, öylece mürşidine teslim olup kendi ihtiyarını ve isteğini terk eyleye ve mürşidinden hiçbir hal ve malını saklamaya.

Bir yere gideceği zaman izin isteye ve gittiği yerden dönünce, mürşidinin evinin önünde durup yine onun izniyle evine döne.
Eğer mürşidi onun evine uğramışsa, tâzimde kusur etmeyip tekrar tekrar gelmesini rica ede… Onu teşyîde, yâni uğurlamada, o “Dön!” deyinceye kadar arkası sıra gidip, gözden kayboluncaya kadar orada durmalı, sonra evine dönmeli! Vel-hàsıl mürşidine, sultanlara lâyık bir tâzim ile tâzim eyleye.

Bu edebi bilenlerden sorup öğrenmeli!..
[1] Hucurat: 2

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz