Ana Sayfa Evlilik ve Aile

Evlenmemin Lüzumu ve Eş Seçimi

Evlenmek; hali vakti elverişli, normal kimseler için evlenmenin sünnet olduğu malumdur. Resül-i Ekrem Efendimiz (s.a.v) özürsüz yere evlilikten kaçanları kınamış ve şöyle buyurmuştur. “Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimle amel etmezse, benden değildir.”[1]
 
İnsan için evlilik, mühim bir ihtiyaçtır. Saadet kişinin aile yuvasında temin edilir. Mutluluk aramak için bütün dünyayı dolaşan bir şahıs, döne-dolaşa onu yine kendi evinde bulabilir.

Evliliğin faziletleri, sünnetleri ve vacipleri, hakları sorumlukları vardır. Bunlardan biri, evlenmek için borç dahi almalı. Çünkü Allah Teala, bu borcu ödemeyi kendi üzerine almıştır. Evlenen zorluktan ve fakirlikten korkmamalıdır. Evlenmekteki niyeti, yasaklardan sakınıp, iffetli yaşamak, haramlardan korunmak için olmalıdır. Bunun için fakirlikten korkmamalıdır. Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim de:
“İçinizden bekarları evlendirin… Şayet fakir iseler, Allah onları kendi lütfüyle zenginleştirir.”[2] buyurmaktadır.

Hadis-i Şerifte de Resül-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz:
“Fakir olmak korkusuyla evlenmeyen, bizden değildir.” buyurmaktadır.
Başka bir hadis-i şerifte de Peygamber Efendimiz (s.a.v) evliliğin önemini şöyle beyan etmiştir: “Kim evlenirse, dininin yarısını korumuş olur. Kalan yarısı için de Allah’tan korksun.”[3]

Bir Müslüman, evleneceği kadında şunları aramalıdır:
 
Dindarlık (dine bağlılık):
Resül-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurur:
“Kadın, dört şey için nikah edilir: Malı, asaleti, güzelliği ve dindarlığı için. Sen dindar olanı ele geçirmeye bak.”[4] Başka bir rivayette de “Dindar olanı seç mesut olursun” buyrulmaktadır.

Yine Peygamber Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır ki:
“Malı ve cemali (güzelliği) için bir kadınla evlenen, malının ve cemalinin hayrını görmez. Dininden dolayı evleneni ise, Allah Teala malı ve cemali ile de rızıklandırır.”

Güzel huy:
Hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
“Dünya nimetinin (dünyalık faydalanmanın) en hayırlısı, Saliha –iyi- kadındır.”[5]
 Evet, iyi huylu bir kadın, bir erkek için gerçekten çok büyük nimettir. İyi kadını da Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle tanıtmışlardır:
“İyi kadın odur ki, (kocası) ona bakınca huzur verir, ona emredince itaat eder, ondan uzak kaldığı zaman, (kendi namusunda ve kocasının malında) eşine muhafızlık yapar.”[6]

Ayeti Kerime de Cenab-ı Hakk (c.c) şöyle buyurmaktadır:
“Kadınlarınızla iyi geçinin; onlardan hoşlanmamış olsanız bile. Olabilir ki, bir şey sizin hoşunuza gitmez de, Allah onda birçok hayır takdir etmiş bulunur.”[7]
Ayet-i Kerimede:
“Kadınlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtüsünüz.”[8] buyrulmaktadır.

Rahmet Peygamberi de (s.a.v) buyurmuştur ki:
“Bir mümin bir mümin kadına küsmesin. Eğer onun bir huyundan hoşlanmazsa, başka bir huyundan hoşlanır.”[9]
Başka bir hadisi şeriflerinde de:
“Sizin hayırlınız, ailesi için hayırlı olandır. Ben ailem için en hayırlı olanınızım.”[10]

Başka bir hadis-i şeriflerinde de:
Gerçekten kadın, kaburga kemiği gibidir. Onu dosdoğru yapmaya kalkarsan kırarsın. Eğer kendi haline bırakırsan, ondaki eğrilik haliyle kendisinden istifade edersin.”[11]

Yine Rahmet Peygamberi (s.a.v) ne güzel buyurmuştur:
“Herhangi bir Müslüman, kendi ehline –Alah’ın rızasını kastederek- infak edip zaruri ihtiyaçlarını temin ederse, bu nafaka o Müslüman için sadaka olur.”[12]

Unutulmamalıdır ki:
Evlilik, din ve dünyanın korunmasına daha elverişlidir, bekârlıktan iyidir.
 
Yine Peygamber efendimiz (s.a.v) buyurmaktadır ki:
“Evleniniz, çoğalınız. Çünkü ben kıyamette, diğer ümmetlere karşı çokluğunuzla övüneceğim.”
 
 Evlilikten asıl maksat budur. Gaye, hayırlı nesil yetiştirmek olmalıdır. İyi evlat, iyiliğin devamına sebeptir. Hadis-i şerifte şöyle buyrulmaktadır:
“İnsan ölünce ameli kesilir. Ancak üç şey hariç: Eseri devam eden sadaka veya faydalanılan ilim yahut ona dua edecek Salih –iyi- evlat.”[13]
[1] Sünenü İbni Mace, Beyrut 1997, 2 / 406.
[2] En-Nur, 32.
[3] El-Heysemi; Mecmau’z-zevaid, Beyrut, 1994, 4 / 464.
[4] Sahih-i Müslim terc, 7 / 405. Tecridi Sarih terc, 11 / 264.
[5] Müslim, Müsnedü Ahmad, Nesai, İbn Mace; Keşfü’l Hafa, 1 / 364.
[6] Sünenü Ebu Davud. Beyrut, 1997, 2 / 209.
[7] En-Nisa / 19.
[8] El-baraka / 187.
[9] Müslim , 2 / 1091.
[10] Sünenü İbni Mace (Beyrut, 1997)  2 / 478.
[11] Sahihu Müslim (mısır, 1955)  2 /1090.
[12] Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrid-i Sarih terc: 11 / 372.
[13] Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai; Keşfül hafa  1 / 88.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz