Ana Sayfa Rüya Tabirleri

Hazreti Yusuf’un Rüyası

Hz. Yusuf, Kur’an-ı Kerim’de ismi geçen peygamberlerden birisi olup, Hz. Yakub’un evladıdır. Soyu Hz. İbrahim’e kadar gitmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de, ismini barındıran Yusuf suresi bulunmaktadır. Yusuf suresi 111 ayet olup 98 ayeti Yusuf peygamberden bahseder. Söz konusu bu ayet-i kerimelerin bize beyan buyurduğuna göre Hz. Yusuf’un yaşam hikâyesini şöyle özetleyebiliriz.

Hz. Yusuf’un on bir tane erkek kardeşi bulunmaktaydı. Yusuf gayet güzel ve son derece akıllı idi. Babaları olan Hz. Yakub oğlu Yusuf’a karşı büyük bir muhabbet duyuyor onu çok seviyordu. Bu hoş muhabbeti-sevgiyi kardeşleri çekemiyor ve kıskanıyorlardı.

Yusuf bir gece vakti rüya görmüştü. O rüyada; on bir yıldız, güneş ve ay kendisine secde ediyor önünde eğiliyorlardı. Rüyayı anlattığında babasının yorumu şu şekildeydi: Hz. Yusuf’un büyük bir şahıs ( peygamber ) olacağına işaret olduğunu anlamıştı ve Hz. Yusuf’un rüyasını gizli tutmasını ve kardeşlerine söylememesi hususunda kendisini uyarmıştı. Ancak, kardeşleri bu rüyadan bilgi sahibi oldular ve gizli bir plan yaparak Hz. Yusuf’u öldürdükten sonra kimsenin bulamayacağı bir yere bırakmayı düşündüler. Kardeşleri bu gizli planı uygulamak için babaları Hz Yakub’a, biz Yusuf ile birlikte kırlarda gezip eğleneceğiz diyerek yalan söylediler. Hz. Yusuf’u alıp kimsenin olmadığı kıraç yerlere gittiler. Gittikleri yerde bir kuyu gördüler ve Hz. Yusuf’u oraya attılar, elbisesine de kan sürüp ; “Yusuf’a kurt saldırdı ve onu alıp götürdü ” diye söyleyerek babalarını aldatmaya çalıştılar.

Hz. Yusuf’u attıkları kuyuya yakın bir yerden geçmekte olan bir kafile Yusuf’u fark etti ve köle olarak satmak niyetiyle alıp Mısır’a götürdüler. Orada çok düşük bir ücretle onu Aziz’e sattılar.

Aziz’in hanımı Hz. Yusuf’a çok farklı duygular besliyordu. Onu kendisiyle beraber olmaya davet etti. Yusuf bunu kabul etmeyince, ona iftira edip kocasına şikâyet etmek suretiyle zindana attırdı.

Hz. Yusuf yıllarca zindanda kaldı. Hükümdarın hizmetçileri olan şerbetçi ve aşçı ile ahbap oldu. Onlar gördükleri rüyaları anlatıyor Hz. Yusuf ise yorum yapıyordu. Yorumladığı bir rüyaya göre; birisinin, zindandan çıkacağını beraatında efendisinin hizmetine gireceğini, diğerinin ise öldüreceğini söyledi. Nihayetinde söyledikleri aynen oldu. Hz. Yusuf, kurtulan mahkûma kendisini efendisinin yanında anmasını istedi.
Hükümdar bir gece vakti rüya gördü. Rüyasında yedi zayıf ineğin yedi semiz ineği yediğini ve yedi yeşil başakla yedi kurumuş başak gördü. Hükümdar gördüğü rüyanın yorumunu yaptırmayı arzuladı.

Hz. Yusuf’un rüya yorumu yaptığını ve bu ilme sahip olduğunu öğrendiğinde onu hemen zindandan çıkarılıp yanına getirilmesini emretti. Hükümdar rüyasını Yusuf’a anlattı. Hz. Yusuf, yedi yıl bolluk bereket olacağını, ardından gelen yedi yılın ise kıtlıkla yoklukla geçeceğini söyledi. Bu yoruma istinaden hükümdar, Hz. Yusuf’u günümüzde maliye bakanlığı anlamına gelen bir mevkiye getirdi. Yusuf bolluk yıllarında bütün ambarları zahire ile doldurdu; kıtlık yılları gelince ise bu zahireyi halka dağıttı. Aynı kıtlık, Hz. Yusuf’un babasının memleketi olan Ken’an diyarını da sarmıştı.

Yusuf kardeşleri de ambarlardaki zahireden almak amacıyla iki kez Ken’an diyarından Mısır’a gelmek zorunda kaldı. Nihayetinde Yusuf kardeşlerine kendisinin kim olduğunu söyledi.
Yusuf dedi ki : ” Bugün size kınama yok. Allah sizi bağışlasın. O merhametlilerin en merhametlisidir .” (Yusuf, 92) dedi. Akabinde Yusuf babası, annesi ve kardeşlerinin tamamını Mısır’a çağırdı.

Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona (Yusuf’a) saygı ile eğildiler. Yusuf dedi ki:” Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu.

Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir ” (Yusuf, 100) dedi. Bu şekilde İsrailoğulları, Filistin’den Mısır’a gelip yerleşmiş oldu. Bir süre sonra Yakub (a.s) vefat etti. Yûsuf (a.s), Allah Teâlâ’ya şöyle münacatta bulundu: “Rabbim! Gerçekten bana mülk verdin ve bana sözlerin yorumunu öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada ve ahirette sen benim velimsin. Benim canımı Müslüman olarak al ve beni iyilere kat.” (Yusuf, 101). Yusuf (a.s)’ın hayat hikâyesi Kur’an-ı Kerim’de “Ahsenü’l-Kasas, Kıssaların en güzeli” ünvanını aldı. Pek çok olayları içeren bu hayat hikâyesi için Allah Teâlâ şöyle buyurdu.” Andolsun, Yusuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır “ ( Yusuf, 7).

Yusuf (a.s)’un defnedildiği yer, rivayetlere göre, İbrahim (a.s)’in medfun bulunduğu Kudüs yakınlarında Halilü’r-Rahman şehrindedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz