Ana Sayfa Fıkıh

Zühd ve Vera

“Bu dünya hayatı sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı.”[1]

 “Dünya hayatının misali şöyledir. Gökten indirdiğimiz su ile, insanların ve hayvanların yediği bitkiler birbirine karışmıştır. Nihayet yer yüzü süslerini takınıp süslendiği ve sahipleri kendilerini ona gücü yeter sandıkları bir sırada, geceleyin veya gündüzün, ona emrimiz gelivermiştir, ansızın ona öyle bir tırpan atıvermişiz de sanki bir gün önce orada hiçbir şenlik yokmuş gibi oluverir. Düşünen bir kavim için ayetlerimizi işte böyle açıklarız.”[2]

  Enes (r.a)den rivayete göre, Resül-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur.
“Ölen kimseyi üç şey takip eder. Ehli ile malı ve ameli. Bunlardan ikisi kabir başından döner, birisi kalır. Ehli ve malı döner de, ameli ölü ile beraber kalır.[3]

Ebu’l Abbas Sehl b. Sa’d es Saidi’den (r.a) rivayete göre. Resül-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur.
Bir gün bir adam Peygamber’in (s.a.v) yanına gelip: Ya Resülallah beni öyle bir amele irşat buyur ki, onu yaptığım takdirde Allah ve kulları beni sevsin, demişti. Bunun üzerine Resül-i Ekrem (s.a.v):

“Dünya da zühd’ü takvayı iltizam et, Allah seni sevsin, halkın elindekine göz dikme, halk da seni sevsin,”[4] buyurmuştur.
Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor. Peygamber’den (s.a.v) işittim, şöyle buyurdu:

“(Nefsani ihtiraslara sevk eden ve kalbi münhasıran maddi arzularla dolduran) Dünya mel’undur. Dünya malı da mel’undur (kıymet ifade etmez) Allah’ı anmak ve O’nun rızasına uygun şeylerle, öğretici ve öğrenici olmak müstesnadır.”[5]

Abdullah b.Mes’ud’dan (r.a.) rivayet olunmuştur. Resil-i Ekrem (s.a.v) bir hasır üzerinde uyumuşlardı, uykudan kalktı, fakat hasır vücudunda iz bırakmıştı. Bunun üzerine: Ya Resülallah sizin için yatak tedarik etsek olmaz mı? dediler. Efendimiz (s.a.v):
“Benim dünya ile ne işim var. Ben, dünyada bir ağaç altında gölgelenip de bırakıp giden bir yolcu gibiyim,”[6] buyurdu

Fudayl b. İyaz (k.s) şöyle der; Beş şey var ki saadet belirtisi sayılır.
1) Kalpte yakin. (şüphesiz iman)
2) Dinde vera (takva) sahibi olmak.
3) Dünyada zühd sahibi olmak.
4) Gözde haya duygusu.
5) Bedende haşyet (Allah korkusu)
Beş şey de var ki onlarda mutsuzluk alametidir.
1) Kalbin katılaşıp körelmesi.
2) Gözlerin basiretten yoksun, ağlamaktan uzak olması.
3) Hayasızlık.
4) Dünyaya aşırı düşkünlük.
5) Uzun emelli olmak.[7]

Kaynakça;
[1] Ankebut 64.
[2] Yunus 24
[3] Buhari Müslim. R.Salihin.no 463
[4] ibni mace,hasen hadis.R.Salihin no 474
[5] Tirmizi.R.Salihin no 480.
[6] Tirmizi.R.Salihin no 488.
[7] Tenbihü-l gafilin sayfa 547.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz