Ana Sayfa Evlilik ve Aile

Evlilikte Kadına Düşen Görevler

1-) Uğurlama ve karşılama:
Kadın, erkeğini dışarı çıkarken kapıya kadar -hayır dua ile- uğurlamalı; eve gelirken de kapıya güler yüzle karşılamalıdır. Bu davranış, erkeğin huzur içinde işine gitmesine ve yine huzur içinde evine girmesine vesile olur. Erkek eve girdiği zaman da, onun palto, çanta gibi eşyasını ondan alıp yerine koymaya yardımcı olmalıdır.

 2-) Yemek ve temizlik:
Erkeğin yemeğini vaktinde hazırlamalı, elbiselerinin ütü ve temizlik işlerini ihmal etmemelidir. Kadın hem kendi temizliğine, hem eşya ve çevrenin temizliğine dikkat etmelidir. Ötede beride kirli şeyler göze çarpmamalıdır.

 3-) Güler yüz:
Kadın, erkeğine karşı güler yüzlü ve tatlı sözlü olmaya çalışmalıdır. Bu durum, ailede ferahlığın artmasını sağlar. Kocasının iyiliklerine karşı teşekkür etmek de, güzel bir nezaket halidir.

4-) İtaat:
Kadın, kocasının günah olmayan meşru isteklerine uymalı, onun sözlerini dinlemeli, ona saygılı olmalıdır. Gerçekten bir kadının, hizmet ve hürmet etmesi gerekenlerin başında gelir. Kadının itaati, erkeğinin sevgi ve sadakatini kuvvetlendirir, eşler için gerçekten huzur kaynağı olur. Ancak haramın işlenmesine veya farzın terkine yönelen yersiz bir istekte, asla itaat olmaz.

5-) Yardım ve nezaket:
Müşterek evlilik hayatında, kadının nezaketli ve erkeğine yardımcı olmalıdır. Gerçi kadın ev içi işleriyle mükelleftir; fakat dışarıdaki işler için de erkeğe destek olmaya, ona moral ve teselli vermeye çalışmalıdır.

 6-) İffeti muhafaza:
Erkeğin mal ve şerefini muhafaza etmeli, ailenin iffet ve namusuna gölge düşürmemelidir. Bu nokta çok mühimdir. Bir ailenin yükselmesi veya alçalmasında, erkekten çok kadının tesiri vardır. Ailenin namusu, kadının namusuyla ayakta kalır. Unutulmamalıdır ki: “Kadın, insanı ya vezir yada rezil eder.”
 
7-) Ev idaresi:
Ev yönetiminde kadının, anlayışlı ve düzenli olması gerekir. Lüks ve israftan kaçınmalı, moda düşkünü olmamalı, “ayağını yorganına göre uzatmaya gayret göstermelidir. Ev içindeki eşyaların düzen ve temizliğine dikkat etmek, onları akıllıca ve idareli kullanmak ev hanımının başta gelen vazifesidir. Ev masraflarında kadının fazla cömertliği iyi değildir! Kocasından izinsiz ev ihtiyacından bir şeyi de dışarı vermemelidir. Rızası oldukça eşinin malından bağış yapabilir.

 8 -) İzin ve müsaade:
Kadın kocasından izinsiz dışarıda gezmekten sakınmalıdır. Bir kadın, kocasının müsaadesi olmadan düğün-dernek gibi yerlere gidemez; dışarılarda gelişi güzel başı boş dolaşamaz. Meşru fakat zorunlu olmayan durumlarda dışarı çıkması halinde de, erkeğinin müsaadesi ve hoşgörü sınırını gözetmelidir. Ancak dini bilgiler için başka çare bulamayan kadın, kocasının izni olmasa da dışarı gidebilir. Ana-baba ve mahrem akrabayı, lüzum ve ihtiyaç halinde izinsiz ziyaret edebilir.

 9-) Örtünme:
Kadın, eşinin İslami örtünme isteğine uymalı, böyle bir isteğe ters düşmemelidir. Bu mesele ailede güzel geçinme prensiplerindendir. Bu dini emre zamanımızda hakkıyla uyabilen hanımlar, cidden takdir ve tebrik edilmeye layıktır. Kadın ev içinde de, eşinin hoşlanacağı şekilde giyinip kuşanmalıdır.

 10-) Sevgi ve süslenme:
Kadın, erkeğine karşı sevgi ve saygı beslemeli, bu sevgisinin münasip zamanlarda açığa vurmalıdır. Ancak, erkeğin dara geldiği, acele ettiği zamanlarda, sevgi gösterisinde bulunmak uygun düşmez. Evdeki süslenme ve güzel giyimiyle, erkeğine cazip görünmek lazımdır. Bu süslenme, lüzumlu ve gereklidir. Fakat kadın, kendi erkeğine karşı süslenip güzel görünmeli, dışarıya karşı süslenmemelidir.

 11-) Tembellikten sakınmak:
Tembellik ve ihmalkarlıktan uzak kalmalıdır. Bu haller, kadını erkek için sevimsiz bir külfet durumuna sokar. Sabahleyin vaktinde kalkmak, yemeği zamanında hazırlamak, temizlik işlerini aksatmadan yapmak…gibi şeyler, kadınlar için ehemmiyetli vazifelerdendir.

 12-) Tenkitten çekinmek:
Kocasını olur olmaz şeyler için tenkit etmekten, ona emir verircesine vaziyet almaktan sakınmalıdır. Tenkit yapmak gerekirse, bunu baş başa kaldığı zaman, kızmadan yapmak gerekir. Ona fikren yardım etmek güzeldir, ama bunu emir verir şeklinde yapmamalıdır. Hiçbir erkek, karısının ona amir kesilmesinden hoşlanmaz.

 
13-) Misafire hürmet:
Kadın, bazen erkeğin akrabalarının, dost ve arkadaşlarının ziyarete gelmesine karşı koymamalı, onları erkeğin misafiri olarak kabul etmeli, gerekli ikramı esirgememelidir.

 14-) Dedikodu etmemek:
Sinirlenip bağırıp çağırmaktan, gevezelenip dırdır çıkarmaktan, dedikodu etmekten ve ailenin mahrem sırlarını dışarı yaymaktan son derece sakınmalıdır. Kadın, aklını ve iradesini kullanarak, kötülüklere set çekmek için, mutlaka diline sahip çıkmalı, yerinde susmasını bilmelidir.

 15-) Alaydan sakınmak:
kadın, erkeğine karşı -şaka dahi olsa- alay ve hakarette bulunmamalı, hele bunu başkasının yanında, onu gülünç duruma düşürecek şekilde asla yapmamalıdır. Bir de, ikide bir kendini ve sülalesini övmekten sakınmalıdır.

16-) İmkanları zorlamamak:
Erkeğin imkanı dışında, güç veya fuzuli tekliflerde bulunmamalı, her şeyin zaman ve imkan şartlarını gözetmelidir. Lüks ve lüzumsuz isteklerden kaçınmalı, evliliği ağır bir külfet değil, güzel bir nimet olarak devam ettirmelidir.

 17-) Şikayetçi olmamak:
Lüzumsuz şikayetlerde ve kıskançlıkta bulunmamalıdır. Erkek eve döndüğü zaman kadın, bir takım sıkıntı ve şikayetlerden, kendi yorgunluğundan bahsederek onun huzurunu kaçırmamalıdır. Diğer aile fertleriyle de iyi geçinmeli, onlarla şikayet konusu olmamalıdır. Gelin-kaynana çekişmelerini önlemenin kestirme yolu şudur. Gelin kaynanayı annesi gibi görmeli, kaynana da gelini kızı yerine koymalı; karşılıklı insaf ve anlayışla davranmalıdır.

Not:
Evlilik hayatında, ara sıra kırgınlıklar ve anlaşmazlıklar olur. Fakat bunlar mesele değildir, yemeğin tuzu-biberi gibidir. Yeter ki ufak meseleler büyütülmesin, anlayış ve sabır elden bırakılmasın. O zaman görülür ki, bu gibi ufak-tefek pürüzler, evlilik saadeti içinde eriyip gitmeye mahkum olur; bu hayata tecrübe renkleri katarak, evliliğin daha sağlam ve başarılı halde devam etmesine yardımcı olur. Her sıkıntının geçici olduğunu, her güçlüğün peşinde kolaylık bulunduğunu unutmamalıdır. Allah (c.c), sabredenlerle beraberdir.[1]
[1] Gençlik ve Evlilik s/ 57-68

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz