Ana Sayfa Fıkıh

Tahiyyetü’l Mescid Namazı Ayrıntılı

Tahiyyetü’l-Mescid: Bu, bir müstahab namazdır.
Şöyle ki: Bir mescide sadece ziyaret için veya öğretmek ve öğrenmek gibi bir maksad için giren kimse, orada nafile olarak iki rekât namaz kılar. Bir mescide bir günde birkaç defa bu şekilde girilse, bir defasında böyle namaz kılınması yeterlidir. Bununla, Allah’a ibadet edilen bir yere gereken saygı yerine getirilmiş olur.

Tahiyyetü’l-Mescid, bir mescid veya camiye girilince, daha oturmadan kılınmalıdır. Faziletli olan budur. Oturulduktan sonra da kılınabilir. Bir mescide girip de, meşguliyetinden veya vaktin keraheti gibi bir sebebden dolayı Tahiyyatü’l-Mescid namazını kılamayacak olan bir müslümanın: “Sübhanellahi velhamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallahu vallahu ekber” demesi de müstahab görülmüştür.
Bir mescide, herhangi bir namazı kılmak için veya farzı kılmak ve imama uymak niyeti ile girmek de, Tahiyyetü’l-Mescid yerine geçer.

Tahiyyetü’l-Mescid
Kelime anlamı bakımından mescidin selamlanması, saygı gösterilmesi  demektir.
Dinî bir kavram olarak, vakit namazları, cuma veya bayram namazları kılmak dışında başka bir maksatla camiye veya mescide giren kimsenin, mescidlerin  sahibi olan Allah’a saygı ve ta’zîm ve ma’bedi selâmlama niyetiyle kılmış olduğu namaz.
Hz. Peygamber, “Biriniz mescide girdiğinde, oturmadan  önce iki rekat namaz kılsın.” buyurmuştur (Müslim, Salatü’l-Müsâfirîn,  11). Tahiyyetü’l-mescid, en az iki rek’atlı nâfile bir namaz olup (bk. Nâfile), mescide girilmesini müteâkib oturmadan (Namaz kılınması mekruh olan vakitlerin dışında) kılınması müstehab ise de oturduktan sonra da kalkıp kılınabilir. Şayet camiye başka bir namaz kılmak veya farz kılmak ve imama uymak  niyetiyle  girilmiş ise bu namaz aynı zamanda Tahiyyetü’l-mescid yerine geçer.
———————————————
Camiye girenin tehıyyet-ül-mescid olarak iki rekat namaz kılması, söz birliği ile sünnettir. Sesli Kur’an-ı kerim okunuyorsa tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz. (Hamevi)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Mescide girince, oturmadan önce iki rekat namaz kılın! Sonra ister oturun, ister işinize gidin!) [Ebu Davud]
(Allahü teâlânın en çok sevdiği yer, camilerdir.) [Hakim]
(Camiye gelen Allah’ın misafiri olur. Allahü teâlâ da, misafirine elbette ikram eder.) [Taberani]
Farz kazası olanlar, bildirilen nafile namazların vaktinde kaza namazı kılmalıdır! Hem kaza borcu ödenir, hem de nafile namaz sevabına kavuşulur. Mesela tehıyyet-ül-mescid namazını kılarken, (ilk kazaya kalmış sabah namazının farzına ve tehıyyet-ül-mescid namazını kılmaya) diye niyet etmelidir. Böylece hem kaza borcu ödenmiş, hem de adı geçen nafile namaz kılınmış olur. (N.Fıkhıyye)
Sual: Tehıyyet-ül-mescid namazı mekruh vakitlerde de kılınabilir mi? Şafiiler mekruh vakit olsa da camiye gelince, iki rekat tehıyyet-ül-mescid namazı kılıyorlar. Hanefiler de kılabilir mi?

CEVAP
Hanefi’de mekruh vakitlerde tehıyyet-ül-mescid namazı kılınmaz. Mesela öğle ezanı okunduktan sonra camiye girince iki rekat tehıyyet-ül-mescid kılabilir. İkindi namazı için camiye gelince kılabilir. Bir de yatsı için gelince kılabilir. Sabah namazına gelince imsak vaktinden sonra tehıyyet-ül-mescid kılmak mekruh olur. Bir de akşam namazından önce kılınmaz. Bir de öğle namazına 20 dakika kala kılınmaz.
Camiye gelen kimse, farz veya sünnet yahut kaza kılarken, tehıyyet-ül-mescide de niyet ederse, bütün âlimlere göre, tehıyyet-ül-mescid namazı da kılınmış olur.
Şafii mezhebinde, tehıyyet-ül-mescid namazı, o vaktin namazı olduğu için, kerahat vakti de olsa kılmak caizdir.
Sual: Câmiye girip, sünnet veya farz olan herhangi bir namaz kılınınca, tehıyyet-ül mescid namazı da kılınmış sayılır mı?

CEVAP
Evet, sayılır. Ancak niyet sevabına da kavuşmak için sünneti veya farzı kılarken tehıyyet-ül mescide de niyet etmek gerekir. Yeni abdest alıp camiye girmişse, Sübha namazına da niyet edilirse, niyet sevabı da alınır. Niyet edilmese de, her iki namaz kılınmış olur, ancak niyet sevabı eksik olur.
Bunlar gibi, hiç niyet edilmeden abdest ve gusül alınsa, abdest de, gusül de sahih olur, ama niyet de edilince, niyet sevabına da kavuşulur. Her ibadeti yaparken niyet ederek niyet sevabına kavuşmalı. Bazı ibadetlerde, mesela teyemmümde, namazda niyet etmek farzdır. Niyetsiz o ibadet hiç sahih olmaz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz