Ana Sayfa Fıkıh

Gıybet Edene Nasıl Mukabele Etmeli?

Gıybet mevzuunda mühim bir husus, gıybeti edilen kimsenin, işitmesi halinde gıybet edene karşı takınacağı tavırdır. Bu da onun gıybetini yapmalı mı?

Hadisi Şerifte  (Ribanın en kötüsü, haksız yere müslümanın ırzını -manevi şahsiyetini- rencide etmektir.) “haksız yere” tabiri, gıybet edilen kimseye bir hak tanımakta ise de gıybete gıybetle mukabele çok muhataralı (riskli) bir davranıştır. Çünkü Kur’an-ı Kerim bize yapılana ancak misliyle mukabele izin vermiş, haddi aşmayı haram kılmış ve karşılık vermeyip Sabretmenin hayırlı olacağını buyurmuştur.
“Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın.” [1]
“Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.”[2]

Ancak, gıybet meselesinde mislini bulmak, haklı olunan sınırda durmak oldukça zordur. Haddi tecavüz ederek zarara düşme ihtimali fazladır. Bu sebeple, böyle bir muhataralı (riskli) bir hakkı kullanmaktansa, karlı cihet olan “sabrı” tercih etmek en selametli tavırdır. Bir hadiste:
Fakirlik günün için karzda bulun.buyrulmuştur.
Bunun manası: “Seni ayıplamak, zemmetmek süretiyle gıybet eden kimseye hemen mukabele etmeye, hakkını dünyada almaya kalkma. Karzda bulun (yani ödünç ver) onu fakir olacağın kıyamet gününde alırsın” demektir. Yani bağışlama tavsiye edilmiştir.

Şu halde,bu meselede takip edilecek en selametli yol, gıybet ateşini sükut ve bağışlama suyu ile söndürmektir. Gıybete gıybetle mukabele, hayırları yiyip tüketen yangına körükle gitmektir.
Unutmayalım ki: Gıybet, nasıl ateş odunu yer bitirir; gıybet dahi amel-i salihayı yer bitirir.[3]

Resülullah (s.a.v) buyurdular ki:
“Ey diliyle inanıp gönlüyle inanmayan topluluğu! Müslümanları gıybet etmeyiniz. Onların gizli yönlerini araştırmayınız. Şüphesiz kim kardeşinin kapalı bir yönünü araştırırsa Allah da onun kapalı tarafını araştırır. Allah da kimin gizli hallerini araştırırsa, -evinin içinde de olsa-  onu rezil eder.” [4]

Peygamberimiz (s.a.v) buyurdular ki:
Ademoğlu’nun emr-i bil ma’ruf veya nehy-i anil-münker veya Allah Teala’ya zikir hariç bütün sözleri lehine değil, aleyhinedir.”[5]
[1] Bakara / 194.
[2] Nahl / 126.
[3] Kütüb-i Sitte cild /12 Sayfa / 120.
[4] Ebu Davud.İbni Ebid-Dünya.
[5] Tirmizi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz