Ana Sayfa Dualar

Helal Kazanca Teşvik, Haramdan Sakındırma İle İlgili Hadis-i Şerifler

Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor. Resülullah (s.a.v) bir gün şöyle hitap ettiler:
“Ey insanlar! Allah Teala hazretleri tayyiptir, tayyipten başka bir şey kabul etmez. Allah’ın müminlere emrettiği şeyler, Peygambere emretmiş olduklarının aynısıdır.”

Nitekim Allah Teala Hazretleri (Peygamberlere):
“Ey Peygamberler, temiz olanlardan yiyin de salih amel işleyin.”[1]
Müminlere de:
“Ey iman edenler, size rızık olarak verdiklerimizin temizlerinden yiyin.”[2] diye emirde bulunmuştur.

Sonra seferi uzatıp, saçı başı dağınık, toz-toprak içinde kalan ve elini semaya kaldırıp: “Ey Rabbim, ey Rabbim” diye dua eden bir yolcuyu zikredip, dedi ki:
“Bu yolcunun yediği haram, içtiği haram, giydiği haramdır ve (netice itibariyle) haramla beslenmektedir. Peki böyle bir kimsenin duasına nasıl icabet edilir?”[3] buyurdular.

Not: Hadis-i Şerif, kişi haramla beslendiği takdirde cihad, sıla-yı rahim, (akraba ziyareti)  hac, kesb-i rızık (rızık kazanma) gibi maksatlarla, uzun, zahmetli yolculuklara bile katlansa amellerinin kabul edilmeyeceğini belirtmektedir.

Havle el-Ensariyye (r.a) anlatıyor: Resülullah’dan (s.a.v.) işittim. Şöyle buyurmuşlardı: “Bir kısım insan vardır, Allah’ın mülkünden haksız bir surette mal elde etmeye girişirler. Halbuki bu, kıyamet günü onlara bir ateştir, başka değil.”[4]

  Yine Aleyhissalatü vesselam şöyle buyurmuştur:
“Kim günah şüphesi sezinlediği bir şeyi, terk ederse, o haramlığı apaçık olan şeyi daha çok terk edici olmuştur. Kim şüphelendiği şeyi yapmada cüretkar olursa haramlığı açık olan şeye düşmesi yakındır.”
 
 Selman el-Farisi ve İbnu Abbas (r.anhuma) anlatıyorlar. Resülullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Helal, Allah Teala hazretlerinin kitabında helal kıldığı şeydir. Haram da Allah Teala hazretlerinin kitabında haram kıldığı şeydir. Hakkında sükut ettiği şey ise affedilmiştir. Onun hakkında sual külfetine girmeyiniz.” [5]

Not: Bu hadis, haramların ve helallerin miktarını, neler olduğunu sadece Kur’an-ı Kerimin beyanlarına bağlanmaktadır. Bu husus Kur’an-ı Kerimde ya açık bir surette ya da mücmel olarak gelmiştir. Ayette:
“Allah’ın Resülü size her ne getirdi ise onu alın, her neden de yasakladı ise onu terk edin.”[6] buyrulmuştur.

Nitekim bir hadis-i şerifte:
“Bana Kur’an ve onun misli kadar da başka şey verildi.”  buyrulmuştur.
Bu hadise göre hakkında sükut edilen şeyler yani Allah’ın helal veya haram olduğunu beyan etmediği şeyler vardır. Bunları unuttuğu için değil, kullara rahmet olsun diye söylememiştir.
 
Mikdam İbnu Ma’dikerb (r.a) anlatıyor: Resülullah (s.a.v) buyurdular ki:
“(Beni Adem’den) hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir taamı asla yememiştir. Allah’ın Peygamberi Davud (a.s) elinin emeğini yerdi.” [7]
 
Not: Resülullah (s.a.v) İslamın, el emeğine verdiği ehemmiyeti ifade zımnında muhtelif ifadelere yer vermiştir. Biride şöyledir:
“Kim işinden yorulmuş olarak geceyi geçirirse Allah’ın mağfiretine mazhar olarak gecelemiş demektir.”
 
Bir başka Hadis-i şerifte:
“Kişinin yediği en temiz yemek kendi kesbindendir.” (kazandığıdır)
 
Bir başka Hadiste büyük peygamberlerin kazançlarıyla ilgili örnekler verilir: “Hz. Davud zırhçı, Hz. Adem çiftçi, Hz. Nuh marangoz, Hz. İdris terzi, Hz. Musa çobandı.” (Aleyhimüsselam)
 
 Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: Resülullah (s.a.v) buyurdular ki:
“Öyle devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helalden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak.”[8] Rezin, şu ziyade de bulunmuştur:
“Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.”
 
Nitekim (s.a.v) hakiki müflisi, dünyada parasını kaybeden olarak değil, burada her çeşit Salih ameller yapmış olmasına rağmen, öbür dünyada şu veya bu sebeple, bu amellerinden, kendisine istifade edeceği hiçbir şey kalmadığı için cehennemi boylayan kimse olarak ifade buyurmuştur. Şu halde haramla beslenme de böyle bir neticeye götürecek sebeplerden biri olmaktadır.[9] Rabbimiz muhafaza buyursun.

Yine Resül-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Çoluk çocuğunun geçimini helalinden temine çalışan, Allah yolunda mücahede eden gibidir. Namusu dairesinde helalinden dünyalık peşinde olan, şehidiler derecesindedir.”[10]

İbn Abbas’ın Resül-i Ekrem’den (s.a.v) rivayet ettiği bir hadis de:
“Allah’u Teala’nın Beyt-i Makdis üzerinde vazifelendirdiği bir melek her gece şöyle çağırır: “Haram lokma yiyenin farzı da, nafilesi de kabul olmaz”[11]

Başka bir hadis-i şerifte de:
“Parasında bir kuruş haram olduğu halde on kuruş ile bir elbise alan, kimsenin üzerinde o elbiseden bir parça bulunduğu müddetçe namazı kabul edilmez.”[12]

Yine Resül-i Ekrem (s.a.v):
“Kazancının nereden geldiğine aldırış etmeyen kimseyi, Allah Teala hangi kapıdan Cehenneme atacağına aldırış etmez.[13] buyurmuştur.

Haram maldan hiçbir zaman hayır beklenmez. Bu konuda Peygamberimiz (s.a.v.): “Haram mal kazanıp da onunla sıla-ı rahim veya tasaddük veya Allah uğrunda infak eden kimsenin, bütün bu yaptıklarını Allah Teala bir araya toplar ve kendisini ateşe atar.”[14]
[1] Mü’minün / 51.
[2] Bakara / 172.
[3] Müslim. Tirmizi.
[4] Buhari. Tirmizi.
[5] Tirmizi.
[6] Haşr / 7.
[7] Buhari.
[8] Buhari.
[9] Kutubi Sitte; C. 14; S. 305.
[10] Taberani.
[11] Ebu Mansur Deylemi.
[12] Ahmed b. Hanbel; Müsned.
[13] Ebu Mansur Deylemi.
[14] Ebu Davud.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz